şükela:  tümü | bugün
  • başlık "ses temelli eğitim sisteminin düşünce yapımızı değiştirmesi" olacaktı ama ekşisözlük inatla "ya olmaz olsun böyle başlık" uyarısı verdi, ama tarih atınca bunu bir tür rezalet gibi algılayıp başlık açmama izin verdi, ilginç.

    aklıma düşen bir soru var.

    2006 öncesi okuma eğitimi cümle çözümleme yöntemi denen "ali ata bak" gibi fişlerle yapılıyordu, ardından fişlerin "ali" "ata" "bak" şeklinde kesilmesi ile kelime öğretiliyordu. sonra "a" "li" diye heceye ulaşılıyordu.

    tümdengelim deniyor buna.

    bu yöntemle okumayı öğrenen herkes daha uzun sürede okumayı öğreniyor ama daha hızlı okuyabiliyor, sayfayı gözleriyle bir kerede tarayarak içeriğini anlayabiliyorlar.

    ---

    şimdi ise ses temelli okuma yazma öğretimi var. mesela okuma eğitiminde k harfi "kee" diye değil, "kıh" "kh" diye vurgulanarak veriliyor. çocuklar "kartal" kelimesini harf seslerini birleştirerek okuyor, "kh..kaa..karr. kart. karta.. kartal!" diye kelimeye ulaşıyorlar.

    tümevarım.

    bu yöntem ile yarım dönemde okumayı sökebiliyor çocuklar ama kitap okumakta daha çok zorlanıyorlar.

    ---

    soru geliyor.

    sapir-whorf hipotezi ne giriyor mu bilmiyorum. bu teoriye göre dil düşünceyi etkiler. 2006 sonrası tümevarımcı ses temelli okuma yöntemi ile okumayı öğrenen çocukların sınav başarılarında düşüş olduğu iddia ediliyor. okuduğunu anlayamayan çocuklar yetişiyor.

    acaba okuma sisteminin değişmesi, bu yöntemle okumayı öğrenen çocukların düşünce sistemlerinde değişime sebep olmuş olabilir mi?

    not: öğretmen değilim, öğretmen eşiyim. pedagojiyle aram yok, o yüzden bu iddiadan emin değilim.
  • http://dergipark.ulakbim.gov.tr/…0050631/5000047879 iki sistemin karşılaştırılmasına dair bir makale örneği.

    sonuç kısmının ingilizce yazılması saçma olmuş ama alıntılayayım:

    results and suggestions
    according to the results of study, it is observed that sound-based
    sentence method makes reading earlier, makes student remember more at
    the returning from holidays, makes pre-reading-writing easier for children
    having difficulties in learning, makes students more active, and keeps the
    information alive, prevents students memorizing, helps student build
    knowledge in a proper way, supports learning principles, increases students
    level of attention, improves creativity, adapts turkish sound-structure very
    well, makes easy to pass from writing language to speaking language,
    supports social development, cares for synthesis, visualize syllables, makes
    relations between old knowledge and the new ones, has effective evaluation
    duration, considers individual differences of evaluation techniques and in
    the regard of italics writing, it prevents the writing mistakes of being letters
    in the wrong directions, transfers the continuity of thinking into writing,
    makes writing enjoy, makes it fluid and discontinuous, and when reading
    texts in different formats it helps to distinguish some sounds.
    on the other hand, teachers consider that analysis method maintains
    meaningful reading, makes fast-reading, students are able to tell long texts
    without any meaning losses, technical features of reading can be observed,
    it makes reading correct with more punctuation rules obeying, provides
    correct dividing of words when passing to a new line. besides, they told that
    it is easy to read a text with normal vertical format.
    ın the light of the results from study, it is suggested that in the soundbased
    sentence method, to provide proper meaningful reading, students
    should be trained in meaningful reading after the sound discovering stage,
    in order to recognize words easier at the fast-reading more exercises should
    be done, for students to tell long texts without meaning losses, especially at
    the free-reading terms, exercises for gaining skills in listening and telling
    should be done, in order to have a more proper reading with all
    punctuation rules obeyed and with all technical features of reading included
    (such as emphesis, toning, and tune) materials used and drama method
    should be effectively used in a good manner and makes sure that text is read
    without losing any wanted properties, for the removing of the miss-spell out
    problem when passing to a new line, additional exercises should be done to
    teach how to spell correctly, in order to students’ using punctuation
    properly, the meaning that these marks add to the text should be taught to
    students, and students should be stimulated to exercise in italics with the
    texts from study books, daily life, and study life.

    özetle diyor ki, ses temelli yöntemde daha hızlı öğreniyorlar ama cümle çözümleme yönteminde okuduklarını anlıyorlar ve daha hızlı okuyorlar.
  • sapir whorf yerine nineteen eighty four'daki (1984) newspeak yenikonuş daha uygun oluyor iddiaya. dilin gerilemesi düşüncenin de gerilemesidir.

    özetle, yeni okuma yazma yöntemi aptallaştırıyor.
  • şu anki sistemde bir sorun olduğu muhakkak. ancak bu sorunun ne kadarını öğretim yöntemine bağlayabiliriz pek bilmiyorum. lakin biraz konu hakkında konuşmak isterim. efendim iki yönteminde bir okuma eşiği vardır. o okuma eşiğini atlayan her çocuk nasıl öğrenmiş olursa olsun okuduğunu anlama konusunda sadece zeka algısı içerdiği derecede hakimdir. burada bana göre asıl sorun değişen toplum, eğitim, öğretmen ve veli profilidir. bir de her ne kadar atatürk türk milleti zekidir dese de pek öyle olmadığımız aşikar.

    her iki yöntem de aslında bir nevi ezbere dayalıdır. çok komik bu durum. neyse. cümle yönteminde ilk önce harfler öğretilir aslında. her harf yazılır, sonra o harflerle heceler yazılırdı. o heceler kıı aaa ka diye değil ka diye direkt olarak verilirdi. sonra cümleler verilir ayrıştırma işine geçilirdi.

    ses temelli cümle yönteminde ise sesler verilir. her sesin kendi okunuşu vardır. sesli harflerle birleştirilir ve heceler oluşur. o heceler birleşip kelimeleri. genellikle bakanlık sahaya inmediği için çocukların hece hece birleştirme yapacağını düşünse de öyle olmaz. onlar ses ses birleştirir. mesela çocuk se-lam diye okumaz aksine s se sel sela selam diye okur. çünkü işin özünde öğrettiğiniz yöntem harf birleştirme yöntemidir. çocuk harf harf algılar. zaten mantıka da aykırıdır çocuğun hece hece okuması zira okumayı bilmeyen bir insan heceleme yapamaz. bu da komik. neyse bir 4 5 yıldır çocukların böyle okuduğu bakanlığa bildirilir. bakanlık da duruma çözüm olarak: kapalı hecelerin birleştirilmesine dikkat edin gibi bir saçmalık ortaya çıkarır. çık da önemli değil. sahaya inmeden ancak bu kadar.

    gel gelelim ezber kısmına. esas komik kısmı budur. ilk okuma yazma öğretiminde zeka çok az kullanılır. tamamen görsel bir etkinlik. harfleri birleştirme mantığını anlayan bir çocuğa yazma yaptırmadan günde 2-3 saat çalışarak 1 ayda okuma öğretebilirsiniz aslında.

    neyse konudan sapmayım.

    bu arada paragraflarım konu bütünlüğünü bozuyor farkındayım. özür dilerim. mobildeyim. mobilde olunca çoğu yazacağım şeyi de unutuyorum. kafam çok dolu. neyse

    ilk 2 hafta falan mantığı kavratırsınız çocuklara. e lıı. el. çoğu çocuk elıı diye okur. bir kaç gün içinde ise el al gibi net okumalara geçerler. bundan sonrası her sese ait 16 hecenin sürekli tekrarına dayalı ezber sistemidir. e l aynı görüldüğü an el olduğu yerleşmiş olmalıdır. bazıları hayır o ezber değil diyor. hayır ezber. algıya geçmesi eşikten sonra. bu da çok pratik ile olabilen bir şey. çocuğu bu heceleri ve devamında gelen 3 harfli heceleri ezberleyrmeyecek kadar zorlamazsanız okuma eşiğini geçemiyor. cümle temelli sistemde ezber direkt kelime üzerine olduğu için bir kelime içinde 4 ayrı heceyi algılayana kadar 1 kelime algılamış oluyor.

    peki değişen profil olayın neresinde. burasında. zorlanmayan çocuklar. zorlanmayınca ne oluyor? mantığı öğrenen çocuk gün geçtikçe ilerlemiyor. ilk grupta hangi hızda okuyorsa son grupta da aynı hızda devam ediyor.

    atatürk'ün zeki dediği ama olmayan çocuklarımız zorlanmadıkları için eşiği atlayamıyor. bu da onların okuduğunu anlamayan çocuklar olmasına neden oluyor.

    sistem bunun neresinde? sistem bunun şurasında ki tüm harfleri öğrenip birleştiren çocukları başarılı sayıyor. teknik olarak haklı mı? haklı. velev ki öğretmen memnun olmadı. bırakabilir mi? hayır. velinin bırak demesi dilekçe vermesi lazım.

    sistem bununla sınırlı değil. sistem zaten zor olan bu sistemin yanında bir de matematik öğretiyor. yetmiyor yazı yazmasını da öğretiyor.

    okulu nasıl anlatıyorsun veliye? çocuklar hem öğrenecek hem eğlenecek. çok sıkıcı şeyler bunlar. inanılmaz sıkıcı. sonuç. çirkin yazan çocuklar.

    dikte yapılmalı. ne olmalı? karpuz diyeceksin çocuk yazacak. karpuz. kııaaarrrpıııuuuuzzzzz diye uzata uzata söyleyeceksin ki çocuk kelime içindeki harfleri çözebilsin. zor.

    cümle temelli de nasıl? karpuz. kafada zaten karpuz olarak kayıtlı. yaz. tahtaya metin yazdın deftere geçir dedin. nasıl okuyorsa öyle yazıyor. harf harf. sonuç. çok yavaş yazan çocuklar.

    veli neresinde? olumsuzluklardan söz ettiğimize göre hiç bir yerinde değil. velinin olduğu yerler nereler? başarılı öğrencilerin olduğu yerler. istisna? elbette var aptal mısınız siz?

    çözüm? okuma yazma kademesi. nasıl? 5-6-7 yaş aralığı. aylık da yapabiliriz. giriş yapılacak bu yaşlarda. 2 senelik formatta okuma yazma üzerine günlük 4 saat üzerinden. ilk senede çok iyi okudu. gönder 1. sınıfa. ikinci senesinde iyi okudu gönder 1. sınıfa. üçüncü senesinde iyi okudu gönder 1.sınıfa. üçüncü senesinde hâlâ okuyamıyor? gönder özel eğitim okullarına. zaten o kadar seneye kalmadan öğretmenleri fark edecektir. ama yok hâlâ bir sıkıntı varsa sorunun temeline inilmeli en azından. 1.sınıfa başlayan çocuk çatır çatır okumalı. sonra? 2 senede 4 yılın müfredatı verilir ve okuduğunu anlayan çocuklar çok daha başarılı olur.

    ve sen kardeşim buraya kadar okudun ama çevrendeki çocuklar böyle değil. evet sen iyi bir çevredesin bunları göremiyorsun ve sana çok mantıksız geliyor. belki de sallayan biriyim. ama sınav sonuçları ortada.

    tekrar özür diliyorum. mobilde yazdığım zaman ne yazdığım pek anlaşılmıyor. ellerim düşüncelerim kadar hızlı değil bir kaç dakika önce düşündüğümü hatırlayacak kadar zeki değilim. affola.

    bu arada ben yazmaya başladığımda saat 12 olmamıştı. muhtemelen atladığım yerler vardır. anlamsız gelen yerleri çok kasmayın.
  • hükümet iktidara geçtikten sonra sistemin değiştirilmesi manidardır.
  • bu konuda daha fazla makale varsa araştırmak istiyorum. zira çözümleme yöntemi gelmeden önce 1970’lerde ses temelli yöntem yine kullanılmış, sonra çözümleme yöntemine geçilmiş. o dönemlerde böyle bir değişim olduysa ses temelli yöntem beğenilmemiş olmalı.
  • açılın ben öğretmenim.
    boşverin şimdi yöntemini möntemini....
    okumayı öğrenme hızı evde yapılan tekrarların düzenli olup olmadığına bağlıdır. yani çocuk eve gittiğinde ders çalıştıran annesi, babası, abisi, ablası vs yoksa, aile içinde düzenli kitap okuma alışkanlığı yoksa, en azından 5-6 raflı iki kitaplık yoksa o ocuk doğru düzgün okuma öğ-re-ne-mez.
    doğru düzgün okuma ne demektir? okuduğunu anlamaktır değil mi? peki çocuğun okuduğunu anladığını nasıl anlarız?
    çocuk önüne konulan (yaşına ve zihinsel gelişimine uygun seviyedeki) kitabı okurken ilk defa karşılaştığı bir kelimeyi önce fısıltıyla veya heceleyerek sonra akıcı bir şekilde okuyup tümcein içindeki diğer jelimelerle birleştirdiğinde, yüzünde nutella yalamış gibi hafif bir tebessüm oluşuyors, o çocuk okuduğunu anlamış ve zihninde, hayal gücünde onu canlandırmış demektir.

    örnek kitap: https://esatis.tubitak.gov.tr/books/16486

    hadi hayırlı traşlar.