şükela:  tümü | bugün
  • herkesin metabolizmasının farklı olduğunun farkında olmayan bir gülse birsel yazısı. o dediklerini yapıp dobişliğe yelken açan çok kadın olacaktır. senin metabolizman taramalı gibi olabilir ama herkes öyle değil maalesef. içtiğin suyun ph değerine kadar kilo verme hızını etkileyen bir sürü şey var.
  • söylediklerinin muhtemelen cogu dogru seylerdir de, bu dediklerini yapamayacak (maddi sebeplerle cok fazla insan var). fakir edebiyati yapmak gibi bir niyetim yok.
    vücut/genetik yapisi sebebiyle cok fazla kilo alip vermeyen insanlarin bu konuda ahkam kesmesini can sıkıcı buluyorum yalniz.
    projede oldugumuz bir dönem, kaldigimiz otelin ramazan acik büfesine bizi de dahil ettiler. otel oldukca iyi, yemekler de cok cok güzeldi. genelde de cok yemek yerim, ama o aradaki abartmalari tolere edebilmek icin her gün spor salonunda mecburiyetten en az 1,5 saat calismam gerekiyordu (yemek iftar saati sebebiyle gec cikiyordu, isten sonra biraz da mecburiyetten takiliyordum). bizim bir arkadas hayvan gibi yemek yedikten sonra 2 servis tabagi dolusu da, baklavasi, sütlü tatlisi karisik tatli gömüyordu. cocuk asiri miskindi, sporu falan gectim, sirket icinde bile mecbur kalmadikca pek hareket etmiyordu ve hic kilo falan almiyordu. iyi o zaman, ben de diyeyim, bildiklerinizi unutun, yerinizden kalkmadan aksam yemeklerinde 8'den sonra bir acik büfe restorana takilin, tikanana kadar yemek yeyip, üstüne de baklavaya abanin.
  • gülse birsel gibi bir kadının nasıl cahilce, uzmanı olmadığı bir konuda böyle bir yazı yayımlayabildiğini aklım almıyor. "diyeti bırak" tavsiyesi nedir allasen? diyetisyenler bok yesin zaten, ne bilirler ki? senin kilon düzgünse en iyi beslenen sensindir. öyleyse ben de tavsiyelerimi sıralıyorum:
    boyum 182 kilom 78
    - her gün en az 1 litre kola içmek şart
    - ekmek de baya yerim. her gün en az yarım ekmek
    - günlük en az 150 gram civarı çikolata
    - iki öğün ye ama düzensiz ye. böyle karnın ne zaman acıkırsa işte. bazen gece 10'da kebap falan göm mesela
    - bol bol alkol ve sigara, hayatının en önemli parçalarından olsun.

    bu tavsiyelerimle zayıflayamayacağını düşünen varsa gülse birsel ve canan karatay'a da inanmasın. onlarınki de az çok aynı felsefe. gidin bir diyetisyen görün arkadaş, çok kolay iş.

    edit: sevgili dostlar, size hayatınız boyunca işinize yarayacak bir tavsiye vereceğim: bir insan, bilime düşman şeyler söylüyorsa, o insana güvenmeyin. susturun, sözleri zehirlidir. günümüz türkiye'sinde en çok bu çomarlardan çektiğimiz yetmezmiş gibi, bir de sağlığınızla oynamalarına izin vermeyin.
  • seviyorum bu kadini ama bazen her konu hakkinda da yorum yapmamak gerekiyor. 1 kitap okuyup, 2 makale okuyan herkes her seyin uzmani oluyorlar. arkadasina anlat tamam ama sen kose yazarisin, yapma.
  • aşırı cahilce bir yazı. genetik faktörler, metabolizma farkı hatta solduğun havanın bölge bölge kalitesi bile bunu etkiliyor.
  • e bu bildiğin karatay diyeti? vücut genetik yapısı, yok metabolizma hızı vs diyen arkadaşlar bir zahmet alıp kitabını okusun. 1 kibrit kutusu peynir ve 1-2 dilim kepek ekmeğiyle diyet yaptığını, sağlıklı beslendiğini zannedenler var hâlâ. kadın gayet de doğru şeyler yazmış. bir de "bu diyetler zenginlere göre yea" diye yakınıp fosur fosur sigara içenler, sürekli dışarıdan yemek söyleyenler var. asıl sigara içmek, lahmacun dahi olsa sürekli dışarıdan yemek zenginlere göre.

    bir de gülse birsen'in yazdığı tarz ((bkz: karatay diyeti) beslenmeyi uygulamamaları geçtim, uygulayanlara, insanların beslenme alışkanlıklarına saygı göstermeyenler var. polemik yaratıyorlar diye "şeker hastasıyım" deyip kapatıyorum konuyu çoğu zaman. açıklamaya kalktığımda bin senelik sikindirik diyetisyen saçmalıklarından öğrendikleri gibi "ama her şeyden dengeli yiyeceksin" gibi abidik gubidik yanıtlar veriyorlar. tahıl beyinliler.. ekmek kafalılar.. he canım vücudun şekere de ihtiyacı var he. ekmeksiz asla doymazsın he.
  • merdiven altında şifalı bitkiler ve kocakarı ilaçlarıyla tedavi uygulayanlardan hicbir farklı olmayan, yanlış yönlendirmeler ile dolu olan yazı.

    bugun bi diyetisyende muayene olmak, vucudun direncini, metobolizma hizini, kas ve yag oranini öğrenebilmek, bir diyet programi alabilmek 50 bilemedin 100 lira.
    nereye vermiyorsunuz bu parayı? diyet yapayim derken kilo alip, sağliginiz ile oynamak daha kolay geliyor belkide.
    'diyetisyen falan hikâye yaaa, yemiycen abiii' zihniyetiyle, sagliksız sekilde kilo verip 6 ayda afrika bufalosuna donmek isteyenler dinleyebilir.
  • şekeri ve hamuru keserek son 1 ayda 4 kilo verdiğim için desteklediğim yazı. zaten şeker ve hamuru kesince geriye ne kalıyor ki? ya sebze yicen ya da et (+yumurta).
  • cehalet kokan yazı.

    ayip, insanlar sagliklarindan oluyorlar,
    az utanma olur , az sıkılma olur
    kusura bakma gulsecim ama senin mevcut kilon yaşam biciminle ilgili değil

    hani kilo problemi olmayıp böyle 2-3 kilo fazlam var deyip ahkam kesenlere de ayrı uyuz oluyorum
  • gülse birsel de bozmuş, yok canım ya ülkenin havasından olsa gerek.böyle kötüye gitmemizin başka açıklaması olamaz.