şükela:  tümü | bugün
  • 500. yıl vakfının katkılarıyla açılmıştır, türkiyedeki ilk musevi müzesidir.
    bi de linke bakalım;(başka kaynak bulamadım affola)
    http://www.alem.com.tr/…49/davetler/davetler3e.html

    (bkz: ukte dolduruyorum)
  • 500. yıl vakfınca kurulan yazar naim güleryüz tarafından düzenlenen müze 1882 tarihli karaköydeki zülfaris sinagogundadır. sinagog 1983 yıllında başında cemaat yetersizliğinden kapanmış, uzun bir süre atıl durumda kalmıştır. 2001 yılında ise müze haline getirilmiştir. müze üç bölümden oluşur. erkekler bölümünde sefer tora,menora, el yazması dini kitaplar gibi dinsel objeler yer alır. bu bölümdeki en ilgi çekici eşya ise cami minaresi şeklinde dizayn edilmiş bir menoradır. yine bu bölümde, türkiye'ye matbayı ilk getiren nissim ailesiyle ilgili bir bölümle, türkiye yahudi basını ve türk basınındaki ünlü yahudi gazetecilerin tanıtıldığı bir seksiyon bulunur. kadınlar bölümünde ise ünlü ya da sıradan yahudi ailelerin düğün, sünnet gibi törenleriyle günlük yaşamlarından karelerin yer aldığı fotoğraflar görülebilir. müzenin bodrum katı etnografik eserlere ayrılmıştır. bölümün en ilgi çekici eserleri ahşap oymalı bir sünnet koltuğu, gelin ve damat elbiseleri ile sünnet takımıdır. halen müdireliğini nisya işmanın yürrütüğü müzede gözlem yayıncılıka ait bir kitap satış noktası mevcuttur. müze cumartesi ve bazı yahudi bayramları haricinde her gün 09:00-16:00 arası ziyaret açıktır.
  • pazartesi ve persembe 10.00-16.00, cuma ve pazar 10.00-14.00 arasında ziyaret edilebilir.
  • asagidaki linkten muze ve yahudi tarihi ile ilgili bilgilere ulasilabilir.
    http://www.muze500.com/
  • http://birkisgecesi.blogspot.com/…usevi-muzesi.html

    "müze’nin anlatısı iki eksen etrafında dönüyor. birincisi, türklerin ne kadar yüce gönüllü ve hoşgörülü bir ‘evsahibi’ oldukları. ikincisi, yahudilerin türk toplumuna kazandırdıkları, ve bu kazandırdıkları sayesinde türkiye topraklarındaki varlıklarının meşrulaştırılması. oysa bu ‘evsahipliği’ ve ‘yahudilerin katkıları’ söylemi, tam da bir yabancılığa, eğretiliğe, içeride hissetmemeye ve güvensizliğe işaret ediyor. ürkek, çekingen bir “biz de buradayız” fısıltısı müze’ninki, “merak etmeyin, hiçbir zararımız yok, size birçok katkımız oldu, zaten siz de hep çok iyi insanlardınız ve bizi çok iyi ağırladınız” diye devam eden."
  • türkiye'nin ve osmanlının azınlıklar gözünde pek sevilen bir anlatımı yoktur. burada ise tam tersi mevcut. her daim osmanlının ve türklerin yahudilere ne kadar misafirperver davrandığından bahsedilir bunun karşılığında da yahudilerin türk ve osmanlı kültürüne ve yaşamına kattıklarından.

    mesela bu müzeye gittiğinizde bilmiyorsanız şayet öğreneceğiniz ilk şey; matbaanın osmanlı topraklarına ibrahim müteferrika ile 18. yyda geldiği bilgisinin yanlış olduğudur. okuduğumuz tarihin genel olarak osmanlının müslüman kısmının tarihi olduğu için böyle öğretilmesi normal olmakla birlikte matbaa osmanlıya 15. yy'da ispanyadan kovulan ve genel olarak balkanlara yerleşen seferad yahudileri tarafindan getirilmiştir.

    müzeye giriş ücretsizdir biraz ücraa bir yerde kalıyor ben birilerine sormadan bulamadım mesela. sorarken de bulunduğu sokağı sorarken amca atarlanıp yahudi müzesine gideceğini söylesene niye sokağı söylüyorsun diyerek bana atar yaptı.

    sitesi de var;
    http://www.muze500.com/
  • pek fazla bilinmeyen bir müzedir. kolay kolay ulaşılamaz. yol üzerinde geçildiğinde görülemez. yahudiler son dönemde kendilerine artan baskılardan dolayı izbe bir yerde müze açarak burada da geri planda kalmayı tercih etmişlerdir.

    dost yahudilere kapımız her zaman açık. bizi arkamızdan bıçaklamadıkları sürece. o yüzden gidin tarihi bir de buradan onların gözünden okuyun. tek taraflı tarih yanlı tarihtir.

    ve unutmayın tarih yazanların elindeki bir oyuncaktan başka bir şey değildir.
  • eski adıyla zülfaris sinagoğu yeni adıyla 500.yıl musevi müzesi. zülfaris, gelin saçı demektir. bu sebeple pek çok düğüne ev sahipliği yapmış bu sinagog zamanında. 1992 yılında 500.yıl vakfı tarafından müzeye çevrilmiş, dünyadaki diğer musevi müzelerinden farkı polonya'da almanya'da vb. sürekli holokaust etrafında şekillenen müzelerin olması ve oralarda yahudiler hor görülürken osmanlı'nın daha insani yaklaşması temasının işlenmesidir.

    bina çok eski olması sebebiyle geçen sene bir ara çatısının göçme tehlikesi olmuştu neyse ki tamir edildi.

    ilk katta, türkiye yahudilerinin hangi yollardan türkiye'ye geldiklerini anlatan ayrıntılı bir harita ile başlanıyor, bazı osmanlı padişah fermanları ile yahudilerin bazı olaylar karşısında kanunla korunması ile ilgili örnekler verilmiş, sonrasında menora, mezuza, sefer tora vb. eşyalar sergileniyor. ülkemizde yaşamış önemli yahudi vatandaşların hayatları ve bize katkıları anlatılıyor, bugün israil'de basılan türkçe gazete vb. ilginç bilgi de mevcut ayrıca einstein'ın 1. dünya savaşı öncesi atatürk'e yazdığı mektup müzenin önemli belgeleri arasında.
    üst katta camondo(bkz: camondo) ailesinin hayatı ve bazı önemli türkiye yahudilerinin hayatlarından kesitler sunulmakta.
    bodrum kat ise etnografik eşyaların sergilendiği bölüm, orda evlenenlerin fotografları, eski gelinlikler, sünnet ve kına gecesi eşyaları sizi geçmişten kalma bir odaya götürüyor.

    müzeden çıkışta solda hediyelik eşya dükkanı mevcut, yahudilikle ilgili kitaplar, müzikler ve hediyelikler bulabilirsiniz.

    ayrıca(bkz: camondo merdivenleri)
    (bkz: şinasi brothers)
  • 2015'in eylül ayından beri kapalı olan, yakında neve şalom sinagogu'na taşınacak olan müze.