şükela:  tümü | bugün
  • aynı binada ikamet ettiğimiz bir hanımefendi.
    zor bir hayatı var, eşi ile mahkemenin uzaklaştırma kararı nedeni ile ayrı.
    maddi sıkıntıları da var.

    az önce açık camdan 3 kat aşağıda olmasına rağmen duydum;

    - neden babana gitmiyorsun ? seni sevmiyorum !

    hırıltılı ama yüksek sesle yanıtladı dünya güzeli busecik ;

    - ben de seni sevmiyorum...

    5 yaşındaki miniği sevgi tehdidi ile terbiye etmek...
    kız da inatçı ama...
    yine de çok ama çok şeker.

    seslerini duyunca içim içime sığmadı, bir yetişkin çocuğuna "seni sevmiyorum" diyordu !
    bu nedenle komşu hakkı, mahremiyet, özel hayat demedim, yazma ihtiyacı duydum.
    o çocuk büyüyünce sevmeyi öğrenebilecek mi ?

    tashih : mahremiyet sınırlarını aşmak gibi bir gaflete düşmüşüm, paylaştığıma pişman oldum
    ama bu kadar kişi yazınca da silmekten de imtina ettim. merhametin kendi sıfatım olmadığını unutmuşum.
  • kendisini bir hastaneye götürmek isterdim..

    ama tedavi icin değil. mesela çocuk onkoloji bölümüne..

    elinde nasıl bir mücevher oldugunu anlamasi için..
  • bir cocuga yapilabilecek en buyuk zulumlerden birisidir herhalde. yazik etmis annedir.

    su kodumun dunyasinda bir insanin sevgiyi ogrenebilecegi tek bir yer var zaten, onun da seni sevmiyorum demesi herseyden kotu sanki.

    yine de kadini yargilamiyorum aslinda.
    ne durumda oldugundan hangi durumda boyle bir sey dediginden haberim yok.
  • bu ülkede küfür etmeden yaşanamayacağının ispatı, amı dizine indirilesidir.
  • sırf babasına benzediği için pezevengin orospu kızı lafıyla büyüyenlere çok koymaz.
  • sırf dogurmuş olmanın "anne" olmaya yetmeyeceğinin kanlı canlı ispatı olan anne.
    o küçük kız sevmeyi öğrenir öğrenmesine de annesinin dahi sevgisinden mahrum kalmış bir birey olarak; belki sadece hak edeni sever belki de sevgiye aç olması hasleti ile her önüne geleni sever...
    isin bu tarafında, hersey biraz da kızın şansına kalıyor. umarım ki; doğru insana denk gelir ve hak eden birini/birilerini sevmiş olur...
  • beş yaşında bir kız çocuğu annesi olarak varlığına lanet okuduğum annedir. evet hayat zor, bizi sınıyor, karşılaştığımız tüm insanlar iyi niyetli değil; ki bunda bile sorumluluğu başkasına yıkmadan, yanlış kişi seçmişim deyip yola devam edilmesi gerektiği düşüncesindeyim. her ne olursa olsun, herkes seçimlerinin sorumluluğunu da üstlenmelidir.
    hiç kimse boşanmak için evlenmez fakat ayrılık da yine tıpkı evlenmek ve bir çocuğu dünyaya getirmek gibi iki yetişkinin tercihi. her ne koşulda olursa olsun; bütün çocuklar sevilmeyi, saygı duyulmayı hak ederler. 5 yaşındaki çocuğa onu sevmediğini haykıran anne; başını yastığa koyunca ne zıkkım düşünüyorsan onu bırak, evladının psikolojisinde açtığın yarayı düşün.
    dünyanın merkezini aşk, karşı cins, koca, karı, sevgili sananlar; çocuk sahibiyse ciddi olarak düşünmelerini isterdim. çocuğunu sen sevmezsen kim sevecek? bir çocuğun her türlü bakımını üstlenip ihtiyacını tek başına gideren biri olarak şunu çok iyi biliyorum ki; anne sevgisi bir çocuğun en büyük gıdası. siz çocuğunuza daha fazla maddi imkan sağlamakla uğraşırken onların umurunda olan tek şey; onu hep sevmeniz, daha fazla sevmeniz...
  • abartın da abartın, annenin ırzına geçin, ağzına sıçın, hayvan deyin. nasıl bir ergen sürüsüymüşsünüz anlamadım.

    anne lan bu. çocuğuna sevmiyorum da der, seviyorum da der, gerektiğinde iki okkalı tokat da akşeder.

    hepiniz elinize almışsınız "çocuk gelişim kitapları", bir sevgi kelebekliğidir gidiyor.

    ulan sopa yiye yiye, azarlana azarlana büyüdünüz, hepinizin anası babası ruh hastasıydı değil mi?

    .mınıza koyiim, anneannemin 9 tane çocuğu var, ağızlarına sıçıyordu hepsinin eşşek kadar oldukları halde. hepsi pırlanta gibi insanlar ve annelerinin üzerine titriyorlar.

    he öyle siz "el bebek gül bebek", "aman da psikolojisi bozulmasın" diyerek çok süper çocuklar yetiştireceksiniz sanki.

    ben çocuğuma "şuraya gideceksin" diyeceğim ve gitmeyecek ha? üçüncü tekrarında suratında 5 parmak iziyle zırlaya zırlaya gider. işim yok, saatlerce dil dökeceğim haytaya?

    anne kızına seni sevmiyorum demiş; psikolojisi bozukmuş, ruh hastasıymış, hayvanmış, ağzına sıçmak gerekmiş.

    vay anam vay...

    hay dangalak sürüleri, bir şeyi de abartayın yahu.
  • adresini merak ettiğim annedir. şiddet yanlısı biri olmamama rağmen gidip ağzına kürekle vurmak istedim. neyse tamam geçti.
  • türk filmlerinde sıkça görülen annedir, genellikle verem hastasıdır.