şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---

    o gün kadınlar yine özel hedefti; resmi rakamlar 60 civarında tecavüz olayını kayda geçse de, gerçek rakamın 400'ü aştığı artık saklanamadı. türk resmi kaynaklarına göre; 4 bin 214 ev, 1004 işyeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel vb. 5 bin 317 yer saldırıya uğradı
    --- spoiler ---

    asla unutulmaması gereken provakasyon.

    apoyevmitini genel yayın yönetmeni mihail vasiliadis'in değerlendirmesi

    http://www.renkhaber.net/…-yikilmis-evler_h307.html
  • kitlelerin manipülatif haberlerle nasıl yönlendirilebileceğine dair üzücü bir örnek. bilindiği gibi olayların temelinde "atatürk'ün evinin yakıldığına dair yayılan haberlerin" etkisi vardı. bizim dinciler de tabii buna dayanamamış ve gayri-müslimlere zulmetmişti. şimdiki akp'lilerin dedeleri için eskiden atatürk dendi mi akan sular dururdu. bu olayın menderes döneminde olması da çok önemli. bu olay sonucunda menderes hükümeti, avrupa-abd nezninde çok takdir edilmişti. yani bu olayın gerçekleşmesi menderes hükümetinin çok işine yaradığına göre bu işin arkasında menderes'in olması kadar doğal bir şey olamaz. menderes, sizin gibi, çok zeki bir adamdı.
  • "onbeş gün önce gol attığımda omuzlardaydım'' .

    o gün ise kayalar ve boya tenekeleriyle karşılaştım. en kötüsü harçlık verdiğim çocuklar evime saldırdı. evde ne pencere, ne kapı kalmıştı. kızlarım küçüktü, onları öldürmeye kalktılar. istanbul'dan emniyet müdürü evime geldi. gece gördüğü manzara karşısında 'aman allahım' demişti.
    çok sordular kim yaptı diye, ama o gün de söylemedim, bugün de söylemeyeceğim.
    (lefter küçükandonyadis)

    fenerbahçeli futbolculardan melih ılgaz, anlatıyor:

    "lefter için endişelendik ve büyükada'ya gittik. ibrahim kösem, niyazi tamakan ve şükrü ersoy birlikte lefter'i korumak için onun evinde kaldık." fenerbahçe'nin o zamanki kalecisi şükrü ersoy da şöyle anlatıyor: "lefter'i korumak için bir gece evinde kaldık, ertesi gün birlikte idmana gitti. birçok yabancı asıllı istanbul'u terketti ama, o gole devam etti."

    keşke istanbul'da yaşayan halk , katliama uğrayan bu insanlarımızı koruyabilseydi.
  • ahmet ümit'in beyoğlu'nun en güzel abisi kitabinda yer verdiği olaydır.
  • selanik de atatürk ün evine bomba atıldı, sözünden sonra başlayan 2014 yılında bile azıcık gazla aynı şeylerin olabileceği olaylar.
    not : madem bomba atıldı oraya git hesabını sor burdaki komşundan ne istiyorsun ?
  • aydın boysan'a sorarlar bir röportaj esnasında '' ne zaman limonata bardağında rakı içmeye başladık'' diye, alınan cevap daha ironiktir '' 8 eylül günü'' kısacası kabul etmesenizde biz sadece bu iğrenç olayla insanları değil bir kültürü kovduk veya öyle sandık, ne utanç verici.
  • türkiye'nin isminden hiçbir zaman silinemeyecek kanlı lekedir. ülkedeki hala devam eden, en ufak kıvılcımla alevlenebilecek tek ırk, tek din esaslı nefretin temelidir belki de..

    bizler utanç duyuyoruz, torunlarımız da utanacak..
  • 3 yil önce kadar selanikte pastanesi olan yasli bir amcayla tanismistim, türk oldugumu ögrendiginde hemen heyecanla türkce konusmaya baslamisti. hafif aksanli ama hala düzgün olan türkcesiyle istanbuldan 6-7 eylül olaylari sonrasi artan baskidan dolayi ailesiyle memleketinden ayrilmak zorunda kaldigini, ve o günden beri bir daha istanbula hic gidemedigini anlatmisti bana. uzun ve hüzünlü bir konusmanin sonlarina dogru ben mp3 calarimi cikarip ona bir sarki dinletmistim, sarki ezginin günlügünün 6-7 eylül olaylarina ithafen yazdigi signomi sarkisiydi. bu sarkinin adini söyleyip kulakliklari verdigim amca, orada gözyaslarini tutamamisti, bunun icin üzgün olan hatta sarkilar yazan insanlarin olmasi biraz da olsa sevindirmisti onu. istanbula gitmeyi hep cok istedigini ancak kalbinin hala cok kirik oldugundan bahsetmisti, bana istanbulu sormustu, televizyondan gördügünü, cok farkli gözüktügünü söylemisti. gözlerindeki o hüzün ve kirginliktir benim icin 6-7 eylül. hic bir özürle telafi edilemeyecek rezil bir gecmis, amina kodugumun ülkesi ne cok can yakmis zamaninda.