şükela:  tümü | bugün
  • hacettepe’nin son zamanlarda yaşattığı skandallardan sonra, tabiri caizse skandalların skandalıdır.

    beytepe kampüsü’nde yurtlar bölgesi olarak ifade edilen, kız(?) ve erkek yurtlarının önünde, bir elektrik direğinde belli bir süredir elektrik kaçağı varmış. ayrıca toprağın altından çıkan ve direğe ait olan, dış yalıtımı olmayan kablolar bir süredir uluorta duruyormuş direğin yanında. yapı işlerinin bu tehlike arz eden durumu çözmesi için birçok seçenek varken (mesela kampüsün belli yerlerinde dolaşmamızı engellemek için birçok lambayı kestikleri gibi bu direğe gelen akımı kesebilirlerdi, açıkta olan kabloları kapatmak için kapalı bir kutu tarzında malzeme kullanabilirlerdi, vs.), bizimkiler kırmızı-beyaz naylon şerit ile, sözümona önlem adı altında yalıtımsız kabloları çevrelemişler. ‘’buraya girmeyiniz’’ mesajı vermek istercesine.

    şu ana kadar durum ne kadar problemli görünüyor bilmiyorum ama, kampüs yaşantısını daha çok betimlersek anlaşılabilir. beytepe kampüsü kurulduğundan beri hayvanlarla insanların iç içe yaşadığı, içerisinde ilkokul-ortaokul da barındıran yani hayvanların, insanların ve ayrı bir sınıf olarak belirtmek gerekirse çocukların iç içe yaşadığı bir kampüstür. sayısı yüz kusürü bulan kedi-köpek toplamından tutun da, tilkilerin, onlarca çeşit kuşun ve birçok hayvanın da yaşadığı bir kampüs.

    5 ocak’ta gece 2 gibi, üç kampüs köpeğimiz yurtların önünde, bahsettiğim direğin yakınında oyun oynarlarken, henüz iki yaşına bile basmamış olan çavuş isimli köpeğimiz kabloların üstüne düşüyor ve elektrik tarafından çarpılarak, akıma kapılıp ölüyor. bu sırada kampüsün güvenlikleri de olayı ‘’bizzat’’ görüyorlar ve hayvanın iki dakika boyunca titreyerek öldüğünden bahsediyorlar. biz olayı sabah öğreniyoruz ve köpeğin cesedini alıyoruz gidip.

    tamamen tüyler ürpertici olan, nadide okulumuzun 50. yıl kutlamaları yaparken 50 yılda bir elektriği zapt etmek ve önlem almak konusunda bir adım ileriye (daha ileriye… en iyiye…) gitmemiş olduğunu gösteren bu olayın hesabını kim verecek? benim için can ayrımı yoktur fakat çoğu için bu geçerli olduğundan belirtmek isterim ki; oraya kampüste okuyan küçük çocuklar basabilir, çavuş’un düştüğü gibi özellikle görme engelli öğrenciler ve diğerleri düşebilir, sabaha kadar arkadaşlarının başından ayrılmamış olan diğer iki köpeğimiz de ölebilirdi.

    fakat halihazırdaki olayımızın vehameti yeterince fazla olduğu için varsayım yapılarak bile anlaşılması gerektiğini düşünmüyorum. türkiye’nin bilmemkaçıncıeniyiüniversitelerindenbiriyim derken, gece yarısında bir köpeğin elektrik akımına kapılarak ölmesine sebep oluyorsun. bu nasıl bir ihmal, bunu nasıl ihmal sözcüğüyle açıklarız, hatta bunu neyle açıklayabiliriz ki?

    olayla yakından ilgilenen bireysel öğrenciler ve haydok (hayvan hakları ve doğayı koruma topluluğu) gün boyu yapı birimine ve rektörlüğe giderek olayın peşini bırakmayacaklarını ifade etmişler, karşılığında şaka gibi cümleler duymuşlardır. kablodan çıkan elektrik bir insanı öldürmezdi gibi, orada kaçak yoktu gece bişeybişeyler olmuş öyle açığa çıkmış gibi. ayrıca olayı bilip etmeden sosyal ağlardan yazdığınız şeyleri görüyoruz tarzında, adına tehdit dediğim, daha çok ‘’tutuşmak’’ tabirini karşılayan cümleler sarf etmişlerdir.

    acımız büyük, evet muazzam okulumuzun ihmalkarlığına yandığımız kadar, elimizde büyüttüğümüz çavuş’umuz için yanıyoruz. çeşitli kurum ve kuruluşlara şikayet dilekçeleri hazırlıyor ve daha başka şeyler de planlayarak sorumlu kişilerin ceza almasını istiyoruz. sosyal medyada #ihmalkârhacettepe , #katilhacettepe gibi hastagler açtık, onlara da yazarak sesimizi duyurabilirsiniz.

    ayrıca aşağıdaki linklerden bahsettiğim o bölgenin ve çavuş'un fotoğraflarını görebilirsiniz.

    1
    2
    3
    4
    5
    6
  • mezun oldugum okulun icler acisi halinden bir kesit daha.

    hic bir canin kiymeti yok sanki bu kampuste. ogrenciler basta olmak uzere herkes birer yigin muamelesi goruyor.

    hatirliyorum cocukken( ilkokulu da kampusteki okulda okudum) toz toprak bir spor sahasi vardi, imkanlar gorece kisitliydi guya ama bugunlerden cok daha iyiydi hersey. en azindan kampuste gezerken boyle carpilip olme ihtimalim yoktu mesela. ya da ulasimi bugunlere cok daha kolaydi kucuk cocuk halimle rahatca gidip gelirdim o kampuse...

    yonetilmesi zor bir yer degil bu kampus sadece herkes gorevini yapsa yetecek.
  • mükemmel bir kampüs nasıl yaşanılmaz hale getirilir?

    gece dışarda oturmak yasaklanır, direklere elektrik verilir, eli bıçaklı sözüm ona vatan kurtaran serserilerin kavgalarına ve adam bıçaklamalarına izin verilir, bira içenin başına 10 kişilik ekip yollanır, çimler sulanmaz çamura dönüştürülür, şenlik yapılmaz, yeri geldiğinde öğrenci kırtasiyesiz yeri geldiğinde ise bankasız bırakılır.

    kısacası öğrenci ve kampüsteki diğer canlılar düşünülmez. cebe giren para ve yukarıdakileri kızdırmamak düşünülür.

    umarım üniversitelerin bu kansız vampirlerin elinden alınışını görebiliriz.
  • ulan olayı farkediyorsun, kabloyu kapatıp toprağa geri gömmek varken yaklaşmayın diye şerit çekiyorsun, işte beytepe mentalitesinin özeti. bir sorun mu var? kesinlikle düzeltme ama orada sorun var diye insanları uyar. çok iyi.
  • bir rektör’ün *yaşanabilir, sosyal ve güvenli ortamı olan beytepe kampüsünü, nasıl yaşanamaz, sosyalliği engellenen ve güvensiz yere dönüştürdüğünü gördüğümüz olaylardan biri daha.

    öğrencilerin gece ondan sonra yapabileceği her şeyi engellediler, okulda her şeyi zamladılar, üstüne öğrencilerin yoldaşı olan hayvanların bile can güvenliğini sağlayamıyorlar, üstelik aynı kaçak bir insanı dahi öldürebilirdi.

    #hacettepedireniyor
    #ihmalkarhacettepe
    #halukozenistifa
  • arkadaşlarımız çavuş hakkında video hazırlamışlar, belki onunla vakit geçirmeyenler için anlamlı olmayabilir, fakat kampüste kardeşiyle birlikte ne kadar mutlu şekilde büyümüş olduğunu ve bizim neden bu denli üzüldüğümüzü görebilirsiniz.

    video linki: https://youtu.be/r1ruxfodbaw
    https://www.facebook.com/…videos/10156425871375639/

    bunun dışında şikayetçi olmak isteyenler için bimer ve cimer'e yollanmak üzere dilekçe hazırladık, dilekçenin ilk cümlesi hacettepe öğrencileri için bölüm belirtilmek üzere oluşturuldu fakat okul dışındakiler de ilk cümleyi çıkararak şikayetçi olabilirler.

    dilekçe linki: 4gp.me/bbtc/151532367124.htm

    edit: neden bilmiyorum http:// butonuyla link verince hata veriyor, verdiğim linki kopyalayarak videoya ve dilekçeye ulaşabilirsiniz.
  • 2 senem beytepedeki öğrenci yurtlarında geçti. ankara'da en güvenli hissettiğim yerdi kampüs. bir sığınaktı benim için. geceleyin çayı çorbayı okul kendisi verirdi kütüphanede çalışan öğrencilere. mutluyduk velhasıl. şimdilerde korku imparatorluğunun bir parçası olmuş bakıyorum da, ne yazık. rektör olacak zat bunların örtbas edileceğini zannediyor olabilir fakat gerekli her yere dilekçe göndererek şahsım adına peşini bırakmayacağım. eminim benim gibi düşünen yüzlercesi var hacettepede.

    ve sadece çavuş değil, kampüsteki tüm hayvanlar adına üzülüyorum şimdi. gözlerim doldu fotoğraflara bakınca. ne zaman gece geç saatlerde kütüphaneden çıktığımı görseler hemen etrafıma toplaşır yurdun önüne kadar eşlik ederlerdi. evet başta tesadüfen peşimden geliyorlar sandım ama bu seremoni her seferinde devam etti. bekledim, beklediler. yürüdüm, yürüdüler. bu paragrafın bağlanacağı bir yer yok arkadaşlar haydi dağılalım.
  • hacettepe üniversitesi'nin bu dönemki rezalet zincirinin son halkası. güzelim kampüsü bakımsızlıktan ne hale getirdiler. kampüste yaşam, içinde barınan tüm canlılar için her gün daha da zorlaşıyor. ve en acısı hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu insan ve hayvanların sağlığını tehdit eden unsurlar o elektrik kaçağından ibaret değil. kim bilir daha kimlerin başına neler gelecek bu ilgisizlik sürdükçe.

    bam'ın ortası yıllardır bataklık halinde. bırakın yağmurlu havaları, yılın en sıcak zamanı olan temmuz-ağustos haricinde bile o bölgede oturmak mümkün değil. bir bölgeyi yeşillendirmek bu kadar mı zor olabilir ?

    kampüsün her tarafında ne idüğü belirsiz kazılar ve etrafında da çavuş'un akıma kapıldığı bölge gibi dandik naylon şeritler var. bu mudur aldığınız önlem ?

    yemekhaneyi zaten ancak açlıktan ölünecek halde gidilmesi gereken bir yer haline getirdiniz. yemeklerdeki proteini böceklerden sağlama yoluna gidildi anladığımız kadarıyla (!).

    sonuç olarak, nedir amacınız ? kendi evinizin bahçesine çocuklarınızın dolaşacağını, oyun oynayacağını bile bile elektrik kaçağı olan kabloları salıp, 1-2 metrelik çukurlar açıyorsanız, evinizde çocuklarınıza böyle yemekler yediriyorsanız kabul. ama eğer normal bir insansanız bunun mantığı nedir ? normal bir insan olduğunuza inanmıyorum. yaptığınız icraatlar bunun en büyük göstergesi.

    rektörlük vasıflarına sahip olmayan insanları türkiye'nin en büyük üniversitelerinden birinin başına bela ederseniz, olacağı budur. çok yazık.
  • keşke bu insanlara üniversite yönetimini vermeden küçükten başlatsalarmış. ne bileyim oralarda beytepe ortaokulu falan var uygun bence.

    bu kadar kısa bir sürede okulun içine etmek büyük başarı.