şükela:  tümü | bugün
  • demokrasinin yıldızları ndan biri olan turgut özal, o derece demokrat bir insandı ki, kendisine rakip olabilecek siyasi liderler, siyasete dönmesin diye yaptığı hayır kampanyası mitinglerinden birinde, evetçiler için, ''yunancı bunlar yunancı bunlar'' diye suçlamaktan çekinmemişti.

    ne alaka diyeceksiniz. 6 eylül 1987 referandumu'nda hayır'ın rengi turuncu, evet'in rengi ise mavi idi.
  • turgut'u ve önünde no yazan tişörtünü hatırlıyorum bu referanduma dair.yaza denk gelmişti kampanya dönemi. çok eğlenceli, kıyasıya çekişmeli kampanya sürecinde dsp, mçp ve dyp gibi partilerde emanetçi durumundaki genel başkanlar asılları gelsin diye uğraşıyorlardı.

    turgut özal sanki tek başına diğer bütün siyasi partilere karşı mücadele ediyormuş gibi görünsede, hala etkin olan 12 eylül'ün yarattığı ruh hali de insanları etkiliyor ve darbeci zihiyete karşı durma kararlılığı gösteremiyorlardı.sonucunda;

    hayır; 11.636.395 geçerli oy ve % 49.84

    evet; 11.711.461 geçerli oy ve % 50.16

    şeklinde dağılım gerçekleşmişti.bu oy oranına güvenen ve rakiplerinin toparlanma ve örgütlenme şansını bulmasına fırsat vermek istemeyen tonton hemen baskın seçime gitmişti. 29 kasım 1987 tarihinde gerçekleşen baskın seçimde anap 8,704,335 oy ve % 36.31 düzeyinde oy alabilmişti.fakat seçim sisteminin sayesinde 292 milletvekili ve mecliste % 65 gibi bir çoğunluk sağlamıştı.
  • boykotçu olduğum ve boykot propagandası yaptığım referandum. hey gidi günler.
  • dönemin husyeli dergilerinden nokta'nın o haftaki kapağı belki de bütün bu süreci en güzel özetleyen şeydir.
  • çıkan sonucuyla, aradan 30 küsur sene geçtikten sonra tu kaka yapılan 12 eylül darbesinin aslında türk halkı tarafından ne denli benimsendiğini gösteren referandum.

    düşünsenize, sadece 40 bin oy yer değiştirse, türkiye tarihi tamamen farklı yazılmış olacaktı bugün.

    yine bugün, sokağa çıkıp millete 12 eylül darbesini sorsanız, savunan bir kişi bile bulamazsınız. o da işin kaypaklık tarafı tabii.
  • bütün iç anadolu'nun hayır verdiği referandum.
    http://tr.wikipedia.org/…letimestamp=20100915124811
  • bugünlerde, mhp ve eski merkez sağ'ın oyları neden akp'ye gidiyor veya gidiyor mu diye sorulurken, buna klas bir örnek teşkil etmiş bu referandumdaki bazı ipuçları.

    siyasi yasakların kaldırılması için; erbakan'ın daha önce 3 dönem milletvekili seçildiği, msp-rp zihniyetinin kalesi olan konya'dan ve mhp'nin oy deposu iç anadolu'dan külli hayır çıkarken; ecevit'in zonguldak ve baykal'ın antalya'sından evet çıkmış.

    özal'ın oy gücünü görünce kendi liderlerine hayır'ı geçirmiş, yüzlerine bakmamış "milliyetçi" ve "muhafazakar" seçmenler. zira yadırganıcak bir durum değil, kendilerinde evvelden beri mevcut olan biat kültürü'nün yansıması bu durum.
  • "özal karşıydı madem, bu anayasa değişikliğini niye tbmm'den geçirdi, mecliste ezici çoğunluk onundu" diye merak ederdim hep. meğer özal'ın eşsiz bir çakallığının sonucuymuş. o dönemde shp, dyp, dsp siyasi yasakların kaldırılması için bastırınca, yasakları savunuyormuş gibi görünmek de istemeyen özal fırsatı kaçırmamış. o zamanlar şimdiki gibi 5'te 3'le anayasa değişikliğini referanduma götürme olayı yokmuş, anayasa değişikliği için 3'te 2 şart. özal'ın anap'ının da 3'te 2'si yok ama 5'te 3'ü var. (6 kasım 1983 seçimleri'nde 5'te 3'ü de yoktu gerçi ama, mdp'den yaptığı transferlerle bulmuş.) öyle olunca 5'te 3'ün referandumla birlikte anayasayı değiştirebilmesini ve anayasanın geçici dördüncü maddenin kaldırılmasını tek kanun haline getirmiş, ki yasakların kaldırılmasını isteyen partilerin desteğini alıp, bundan sonra anayasayı kafasına göre değiştirmesini sağlayacak anayasa değişikliğini yapabilsin. bu arada paketin diğer maddeleriyle seçme yaşını 21'den 20'ye düşürüp milletvekili sayısını 400'den 450'ye çıkartmış.

    ama çakallık burada da bitmiyor. değişiklikleri tek paket haline getirmekle kalmamış, tasarıda bir şart da koşmuş: diğer hükümler doğrudan yürürlüğe girecek, ama yasakları kaldıran geçici dördüncü maddede yapılan değişikliğin onaylanması için referandum şart! kendi istediği anayasa değişikliklerini mecliste kabul ettirecek, yasakların kaldırılması da referandumda reddedildi mi kaymaklı kadayıf! bir şekilde de meclis'te 3'te 2'yi bulmuş, bu paketi, 17 mayıs 1987 tarih ve 3361 sayılı kanunu geçirmiş. sonrası malum, geçici dördüncü madde için referandum.

    şimdiki akp'lileri suya götürüp susuz getirirmiş özal. ama bu değişiklik ona da yaramamış, bu sayede özal'ın yaptırabildiği tek anayasa değişikliği 25 eylül 1988 referandumunda reddedilmiş. sonraki anayasa değişikliklerinde de bu hüküm pek bir farka yol açmamış, 5'te 3'ü bulmak için partilerin uzlaşması gerektiğinden, 3'te 2'yi de rahatça bulmuşlar anayasa değişikliği için. sonuçta özal'ın getirdiği değişikliğin kaymağını yiyen akp olmuş, 21 ekim 2007 anayasa referandumu ve 12 eylül 2010 anayasa değişikliği referandumu aracılığıyla 5'te 3'le anayasayı değiştirerek. şu anda da bu hüküm yüzünden, acaba akp 7 haziran 2015 genel seçimlerinde 5'te 3'ü, 330'u bulur mu diye hop oturup hop kalkıyoruz.

    yalnız özal'ın hakkını özal'a vermek lazım. şimdiki akp olsa çok rahatlıkla bu referandumun sonucuna itiraz edip "hayır" yaptırırdı. nitekim bazı yerlerden "evet" oylarını artırmaya yönelik, sonucu değiştirecek düzeyde hile haberleri gelmiş, anap itiraz edecekmiş ki, özal "yakışık almaz, hem bu yasaklarla bizi ab'ye de almazlar" deyip vazgeçmiş, yasakların kalkmasını sağlamış.