şükela:  tümü | bugün
  • hakkında yazılan makaleleri okuyup hüzünlendiğim balina.. bir de bir makalenin sonunda;

    "yanlızlığına rağmen gayet sağlıklı olduğu düşünülüyor. kuzey pasifik'de şarkılarına 20 yıldır hiç cevap alamamasına karşılık, şarkı söylemeye devam ediyor" denmiş..

    hiç de görülmemiş bugüne kadar, sadece sesi kaydedilmiş..
  • biraz önce haberdar olduğum ve gece gece beni hüzünlendiren balina. yalnızlığı severim de, böylesini değil.
  • intihar etmeye koşan penguenden sonra dünyanın en trajik canlılarından biri olabilir. bu linkten sesini de dinleyebilirsiniz.
  • kendisini duyan başka bir türdeşi olmasa da, kendisinden haberdar ve uğruna hüzünlenen koca bir medeniyet olduğunu bilse ne hissederdi kim bilir.

    bu kadar yalnız olup bu kadar yalnız olmadığından bi'haber olmak işin daha da büyük bir trajedisi...
  • balinalar, standart olarak 12-25 hertz frekansında ses çıkartabilmektedir ve bu frekans aralığını duyabilmektedir. ancak; o, 52 hertz frekansında ses çıkartabilmektedir ve haliyle diğer balinalar tarafından duyulamamaktadır. bu sebeple kendisine yalnız balina ya da 52 hertz denilmektedir.

    yıllardır bu şekilde, anlattıklarını kimsenin duyamadığı şekilde yaşıyor, yalnız başına.

    peki bu balinanın yıllar sonra, 52 hertz frekansında ses çıkartan bir balinayla karşılaştığını hayal etsene.
  • her şey 1989’da, pasifik okyanusu’nda amerikan donanmasının mavi balinaların sinyallerinin yanında, onlara çok benzeyen ama büyük bir farkla da ayrılan bir sinyali keşfetmesi ve kayıt altına almasın ile başlıyor.
    10 ile 39 hertz arasında şarkı söyleyen diğer mavi balinaların aksine, bu balina 52 hertzden şarkısını söylüyor. bu nedenle de diğer balinalar tarafından yokmuş varsayılıyor. deniz memelileri araştırmacısı bill watkins, 2004 deki ölümüne kadar bu balinayı araştırmakla uğraşıyor. onun ardından da araştırmalar devam ediyor. yapılan araştırmalar çevrede gemiler veya insanlar varken balinaların şarkılarını değiştirdiklerini, bazen daha derin söyledikleri bazense tamamen sustuklarını ortaya koyuyor. o nedenle bu balinanın bilinçli olarak bu şekilde sinyal üretmiş olabileceği iddia ediliyor. başka bazı araştırmacılar da bu balinanın bir tercih sonucu bu şekilde şarkı söylediğini, yalnızlığı seçmiş olabileceğini savunuyor. bazı araştırmacılar da türler arası (melez) bir çiftleşme sonucu doğmuş olabileceği, bunun bir mutasyon olabileceğini düşünüyor. ancak takip eden yıllarda hiç melez balinaya rastlanmadığı için bu iddia da rafa kaldırılıyor. ancak daha sonra melez balinalardan oluşan bir sürü keşfedilince balinamızın artık yalnız olmayabileceği, teoride mutlu sona ulaşmış olabileceği düşünülüyor.
    arkada çok fazla soru kalsa da balinanın gizemi bir türlü çözülemiyor. popüler medya balinanın erkek olduğu ve şarkısı nedeni ile aşkını bulamadığı hikayesini romantik bir şekilde kitlelere duyuruyor.
    bu gizemli canlı, deniz bilimcilerinin yanı sıra sinema sektörü tarafından da ilginç bulunuyor ve “52: the search for the loneliest whale” adı ile filmi yapılıyor(2015).
    kesin olan bir şey var ki, balinanın cinsiyeti, türü ve hala hayatta olup olmadığı bilinmiyor.
    hikayesi bu.
    sosyal canlılar olan mavi balinalar haberleşmek, eş bulmak veya sadece ne haber demek için şarkı söylüyorlar. denizlerin insandan başka nerdeyse doğal hiçbir düşmanı olmayan bu dev cüsseli canlıları, ne kadar görkemli ve ne kadar naifler…
    pasifik okyanusu’nun sularında, karanlıkta, aydınlıkta, yazın, kışın, yağmurda, fırtınada, güneşin altında binlerce kilometre tek başına yüzen bir balina…
    şarkısı diğer hiçbir balinanınkine benzemediği için hiçbir balinanın cevap vermediği dünyanın en yalnız balinası.
    insan kendine en yakın canlının bir balina olduğunu veya o balinayı en iyi anlayan kişinin kendisi olduğunu düşünür mü? düşünür. çoğumuzun hissettiği gibi 2 yıl boyunca işte bu balinayı benden iyi anlayan yoktu bu dünyada.
    hikayesini duyduğum ilk andan itibaren bu balina için üzülmüştüm. ama aklıma gelmezdi bir gün onu bu kadar içimde hissedip, tıpkı onun gibi yalnız ve sessiz, tonlarca suyun içinde nereye gittiğini bilmeden gezineceğim. kimi aradığını bilmeden, belki yolda kendini de bulma ümidi ile… gözlerimi kapattığımda suyun içinde, yerçekimsiz ortamda asılı duran bir balina var karşımda. biraz baş aşağı eğimli duruyor belki… gözleri kapalı. okyanusu dinliyor.
  • yalnız bir balina mı; yalnız bir insan mı olmak daha zor? eşini bulamayan, sesini kendi türlerine duyuramayan bu hayvan mı daha bahtsız yoksa bahtsızlık yaygarası koparan insan mı? kendi gibi bir örneği daha bulunmayan kahramanımız 52 hertz'lik tiz bir sese sahip olup, iletişim kuramıyor ve okyanusa da açılamıyormuş. yalnızlıktan yakınan bizler bağırsak duyuluruz, göz göze gelsek görülürüz, sokağa çıksak iri cüssemiz hemen göze çarpar. daha görülmek istersek sallarız bir küfür bak bakalım en ilgisizi bile kafasını mı çeviriyor yoluna mı gidiyor? kedilerin çiftleşmesini izleyen bir toplum, bağırıp çağırana da sadece bakıyor. farkedilmemek imkansızdır. ama başınız derde girdiğinde insan dediklerimiz; topluca seyir zevkine dalar. kaç kadının çığlığı duyuldu? sinema filminden, açık bir televizyon ekranından gelmiştir kabulleri kaç insanın vicdan yükü oldu? lafa gelince en namuslu insanlar, namusu kafalarına şal diye sarıp beyinlerini örterken vicdanı en gerekli yerde unuttular; bir ömür yük taşıma pahasına. çocukların ruhunu bile incitmezdi o yalnız balina. belki sesini duyuramazdı kendi türlerine ama kendi halini bizim çocuklara sevdirirdi. türkiye'de yaşayan insanların rotası şaştı. iyi insanlar vicdansızların sahneye çıktığı yerde balinanın kaderini paylaştı. şu yanlış; doğruya gel, bu zehir; şifaya sarıl derken onlar toplumu zehirlediler. aynı tüm dünyanın denizlerini öldürmeye çalıştığı gibi. olasılıklar her canlıyı farklı etkiler. herkes benzer şeyleri farklı zamanlarda farklı hikayeler içinde doz aşımıyla ya da etkisi hafif olarak yaşar. ama farklı yaşamların yazılmış ve içe kazınmış belli kuralları vardır. içte olan ve insanı saran vicdan ve ahlaktır. tüm sorunların kaynağı bundan gelir. ahlak sıfırlanmışsa bir toplumda inanç da, yüz akı tüm alışkanlıklar da güme gider. dile getirilenler hasta sayıklamalarına dönüşür. konuşanlar hasta olduklarını bilmezler. çok az insan yanlıştayken başını kumdan çıkarır.

    yetkili olanlar dünyada ya ehillikleriyle ya da bizde olduğu gibi demagoji yoluyla ve bu güce yakın markajları ile görev edinirler. her köşe başında duran oranın muktediridir. ama bu yalnız olduğu gerçeğini değiştirmez. etrafındaki kalabalık ona değil, yetki ve gücüne meftundur. iş biter esas yalnızlık orada başlar. zavallı bir yalnızlık verdikleri zevalin yansıması haline bürünür. asil bir yalnızlıktan uzaktır. insana değen, yaşama hizmet anlayışıyla bakmış insanların yalnızlığı asalet taşır. peygamberler, veliler, gönül dostları, yıkılan ülkeyi ayağa kaldırıp tekrar kuranlar, toplumu eğitenler, bilim adamları, geçmişi aydınlatanlar, geleceği itinayla, sağlıklı ve pozitif anlayışla oluşturanlar ve kadınlar; hani tanrının sevgisini, güzelliğini içinde ve yüzünde en çok taşıyan ve yansıtan bu varlıkların yalnızlıkları da insan olanın, olabilen şahsiyetlerin yalnızlığını taşır. çocuk ruhu incinmeden büyüyebilirse olağanüstü yalnızlardan birleşmiş ve barışmış bir toplum meydana çıkar. okyanus da bir balinayı yalnızlığına rağmen koruduğu gibi tüm konuklarına karada görülmeyen huzur, denge ve ahengi sunmuştur. biz insanlar orayı da bozmaya çabalıyoruz.

    52 hertz'lik sesin kahramanı bizlerin yalnızlıklarını da hissediyor mu? biz seni görüyoruz, izliyoruz. herkes birbirinin yüzüne aval aval bakarken kimisi havaya bakıp kuş gözlemi yapar kimisi de okyanusa dalıp senin yalnızlığını bize getirir. umutluyum, senin ve hepimizin adına; yaşam sürdüğünce, gölgelerimiz bizi takip ettiği sürece, küçük balıklar suda sana yol vermeye devam ettikçe yaşam ister karada isterse okyanusta, her cana hediyeler sunmaya devam eder ve ediyor da. aslında bu yalnız balinadan öğreneceğimiz şeyler de var. 20 yıldır farkedilmemesine rağmen şarkısını mırıldanması bile biz bahtsızlara hayatta mutluluğu içimizde bulmayı öğütlemez mi? bize sıradan ve basit bir öğüt verirken, yalnızlığı asil olmayanlara söyleyeceği bir ağıdı da yoktur. biz her yeni günü yeni bir şans olarak bulalım.

    son söz yunus'tan olsun: her dem taze doğarız, bizden kim usanası
  • diğer balinalar tanısalar çok severler eminim
  • izleyince duygulandıran balina. umarım bir balinayla karşılaşır ve soyunu devam ettirebilir.
  • garibin ismi bile bi farklı..