şükela:  tümü | bugün
137 entry daha
  • socrates derginin son sayısında bu harcama limiti ile ilgili geniş bir dosya yapılmış. kısa kısa özetlersem ;

    * tff'nin derdi kulüplerin düze çıkması felan değil, bankanın kendini sağlama alması, banka eksperi gibi davranması.

    * bu vadeler ile kulüplerin faiz sarmalından çıkması mümkün değil.

    * 2 değil 5 senelik bir ödemesiz bir dönem gerekiyordu. çünkü çıkılması gereken ağır kontratlar 3-4 sene sonra bitiyor.

    * yine bunun üzerine bir 10 yıllık vade lazımdı.

    * ispanya örneğine bakmışlar, oradaki yapılandırmaları görmüşler. ama bizde uygulanan sistemin orayla alakası yok. ağır kontratların bitmeye başlaması ile birlikte kademeli küçülme yapılması gerekiyorken tff sert bir küçülme dayatıyor. çünkü dediğim gibi, tff bankayı düşünüyor kulüpleri değil.

    * limitler ilk kez duyurulduğunda transfer penceresinin sonuna gelinmiş, kulüpler çoktan bir dünya transfer yapmıştı. halbuki tff'nin 2 sene sonra limit uygulamasının başlayacağını duyurması ve kulüplerin buna göre çalışmalarını yürütmesi gerekirdi. öyle olmayınca kulüpler gafil avlanmış oldu.

    * bu limitlerin sürdürülebilirliği yok. borçların da ödenebilirliği bu şekilde yok.

    durum bu gençler. bir galatasaraylı olarak nihat özdemir yönetiminden hayırlı bir icraat beklemediğim için bu meselenin de patlayacağını öngörmemek imkansız.
  • mevzu, yıllarca hesapsız kitapsız yapılan, yapılmaya da devam eden kulüp harcamalarının devlete çaktırmadan devridir.

    adı geçen rakamların ödemesini yapabilecek kulüp geçtim, kaç şirket var ki ülkede?

    açık konuşmak gerekirse, türkiye'de kimse borç ödemez. ötelene ötelene gidecektir işte, ta ki borç enflasyon marifeti ile de çeğnem çürük oluncaya kadar. çok takılmamak lazım, herkes kulüplere falan değil, kendine baksın.

    3 temmuz futbolun her yönü ile düzeltilmesi için büyük fırsattı. bir müddet toptan kapatılsa idi bugünler farklı olabilirdi. bir çok fırsat gibi heba oldu gitti.