şükela:  tümü | bugün soru sor
  • biraz fakir yaşamaktır. halbuki git başka bir şehre, kral sensin. zaten memlekette herkes 5000 alıyor, bakın gördüğünüz gibi 5000 lira maaşla artvin'de yaşamayı tartışmıyoruz. evet.
  • memlekette 5000'nin yarısını alanların sayısının yarısı kadar bile insan yokken bu açıklamayı yapmış olman oldukca ilginç.
  • bekarsanız eviniz ve arabanız varsa, üstüne de kredi ödemiyorsanız gayet de yeterli bir maaştır. sizi zengin eder.

    ama ev-araba yok ve borç varsa geçmiş olsun.
  • borcun yoksa yeter, borcun varsa sıkıntı.
    ne ara 5000 tlye para demez olduk?
  • başka şehirde 5000 tl maaş alamayacak, hatta belki de iş bulamayacak insanların çoğu kez kendini mecbur hissettiğidir.

    bunu bir nebze anlarım da, asgari ücretle çalışıp istanbul'da yaşamayı hiç anlayamıyorum ben. (başka şehirde iş bulabilecek durumdaysan tabi...)
  • kısa süre öncesine kadar yaşadığım durum, şimdi başka bir şehirde yaşıyorum maaş da aynı skalada. ekonomik olarak bir değişiklik yok ama istanbul'dan sonra hayat standartlarım otomatikman yükseldi.
  • ortalama altı yaşamaktır.

    1750tl kiraya verdiniz.
    ortalama 500tl kredi ödüyorsunuz diyelim. (kredi borcum yok demeyin plea)
    aylık 1000tl civarı kredi kartı ödemeniz olsun.
    faturalara (internet, telefon, elektrik, su, doğalgaz, aidat, farklı abonelikleriniz vs.) 500tl ödeyin.
    yola 200tl civarı para verin.
    giyim kuşam, arada bir sinema, dışarda yemek, mutfak masrafları, beklenmedik giderler vs. gibi kalemlere 1000tl civarı paranız kaldı kısaca.

    gördüğünüz gibi, kenara atacak bir kuruşunuz bile yok.

    not: 500tl kredi ödemesini çıkarmak isteyenler de olabilir tabii, ama unutmamalı ki, istanbulda ailenizle yaşamıyorsanız bir ev kurmuşsunuz demektir. ve o evin eşyalarını peşin ödemediyseniz, en az 10-15bin tl kredi çektiniz demektir.
  • istanbul'da yaşanmaz.
  • bir nevi mecburiyetten dahil olduğum tanımdır.

    şöyle ki; yakın maaş skalasında memleketin herhangi bir köşesinde iş bulabilecek durumdayken (defalarca fırsat çıkmışken üstelik) istanbul'da krediyle ev ve araba alarak, peşinden iş değiştirerek, en son ikinci çocuğu yaparak kendimi ve ailemi yerinden kıpırdayamaz duruma getirdim. halbu ki bu kadar borca girmeden 5.000 tl yi geçtim, 4.000 tl maaşla bile herhangi bir anadolu şehrinde krallar gibi geçinebilirdim. şimdi "sat evi, arabayı, elini tutan kim?" diyen olursa ağzının üstüne 42 numara ayakkabımın topuğunu yapıştırırım, peşin peşin söyleyeyim.