şükela:  tümü | bugün
  • daha çok televizyon için çalışan bir yapımcı olan victor levin'in yönettiği ilk -ve şu an için tek- film.

    anton yelchin, glenn close, lambert wilson, frank langella ve eric stoltz, filmin, oyuncu kadrosunda öne çıkan isimler.

    rogerebert.com'da sheila o'malley, yönetmenle, film üzerine bir röportaj yapmış.
  • linkleri karıştıran unutulmazfilmler.com sayesinde bir başka film izlediğimi düşünürken karşıma çıkan film. konusu diğer aşk filmlerinden biraz daha farklı. bu yönüyle orjinal olmuş. filmi izlerken brian gibi siz de ikilemde kalıp bazı kavramları sorgulayacaksınız. bir kısmınız brian'a hak verecek bir kısmınız vermeyecek.

    puanlamam da imdb gibi 7 olurdu sanırım. izleyen pişman olmaz.
  • yahudi bir ailenin amerikali genc ogluyla avrupali daha olgun ve güzel bir kadinin ahlak, etik gibi konular karşisindaki algı farkliliklari ve bu farkliliklara rağmen 5 den 7e kadar suren ortak paydalarini konu alan izlenesi film.
  • bu film alışıla gelmiş yasak aşk - aldatma filmlerinden değil. toplumlar arasındaki algı farklılıkları üzerine fazlasıyla değinmiş yönetmen.

    bu film yıllar sonra aklıma geldiğinde hep şu özlü sözü hatırlayacağım. "dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak". filmin özü resmen bu. insanoğlu olarak hep daha iyiyi, daha güzeli ve daha fazlasını istiyoruz. tutkularımız da, aşklarımız da günün belli bir saati arasına siğamayacak kadar açgözlüler. ama hep doğru olanı yaptığımızı düşünerek teselli ediyoruz kendimizi. kendimiz olsun, başkaları için olsun yıkım yaratmış olsak da.
  • seviyorum böyle filmleri, konuyu bariz bir doğru yanlış, iyi kötü ikilemi bırakmadan anlatıyor; hele ki ilişki gibi herkesin keskin sınırları olduğu bir konuda bu kadar naif bir anlatım beklemiyordum. ben film sonuna kadar iyi adam kötü adam ters köşesi beklerken film benim bütün karakterlere sempati besleyip yer yer hepsine hakvermemle sona erdi.
  • başyapıt da değil çerezlik de değil. güzel bir film. naif bir film. öyle ki bu naiflik oyuncuların performansından mekânlara, filmdeki tek şiddet sahnesinden görüntü yönetimine kadar işlemiş. zaman geçişleri çok hızlı olduğundan ufak bir devamlılık probleminden bahsedilebilir ama olsun. zevkle izlediğim bir film oldu. unutmadan, berenice marlohe sen nasıl bir kadınsın.
  • gavatlığın tanımının yeniden yazıldığı film.

    edit: filmin tamamını izledim, gerçekten çok çok başarılı.
  • artık az film izlediğimden olabilir, ama son zamanlarda izlediğim en boktan film. çetrefilli bir konuya el atayım demiş ama baştan aşağı klişelerle dolu (iyi klişe olsa yine gam yemeyeceğim) sığ bi senaryo. zorlama bir finalle bitecek sandığınız anda "ığk" diyeceğiniz başka bir final ve bir başkası... "bir film nasıl olmamalı" konulu ders için ideal.
  • romantik film janrını sevenler için hoş bir seyirlik.

    --- spoiler ---

    film, son sahnedeki yüzük gösterme anı ile kalbimi kazandı. gerçek hayatta da ancak öyle olabilirdi. çünkü sahiden bazı duygular üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin değerlerinden bir şey kaybetmiyor.
    --- spoiler ---
  • kocaman gülümsemesi ile ışık saçan bir fransız kadınının ve amerikalı genç bir yazarın aşk hikayesini anlatan, fakat baş rolündeki yazar kişisinin kesinlikle yazar ruhu taşımayıp dümdüz bir adam olduğu film.