şükela:  tümü | bugün
  • haziran'da meclis genel kurulunda görüşülmesi planlanan 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu'nun yeni adı olması bekleniyor. değişen maddeler elbette çok önemli ancak yasanın isminin bundan böyle "hayvan hakları kanunu" olarak anılması da gözden kaçmaması gereken bir adım. hayvanlar bu yeni isimle artık edilgen olmaktan çıkarılıp etken bir konuma geçiyor. bu isimle hayvanlar insanların korumasına muhtaç yaratıklar imajından sıyrılıyor ve var olmalarından ileri gelen hakları dile getirilmiş oluyor.

    yasada yapılması planlanan değişiklikler bugün ankara barosu hayvan hakları kurulu tarafından kamuoyuyla paylaşıldı:

    "tasarı üzerinde tbmm çevre komisyonunca hazırlanacak raporun taslak çalışması aşağı yukarı tamamlandı.

    bu taslağa göre;

    kanunun adı %50 ihtimalle "hayvan hakları kanunu" olarak değiştirilecek.

    satır başları;

    1. petshoplarda akvaryum balıkları, kafes kuşları ve küçük kemirgenler dışında hayvan satışı yasaklanıyor.
    2. kara ve su sirkleri 1 yıllık süre içerisinde tasfiye edilecek, bulundurulan hayvanlar rehabilitasyon sürecine alınıp, doğaya salınacak.
    3. evde beslenecek hayvan sayısına yönelik kıstas kaldırılıyor.
    4. yasaklı ırk deyimi ortadan kalkacak. tehlikeli olabilecek şekilde yetiştirilen köpeklerin ağızlık ve tasmalı olarak dolaştırılması zorunlu olacak.
    5. tüm sokak hayvanları ve ev hayvanlarına mikroçip zorunluluğu getiriliyor.
    6. hayvanlara karşı işlenen tüm fiziksel ve ruhsal şiddetin cezaları hapis cezaları başta olmak üzere ağır cezalara dönüştürülüyor. bu eylemlerin hayvan bakımıyla sorumlu görevlilerce işlenmesi halinde "nitelikli halden" söz edilecek, cezalar en az yarı oranında arttırılacak.
    7. sahipsiz hayvan doğal yaşam parkı, tasarıdan çıkarılacak. böyle bir yapılanmanın ideal hayvan haklarıyla uyuşmadığı, yarardan çok zarar getireceği kabul edildi.
    8. sokak hayvanları aşılanmak, kısırlaştırılmak ve gerekirse rehabilite edilmek için bakımevlerine alınacak ve eski kanun uygulaması olarak alındıkları yerlere bırakılacak.
    9. kanunun yürütme yetkisi -itirazlarımıza rağmen- orman ve su işleri bakanlığında olacak. "hayvan hakları bakanlığı" talebimiz reddedildi.
    10. hayvanları öldürmenin istisnai halleri bu kanunda zikredilmeyecek.
    11. deney sözcüğü kanunda geçmeyecek.
    12. hayvanlar dizilerde, filmlerde vb. yerlerde psikolojini bozabilecek, fiziksel zararlar doğurabilecek şekilde çalıştırılamayacak. (bknz gömülen köpek, setlerde kullanılıp terk edilen atlar).
    13. hayvan dövüşleri tamamen yasaklanacak. folklörik dövüşlere de karşı olduğumuz açıkça beyan edildi, bu konuda da adım atılacağı düşüncesindeyim.
    14. "süs hayvanı" terimi kalkıyor, rehabilitasyon tanımı yapılıyor.
    15. il hayvanları koruma kurullarında avukatlar da görev alacak.

    genel olarak tasarıya ilişkin verilecek komisyon raporu'nun özeti bu şekilde.

    ilerleyen günlerde bu taslağı da yazılı olarak tekrar tbmm'de tartışma fırsatı bulacağız.

    özetle işimiz tam olarak bitmedi, siyasilerin oturduğu masalarda her zaman temkinli gitmekte fayda var.
    gelişmeleri bildireceğiz."

    tasarının detaylarını henüz bilmiyorum. baronun da belirttiği üzere siyasilerin sağı solu belli olmaz. o yüzden basının gazıyla havaya girmemek ve siyasetçilerle görüşmeleri sürdürmek lazım. ancak şu haliyle kabul edilirse standartların üstünde bir iş yapılmış olacağını söyleyebilirim. ideal mi? elbette değil. hele ki üretim çiftlikleriyle alakalı maddeler beni çok düşündürüyor. dileğim odur ki stk temsilcilerinin kabul edilmeyen istekleri üzerinde haziran'a kadar bir kez daha düşünülsün. çıkarabileceğimiz en iyi yasayı çıkaralım.

    --- haftalar sonra gelen edit ---

    maalesef dağ fare doğurdu: http://www.hurhaber.com/…ekline-elestiri/yazi-16431

    --- durum hiç iyi gözükmüyor ---
  • sonuna kadar desteklediğim kanundur. tabii ki hayvan hakları konusunda atmamız gereken çok adım var. yırtıcı kuşlara bile kışın yiyecek bırakan bir zihniyetten köpeklere tecavüz eden bir zihniyete nasıl geldik anlamak mümkün değil ama umarım bundan daha kötü olmayız.

    her maddesine katılmakla birlikte keşke barınaklar belediyelerin insafına bırakılmasa da her belediyenin yerine getirmek zorunda olduğu barınak standartları belirlense diye düşündüğüm kanundur.

    edit: yine içinden ölüm çıktı. tüm söylediklerimi geri alıyorum.
  • kanun eğer tam olarak yazan maddelerle geçerse her ne kadar hayvan hakları bakanlığı isteğim reddedilmiş olsa da gerçekten takdirlik bir durum olur. ancak yaşadığımız ülke ne yazık ki böyle bir şeyin olamayacağı yönünde beni şiddetli şekilde inandırmış durumda. tabii bir de bu yasanın uygulanabilirliği mevzusu var. insanları bu konuda eğitmediğiniz sürece yasalar sadece caydırıcı bazı etkilere sahip olabilir.
  • türkiye'de halen 9 yunus parkının hizmet vermekte olup, hükümet ile ilişkileri merak konusudur.

    ilgili kanun tasarısı tbmm çevre komisyonunda görüşülürken, akp adıyaman milletvekili mehmet metiner'in verdiği önerge kabul edildi. "hayvanların kullanıldığı kara ve su sirkleri ile yunus parklarının kurulması, işletilmesi ve gösteri yapılmasının yasak olduğu" biçimindeki düzenlemeden;

    "bu parklar ülke ekonomisine katkı sağlamalarının ötesinde, önemli sosyal ve kültürel rol üstlenmektedir. ücretsiz yürütülen sosyal sorumluluk projeleriyle, zihinsel ve bedensel engelli çocukların rehabilite edilmesine katkıda bulunulmakta; çocuk esirgeme kurumlarından, ilk ve ortaokullardan gelen çocuklarımız bu parklar sayesinde hayvan sevgisini tanımakta, deniz hayvanlarını yakından görme fırsatı elde etmekte, bu sayede çevreci bir bakış açısı kazanmaktadır."

    gerekçesiyle vazgeçildi.

    (bkz: sirklerin çevreciliğe önlenemez katkısı)
  • yetersizdir. değişmedikçe de maalesef tıpkı erzincan ordu evinde kediye işkence eden asker/ er / insanları çok göreceğimiz ve üzüleceğimiz kanundur. hayvanlara işkence edenler biliyorlar ki ''para cezası''yla kolayca yırtarlar eğer yakalanırlarsa, biliyorlar ki kendilerine fiziki dayak atılır ve kurtulurlar. örnekleri çok. direkt hapis cezası olmalıdır. hayvanlara işkence ve öldürmek suç sayılmıyor çünkü kabahat olarak nitelendirilip para cezası veriliyor. 5199 umarım değiştirilir yoksa yukarıda dediğim gibi gördük ve göreceğiz o aşağılık görüntüleri..
  • değişmesi an meselesidir. adalet bakanı açıklamıştır.

    (bkz: hayvanları koruma kanununa değişim müjdesi)