*

şükela:  tümü | bugün
  • çocuk evliliklerinin yanlış olduğunu çok güzel anlatan bir hutbe.

    --- spoiler ---

    insanın, onuruna uygun bir şekilde hayatını sürdürme hakkını gasp etmek ve özellikle çocukları türlü istismarlara maruz bırakmak dinimizde asla caiz değildir. kendine, rabbine ve çevresine karşı henüz sorumluluk bilincinde olmayan bir çocuğun evliliğe zorlanmasının dinî ve ilmî hiçbir meşruiyeti, hiçbir temeli yoktur. yuva kurmanın, eş ve anne olmanın anlamını idrak etme rüştüne erişmemiş bir kızın evlendirilmeye çalışılması asla kabul edilemez bir durumdur.
    --- spoiler ---

    http://www.diyanet.tv/…8--dunyadaki-cennetimiz-aile
  • bir topluma çocuk evliliklerinin yanlış olduğunu anlatmak o toplum için utançtır. ortalama yüz yıl önce gündemimizden çıkmış bir mevzunun tekrar gündemimizde olması ise siz siyasal islamcıların utancıdır.
  • diyanetin 9 yaşındaki kız evlenebilir açıklamasını sıvamak için oluşturulmuş hutbe. kızın rızası yoksa evlenmesin demeye getirmişler. 30 yaşındaki kadına sormuyorlar 9 yaşındakine kim soracak?
  • dünyadaki cennetimiz: aile

    cumanız mübarek olsun aziz kardeşlerim!

    genç bir kız, peygamberimiz (s.a.s)’in yanına geldi ve “yâ resûlallah! istemediğim hâlde babam beni kardeşinin oğlu ile evlendirmeyi düşünüyor.” diyerek serzenişte bulundu. rahmet elçisi, derhal kızın babasını çağırttı. zira olayı bir kez de babadan dinlemek ve şayet fikri sorulmadan evlendirilmek isteniyorsa kıza tercih hakkı tanımak istemişti. bu durum karşısında kendini güvende hisseden genç kız, “ey allah’ın resûlü! nikâh konusunda kadınların da söz hakkının olup olmadığını öğrenmek istediğim için size müracaat ettim.” dedi.[1]

    kıymetli kardeşlerim!

    peygamberimiz (s.a.s), bu davranışıyla hayatının en önemli kararı olan nikâhta da kadının görüşüne başvurulup rızasının alınmasına işaret etmişti. nitekim o, “rızaları olmadan kızlarınızı evlendirmeyin!”[2]buyurmuştu. ve bu olay, onun nezdinde kadının yeri, onuru ve değerini gösteren örneklerden sadece biriydi.

    aziz müminler!

    yüce dinimiz islam, sağlıklı bir evliliğe ve mutlu bir aile kurmaya büyük önem atfetmiştir. peygamberimiz (s.a.s), nikâha derin bir anlam ve yüce bir ruh kazandırmıştır. zira inancımızda nikâh, ağır bir misaktır; vebali büyük bir sözleşmedir. nikâh, yüce allah’ın adını şahit tutarak eşlerin bir ömrü paylaşmak üzere birbirlerine verdikleri sözdür. nikâh, kadın ve erkeğin, gönül rızası ve hür iradeleriyle beraberce yüklendikleri ahlâkî ve hukukî bir sorumluluktur.

    kültür ve geleneğimizde evlilik, sadece iki insanı aynı çatı altında buluşturmak değildir. bilakis evlilik, toplumu ve nesilleri korumak amacıyla atılan sağlam bir temeldir. aile olmak, sevgi ve saygıyla, şefkat ve merhametle, ilgi ve hassasiyetle hayatı paylaşmaktır. aile olmak, dünyanın türlü meşakkatlerini beraberce göğüslemektir. sevinci ve kederi, varlığı ve yokluğu birlikte yaşamaktır. aile olmak, iyi günde, kötü günde vefakârlık ve fedakârlıkla bir bütünü tamamlamaktır.

    değerli kardeşlerim!

    bizler, ailelerimizin dünyadaki cennetimiz olmasını arzu ederiz. yuva kurarken rabbimizden şöyle niyazda bulunuruz: “allah’ım! bu anlaşmayı bereketli ve mübarek eyle. bu çifti ülfet, muhabbet ve bağlılık duygularıyla kaynaştır. tıpkı hz. âdem ile hz. havva’yı, peygamber efendimiz ile hz. hatice validemizi ve hz. ali ile hz. fâtıma’yı kaynaştırdığın gibi...”

    bizler, hayatı daha anlamlı ve bereketli kılan evliliğe anne ve babalarımızın, akraba ve komşularımızın, kardeşlerimiz ve sevdiklerimizin huzurunda adım atarız. rabbimizin adını anarak bir ömür devam etmesi niyetiyle başladığımız birlikteliğimize insanları da şahit tutarız.

    ve bizler, sıcacık yuvalarımızın temelini atarken evlenecek çiftlerin ehliyetini, karşılıklı rızasını, sevgisini ve sadakatini esas alırız. zira evlilik, tek taraflı bir menfaat ilişkisi değildir. aksine evlilik, kadın olsun erkek olsun eşlerin istikballerine beraberce karar vermeleridir. bir başkasının iradesini esir alma, onun üzerinde mülkiyet iddiasında bulunma ve geleceğini belirleme hakkı ve yetkisi hiç kimsede yoktur. canların yegâne sahibi allah’tır. ve peygamberimizin dilinde eşler birbirine emanettir.

    aziz müminler!

    bütün bunlara rağmen, zaman zaman doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü ayırt edebilme yetisine sahip olmayan çocuk yaştaki kızlarımız evlendirilebilmektedir. hatta cehalet ve sorumsuzluktan kaynaklanan bu yanlış algı ve uygulamalar, kimilerince dine dayandırılmaya çalışılmaktadır.

    şu bir gerçektir ki; yüce dinimiz islam’da evlilik, gelişigüzel ve keyfi uygulamalara kapalı olan ciddi bir adımdır. evlilik, bilinç ve sorumluluk gerektirir. dinimizde ise sorumluluk, ceza ve mükâfat konusunda irade hürriyeti esastır. insanın, onuruna uygun bir şekilde hayatını sürdürme hakkını gasp etmek ve özellikle çocukları türlü istismarlara maruz bırakmak dinimizde asla caiz değildir. kendine, rabbine ve çevresine karşı henüz sorumluluk bilincinde olmayan bir çocuğun evliliğe zorlanmasının dinî ve ilmî hiçbir meşruiyeti, hiçbir temeli yoktur. yuva kurmanın, eş ve anne olmanın anlamını idrak etme rüştüne erişmemiş bir kızın evlendirilmeye çalışılması asla kabul edilemez bir durumdur. gerek dinimizin ilkeleri, gerekse peygamberimiz (s.a.s)’in sünneti doğrultusunda ailede kalıcı huzur ve mutluluğu sağlamak adına evlilikte her iki tarafın da hakları gözetilmelidir.

    çalışılmaktadır.

    şu bir gerçektir ki; yüce dinimiz islam’da evlilik, gelişigüzel ve keyfi uygulamalara kapalı olan ciddi bir adımdır. evlilik, bilinç ve sorumluluk gerektirir. dinimizde ise sorumluluk, ceza ve mükâfat konusunda irade hürriyeti esastır. insanın, onuruna uygun bir şekilde hayatını sürdürme hakkını gasp etmek ve özellikle çocukları türlü istismarlara maruz bırakmak dinimizde asla caiz değildir. kendine, rabbine ve çevresine karşı henüz sorumluluk bilincinde olmayan bir çocuğun evliliğe zorlanmasının dinî ve ilmî hiçbir meşruiyeti, hiçbir temeli yoktur. yuva kurmanın, eş ve anne olmanın anlamını idrak etme rüştüne erişmemiş bir kızın evlendirilmeye çalışılması asla kabul edilemez bir durumdur. gerek dinimizin ilkeleri, gerekse peygamberimiz (s.a.s)’in sünneti doğrultusunda ailede kalıcı huzur ve mutluluğu sağlamak adına evlilikte her iki tarafın da hakları gözetilmelidir.

    kardeşlerim!

    hutbemizi bir âyet ve bir hadisle bitirmek istiyorum:

    yüce rabbimiz, kur’an-ı kerim’de şöyle buyuruyor: “kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet var etmesi allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.”
  • geçen haftaki 9 yaş mevzuatından sonra özür mahiyetindedir.
  • ben kazin yanmamis yerlerinden rica ediyorum.
  • bir ayet ve bir hadisle bitirmek istiyorum demiş ama hadisi unutmuş sanırım.

    din insanlara ulaşmada önemli bir araç. bu yüzden diyaneti tebrik ediyorum. kara cumalardan buralara gelebildiği ve güzel şeyler anlattığı için.

    ama bir insanın tekrar ediyorum bir insanın başka insanlar söylediği için bunların farkında olması ayrı bir trajedi. sıkıntının dinde değil ahlakta olduğunu, dinle ahlak kazandırılamayacağını fark edebilsek ne kadar güzel olurdu.
  • güncel hutbedir.

    özür mahiyetindeymiş. hadis ulan bu neyin özrü? hadis mi uydurmuşlar? var olanı okuyan bilir zaten.

    edit: ebu cehiller her yerde.
  • (bkz: ekşi sözlük ardahan klanı)

    ulan ne ara cumaya gittiniz, ne ara çıktınız, ne ara yazdınız?
  • tam başlığı var mı diye bakmaya gelmiştim varmış. bir süredir devam eden 9 yaş tartışmalarına cevap olarak yazılmış hutbe. iki metni götür birine diyeceği: bu iki kurum çok farklı yapıda der.