şükela:  tümü | bugün
  • 45 numara ayakkabı hakkında yazılanları okuduktan sonra, kendisinin insanlıkla ortak atadan geldiğine bile inanmayan erkektir. bir köşeye sindim de yazanları okudum, insanlar beni bulmasın diye dua ettim, iki haftadır doğru dürüst entry giremedim lan! bu başlığı başkasının açmasını bekledim günlerce, yalnız olmadığımı bilmek ve kader arkadaşlarımla sadece büyük ayaklıların faydalanabileceği bir organizasyon düzenlemek istedim, başlık açan olmadı. iş başa kaldı.

    evet, ben 47 numara ayakkabı giyiyorum. oysa ortaokulda sınıfın en kısa boylu adamıydım. ayaklarım da boyumla orantılı olarak küçüktü, 36 numara ayakkabıyla okula gittiğime dair kanıtlarım var. seneye giyerim diye 37 numara ayakkabı almıştı annem, gerçekten diğer sene de giydim o ayakkabıları. lisedeyken, zamanla vücudumda değişiklikler meydana geldi. toprak yolda yürürken bastığım yerler çöküyor, top oynarken ayağıma hükmekte zorluk çekiyordum. 4 farklı bölgeye ayırıp öyle kontrol etmeye çalışmak bile sonuç vermemişti, neredeyse haftada bir büyüyordu ayağım. raket gibi ayak derler, benim ayaktan 4'lü raket seti çıkardı. basketbol sevdasıyla dev basketbol ayakkabıları giydiğim zamanlarda, ufuktan, önce ayakkabılarım gözükürdü sonra da ben.

    zaman içinde vücut da gelişince, pek dikkat çekmez oldu ayakkabılarımın büyüklüğü. tek problem bu ayağa göre ayakkabı bulmaktı. beğendiğim model diye bir şey söz konusu olmadı, nasipçi kısmetçi bir adam oldum çıktım zaman içinde. kız arkadaşlarımın ayakkabıları, bebe ayakkabısı gibi kaldı benim teknelerin yanında. pigmentleri bozulmuş hulk gibi yürüdüğüm zamanlar oldu, 47 kiloluk kızcağızın yanında. ayağına basar da sakat bırakırım diye dans tekliflerini reddettim, bir kenarda alkış tuttum sadece.

    ayakkabılarım eskidiği zaman, yeni ayakkabı bulabilmek için yıllık izinlerimi kullandım. insanlar için yapılan avmlerde bir tane bile ayakkabı bulamadım; şirin ayakları olan güzel kızlar için duvarları kaplayan adidas; ben ve eğer varsa benim gibiler için bir tane sepet ayırmadı. denyo sloganlar fabrikatörü nike, kocaeli apaçisi c. ronaldo'nun posterine ayırdığı alanı, benden esirgedi. ben de lanet ettim.

    ve geçen hafta seyrantepe'deki adidas outlet'i keşfettim...

    47 numara ayakkabılar vardı ve dışarıdan gerçekten kocaman gözüküyorlardı. buna giden malzemeyle 10 tane bebek tepeden tırnağa giydirilirdi de artan kalan malzemeden kafalarına bere dikilirdi. en kralından superstar bulunca direk aldım, 10 çift olsa bankadan kredi çeker onları da alırdım. önümüzdeki 20 sene boyunca aynı ayakkabıyı giyerdim ama deli horozlar gibi ayakkabıcı ayakkabıcı dolaşmazdım. hem giyince, o kadar da büyük gözükmediler gözüme. bireysel olarak balıkçı teknesi gibi gözüküyorlar ama bedenle birlikte o kadar rahatsız edici değiller.

    tek korkum ucu sivri dümbük ayakkabıları giymek zorunda kalmak. ayağıma göre olanı, sivriliğiyle birlikte rahat bir metre olur. yolda yürürken, bir metre önümdeki adamın sırtına saplarım istemeden. kollarımda can verir. sırtından saplarım, ayağın ucu göğsünden çıkar. gerçekten vahşet.
  • 45.5 ayakkabı giyen bir insan olarak askerde herzaman bir numara büyük postal al düsturuna nayil olarak yaptığım eylem. he topu topu 1 ay giydim ama giydim arkadaş.
  • gayet şanslı bir erkektir. 47-48 numaraya kadar ayakkabı hemen hemen her yerde bulunabilir, istenirse yaptırılabilir. çoğu firma da "markamızın şeklini bozuyor" gibi garip bahanelerle bu numara ayakkabıyı çıkarmamazlık etmez.

    peki ya 50 numara he? 50 numara kardeşim benim ayakkabılarım. günde 45 adet gerizekalı gelip "çocuk mezarı gibi lan eöhöhöaöh" diyor bana. hem de ilk kez kendisi söyledi sanarak. e boyum da 1.98. bu yüzden de gelip "sulak yerde mi büyüdün zaahahaaha" diyorlar. bence ben bunları diyenleri öldürürsem ceza falan almamalıyım. her şey sebest olmalı, ayaklarıma bakıp beb... diye başlayanı bulup ayakkabının içine sokabilmeliyim.

    tekrar konumuza dönersek, 50 numara ayakkabı aramak, sadece bunu yapmaya çalışanların bileceği kadar zor bir iştir. 47 numarayı size şimdi gözüm kapalı bulabilirim...
  • başlığı açan arkadaşın yerinde ben olacaktım geçen günlerde ama ekşi engine sağolsun sıçınca bende bir daha oturup yazmadım onca şeyi. bende bazı olumlu yanlarını yazmak isterim.
    47 numara ayaklara sahip olmak bazı yönlerden olumsuz olsa da bazı yönlerdende insana şans getirir. misal su sporlarında asla palet kullanmazsınız veya adımınız ile çok rahat birşeyleri ölçebilirsiniz.
    sonrasında eskiyen ayakkabılarınıza anneniz çiçek ekerek verimli çalışmalar yapabilir. evde rüzgardan kapılar çarpmasın diye kapı tutamacı olarakta kullanabilirsiniz. manuel vitesli bir arabayı otomatik vitesmiş gibi tek ayakla kullanabilirsiniz.*
    ayrıca yerlerini bildiğiniz vakit markalı ayakkabıları fahiş ucuz fiyatlara alabilirsiniz. terliğiniz evde çıkabilecek her türlü kavgada güdümlü silah gibidir. iyi fırlatıldığında vuuuuvvv diye ses bile çıkarır giderken...
    anneniz siz ayakkabı bulamadığınızda daha bir şevkatle sarılır "ah benim koca ayaklım" diyerek...
    yurtdışından çok güzel ayakkabılar getirtip ayrı bir hava da atabilirsiniz.
  • askerde botu kolay kolay çalınmayacak-yer değiştirmeyecek* erkektir.
  • 49 numara basketbol ayakkabisi giyen erkektir.
  • fazla satılmadığından dolayı birçok mağazada büyük indirimlerle ayakkabı alabilen erkektir. bu konuda 38 numara ayakkabı giyen erkek ile aynı avantaja sahiptir.
  • kim görürse görsün herkesin "oha bebek mezarı" şeklinde tepki verdiği erkektir. ayakkabı bulma konusunda sıkıntılar yeni yeni aşılmıştır. 2-3 sene öncesine kadar yurtdışından getirirken, ya da outletlerden ayakkabı bulabilirken, şimdi alışveriş merkezlerinde rahat rahat bulunabilmekte.

    ayrıca nike'ta 47, adidas'ta 48 giyen bir insan evladı olarak, daha fazla model istiyorum kendilerinden. hepsi siyah olmak zorunda mı lan?

    edit: <caps> bulunmuyo amina kodumun ayakkabisi avmlerde falan </caps>