şükela:  tümü | bugün
  • deniz gezmi$, yusuf aslan ve huseyin inan'in, uc gencecik insanin asilarak katledildigi kara gun. olayin korkunclugu, gozle gorulen kisminin yaninda genclerin ailelerine yazdiklari mektuplarla kolayca anla$ilabilir. verilen idam karari, cinayetten ba$ka bir$ey degildir.

    deniz gezmi$'in babasina yazdigi mektup, $oyledir;

    "baba,

    mektup elinize gecmi$ oldugu zaman aranizdan ayrilmi$ bulunuyorum. ben ne kadar "uzulmeyin" desem yine de uzuleceginizi biliyorum. fakat bu durumu metanetle kar$ilamani diliyorum. insanlar dogar, buyur, ya$ar ve olurler. onemli olan cok ya$amak degil, ya$adigi sure icinde fazla $eyler yapabilmektir. bu nedenle ben erken gitmeyi normal kar$iliyorum.

    ve kaldi ki benden once giden arkada$larim, hicbir zaman olum kar$isinda tereddut etmemi$lerdir. benim de etmeyecegimden $uphen olmasin.

    ...

    annemi teselli etmek sana du$uyor. kitaplarimi kucuk karde$ime birakiyorum. kendisine ozellikle tembih et. onun bilim adami olmasini istiyorum. bilimle ugrassin ve unutmasin ki bilimle ugrasmak da bir yerde insanliga hizmettir.

    ...

    yaptiklarimdan en ufak bir pi$manlik duymadigimi belirtir, seni, annemi, agabeyimi ve karde$imi devrimciligimin olanca ate$iyle kucaklarim."

    ve yusuf aslan, babasina yazdigi mektupta $u sozlere yer vermi$tir;

    "sevgili babacigim,

    bu mektubu aldigin zaman ben ebediyen bu dunyadan goc etmi$ olacagim. ne kadar sarsilacagini tahmin ediyorum. bir bucuk yildan beri benim yuzumden nasil uzuntu icinde oldugunuz belli. bu son olayi da metanetle kar$ilamanizi sadece dileyebiliyorum.

    ...

    elbette ki, yillarca emek verip yeti$tirdigin bir oglunun, bir gunde oldurulmesi kolay goguslenecek bir olay degildir. fakat, siz benim ne icin, kimlere kar$i mucadele verdigimi biliyorsunuz. ben, bu acidan rahat gidiyorum. sizlerin de bu bakimdan rahat ve huzur icinde oldugunuzu, olacaginizi biliyorum.

    ...

    mektubum burada biterken sizi, annemi, yucel'i, ablami, aziz agabeyi, mehtap'i hasretle kucaklarim babacigim... salicakla kalin."
  • 25 yaşında olan hayata gözlerini kapatan deniz gezmiş bu tarihte idam edilmiştir. o tarihlerde tbmm'de idam kararı oylanırken süleyman demirel'in iki elini kaldırarak "idam edin o bölücüyü" nidaları attıktan sonra, yakın geçmişimizde, "o gençlerin idamı büyük bir yanlıştı, hala ızdırabını çekiyorum" anlamına gelen sözleri ile oy toplamaya çalışan bir siyasetçinin de ne olduğunu ortaya çıkarmıştır. ayrıca idam sehpasında tabureyi ayaklarının altından iten cellat kişisi, deniz gezmiş'in boyunun uzun olması nedeni ile idam eylemi boşa çıkmıştır ve bir karara göre ölüm zamanını geçen idam mahkumlarına idam cezası uygulanmış sayılıp cezası bitmesi gerekirken, o anda masaya ayak uçları ile değen deniz gezmiş için bir idam kararı daha çıkar ve masa ayaklarının altındn itilir.
  • an itibariyla tam 33 yil oncesidir. yurekteki burkulma, bogazdaki dugumdur.
  • türkiye tarihinin unutulmaz günlerinden biri olarak anılacak gün. bu memleket durdukça bunu unutmayacak ve unutturmayacaklar hep olacak.
    şu an memleketin dört bir yanında, politik çerçevenin bir yerinde olmayan sıradan vatandaş yaşantılı ve o günü bir şekilde yaşamış insanlar , annelerimiz , babalarımızın bile unutmadıkları ve andıkları gündür. kimi ağıt yakar kimi bunu marşa dönüştürür.
    ama üç fidanın kulaklarına fısıldanan hep aynı sestir aslında:
    " o mektuplar hepimize idi, yüreğimize yazdık; nasıl unutturabilirler ki artık.."

    (bkz: mare nostrum)
  • 6 mayis 1972 sabahi. ankara. gokyuzu bulutlu. bulut kumeleri arasindan yer yer gunes isinlari suzuluyor. yasar kemal'in deyisiyle 'sari bir yagmur' yagiyor. sabahki haber bultenini dinlemeyenler, gazete saticilarinin onunde obek obek... basliklara bakip aglayanlar var...

    ankara'nin karsiyaka mezarliginda uc kisi daha agliyor. uc gencin babalari bunlar. buruk yurek ve titrek elleriyle kefenleri araliyorlar son kez. sirayla ogullarini opuyorlar. yanaklarindan suzulen yaslar, olu canlarin alinlarina, yuzlerine damliyor...

    baba yureklerini uc cana esit dagitiyorlar. ayni duygularla kucakliyorlar uc olu bedeni... mezara indiriyorlar...

    ogleye dogru ankara'nin kizilay meydani'ndaki cicekcide, bir genc kizin koluna iki polis giriyor. genc kiz, asilmislar icin aglama sucunu islemekten gozaltina aliniyor. ve genc kiz, deniz gezmis, yusuf aslan ve huseyin inan'in mezarina kir cicegi atmaktan sanik oluyor...

    (bkz: nihat behram/@hamza kara)

    (bkz: uc selvi/@requiem)

    (bkz: yort savul/@keziban)

    (bkz: gelmeyen bahar/@sigata)

    (bkz: mare nostrum/@abani)
  • turkiye tarihinin en utanç verici en kara günlerinden biridir. yalnızca üç yurtsever ve masum genç adice katledilmemiş, sonsuza kadar silinmeyecek nefret tohumları da saçılmıştır bu topraklara. otuz değil üç yüzyıl da geçse bu kara leke silinmez/silinmeyecek.
  • yarın 35. yılı kanlı infazın. gerçekleştirenler halen ortalıkta.
  • 35 yil olmus... bir daragacinda üc fidan bir yort savul bir mare nostrum okumanin zamanidir..unutmamanin,unutturmamanin zamanidir.. gerçeklestirenlere şöyle okkali bir şekilde sövmenin zamanidir.. ey üç fidan,ruhunuz sad olsun....
  • üzerinden tam 36 sene geçmiş, kararı verenlerin hala doğru olduklarını savundukları 3 gencin - gelecek barındıran- hayatına son verdikleri kara bi gündür tarihte.. pırıl pırıl 3 gencin hayatına son vererek mücadeleye son verebileceklerini sanıp yanıldıkları tarih..

hesabın var mı? giriş yap