şükela:  tümü | bugün
  • 95 yılının kasım ayında meydana gelmiş olan ve izmir'in merkezinde toplam 61 insanın ölümüne sebep olan korkunç bir felaketti. felaketin merkezi karşıyakaydı. yamanlar dağından gelen ahırkuyu deresinin taşmasıyla yamanlar-örnekköy-demirköprü-bostanlı hattında bütün evlerin birinci katları tavana kadar su dolmuş ve onlarca insan boğulmuştu. geceyarısı başlayıp 4 saat sürmüş ve metrekareye 100 kilogram yağmur düşmüştür. eskiden dağdan inen tam yedi dere yatağı vardı. bunlardan biri girne caddesiydi. sonra bu yataklar kapatıldı ve üstüne evler yapıldı. tabii suyun ve tabiatın hafızası insandan güçlü olduğu için böylesi bir felakette su hemen yolunu hatırladı ve denize ulaşmak için saldırmaya başladı.
    sontasında haftalarca ve aylarca insanlar ölüm acısından başka bir de çamurla, ekonomik zorluklarla mücadele etmişlerdi. biz ikinci katta oturduğumuz için kurtulmuştuk ama buna sevinememiştik. güneş doğup manzarayı gördüğümüzde. sabaha doğru komşu evlerden ağıtlar yükseliyordu sonra. en acısı kimi bakkalların o zaman parasıyla bir mumu ve ekmeği 250 bin liraya satmak istemesiydi. bu yerler yine de yağmalanmadı hayret ama çoğuna sonra mühür vuruldu.
    bizim sokağın başından atlar, inekler, rakı kolileri, arabalar üçer beşer geçiyordu. ama en korkuncu yeni doğmuş bir bebekti; kundak içinde.
    sonra tabii yavaş yavaş düzeldi, temizlendi mahalleler. işte şimdi unutuldu.
  • geliyorum diye bangir bangir bagiran felaket.aksamustu baslayan yagmura okuldan donerken yakalanmistik,"turk filmlerindeki gibi kovadan dokuyorlar" diye dalga gecmistik hatta.ancak selin korkunclugunu o gece anladim.
    gece 3-4 gibi artik iyice abartan yagmur yuzunden uyanmistik,arka bahceye bakiyordum,o sirada komsu evin bahcesinden iceri dalga dalga suyun girdigini gordum.poligon deresinin sulari 30 saniye icinde bahceye parketmis bir bmw'yi kaldirip bizim duvara vurdu ve duvari yikti.sonra bizim bodrumuu da sel basti.kazan dairesine giren su ici bos kalorifer kazanini yuzdurdu,kazan zemin kattaki dukkanin altini yikarak cadde seviyesine cikti.ben de oturdum agzim acik izledim.
    boyle de bir anim vardi,bir daha yasamamak en buyuk dilegimdir.
  • 4. kattaki evimizi sabah kalktığımızda su dolu olarak görünce şok olduğumuz durum. yeni gömülen cenazelerin de selin etkisiyle semtlerin içine kadar yüzmesiyle iyice korkunçlaşan durum. evindeki suyu boşaltmaya çalışırken eline gelen hedeyi kaldırıp, bebek cesedi olduğunu gören tanıdığımızın yıllarca psikolojik tedavi görmesine sebep olan olay. kurutulan bir bataklık olan bostanlı'yı yeniden bataklığa çeviren sel.
  • bir arkadaşımın ilkokul öğretmeni bornovada arabasıyla su dolu çukura düşmüştü.felaketti...
  • yoneticilerimiz bir $eyler olmadan once du$unme kabiliyetini elde edene kadar* bu tur olaylari maalesef hep ya$ayacagiz. hayir sonucta ufak ucra i yerde ya$anmi$ olsaydi bu olay bi derece mazur gorulebilirdi belki ama izmir gibi bir kentin sulara teslim edilmesi hele ki bunun akarsu yataklarinin ve su dongusunun bozulmasi yuzunden olmasi utanc verici bir durumdur. $ehir planlamasi gibi kavramlar umarim bir ara yeniden ulkemize ugrar.

    inceleme konusu, evde cali$in, sinifta arkada$lariniza anlatin : #4759199
  • karsiyakadaki ornekkoy mahallesinin cevresinden ve de icinden gecen derenin, onune cikan mezarligin bir bolumunu ve icindekilerini de tasimasiyla, camur icinde kalan felaket bolgesindeki olulerinin sayimini bir bakima imkansiz hale getirdigi ve de olu sayisinin hic bir zaman bilinemeyecegi felaket.
  • 5 kasım 1995'te gerçekleşmiştir. sel felaketine ek olarak şehrin bir çok yerlerinde çatılar uçmuştur.
  • hayatımda gördüğüm en koyu ve en karışık (birbiri içine geçmiş siyah toplar gibi) bulutların yarattığı korkunç yağmurun bir sonucudur. karşıyaka çiğli arasındaki demiryolu hattının yapay bir baraj görevi görmesi nedeniyle oluşan gölün koskoca mahalleleri yuttuğu felakettir.
  • zemin kattaki eski evimizden o gün itibariyla çıkmamıza neden olan, yarım saat içinde evi 1m derinlikle suyun kapladığı, 20 yıllık bir yaşantının dakikalara paylaştırılarak kurtarılmaya çalışıldığı, herşeyden önce babamın içki şişelerini kurtarmasını anlayamadığım (meğer milletin yağmalamaması içinmiş), arabaların, eşyaların, en kötüsü de cesetlerin sular üzerinde yüzdüğü, arkadaşların, ailenin desteğiyle acının hafiflediği, çamurlu eşyalara aşina olmama ve karşıyakanın göbeğinde gecekondu yaşamı sürüyormuşum izlenimine kapılmama neden olan büyük felaket. (bkz: altyapı sorunu)
  • bir cuma gecesi meydana gelen felaket. gunesli bir cumartesi sabahinda boyutlari anlasilmaya baslanmistir. izmir kan aglarken kordon'daki barlarin, sabahin erken saatlerinden itibaren hummali bir calisma neticesinde ogleden sonra hizmet vermeye baslayacak kadar insanliktan uzaklasmis kisiler tarafindan isletildigini ogrenmis idik bu felaket sonrasi. boyle bir gunde kimsenin o barlara gitmeyecegini o yaratiklarin bos dukkanlarinda nafile yere musteri bekleyecegini zannederken, izmir genclerinden hatiri sayilir bir kalabaligin barlari doldurarak alkol esliginde kendini muzigin ritmine biraktiklarina dehset icinde sahit olunmustur. barlarin isletmecileri ve musterilerinin tek sikintisi, neredeyse tum izmir'i etkileyen elektrik kesintisine nedeniyle jenerator seslerinin muzik ve kahkaha seslerine karismasi idi.