şükela:  tümü | bugün
  • önemli: olay forum donanımhaber üyesi birinin başından geçmiştir, ben bu olayı sözlüğe haber ediyorum.

    başlığın tam hali "6 şubat 2018 izmir narlıdere polis karakolunda bıçaklı tehdit şikayetinin vazgeçirilmesi için çabalanması" olmalıydı, karakter sınırı yetmedi.

    özet: kız arkadaşıyla tıka basa dolu bir otobüste ayakta seyahat eden bir üniversite öğrencisine magandanın biri "yol ver geçelim" diyerek laf atmış, olayın kahramanı buyrun geçin dediğinde önce kız arkadaşına küfretmiş, dahasında yumruklamıştır. maganda, buna sessiz kalmamak için saldıran 17 yaşındaki lise öğrencisine ise bıçak çekmiştir ve en ağır tehditleri etmiştir. polis ise taraflara şikayetçi olmamaları yönünde sözel baskı kurmuştur.

    --- spoiler ---

    öncelikle ekşi de üyeliği olan birisi konuyu orada paylaşabilirse sevinirim, ne kadar çok kişi görürse o kadar iyi.

    bugün saat 16 sularında izmir narlıdere'de kız arkadaşımla birlikte balçova'ya gitmek için 82 numaralı otobüse bindik. otobüs ağzına kadar doluydu ve biz de orta kapı ile arka bölümün başladığı yerdeydik. bilenler bilirler otobüsün o bölümünün koridoru çok dar ve yan yana iki kişi duramaz. biz de önlü arkalı olarak ayakta seyahatimize devam ediyorduk. birkaç durak sonra otobüse ismini vermeyeceğim şahıs bindi.

    omzunda askılı çantası, boynunda fuları olan bu şahıs milleti yara yara bizim olduğumuz bölüme kadar geldi ve bana "yoldan çekil de geçelim" dedi. ben de bulunduğum yerden otobüsün arkasına doğru baktım boş bir yer falan mı var acaba diye, daha sonra olmadığını fark ettim. ardından da "buyrun geçin" dedim, nereye geçebilirsiniz ki imasıyla söyledim. ben bir üniversite öğrencisiyim ve kimseye saygısızlık edecek birisi de değilim, kaba olsalar da. ben böyle diyince bu şahıs bana dik dik bakmaya başladı 1 karış mesafeden. ben tekrar "geçin buyrun" dedim sakin bir şekilde. ben böyle diyince sanki ailesine küfür etmişim gibi bi anda alevlendi ve bağırmaya başladı. daha sonra "kapamışsınız yolu sevgili misiniz nesiniz napıyosunuz lan" diyerek arkamda duran kız arkadaşımı kolundan sertçe tuttu ve benim üstüme doğru çekiştirdi.

    olay ordan sonra koptu zaten, adamla ben arbede yaşamaya başlayınca otobüste bulunan okuldan yeni çıkmış liseli kardeşlerden birisi araya girdi ve adamı omuz ve göğüs bölgesinden tutarak geri itti. çocuk böyle yapınca bu şahıs hedef değiştirdi ve çocuğa saldırmaya başladı. "çek elini yumruğu koyarım suratına" dedi ve küfür etmeye başladı. otobüsteki bazı kişiler de gelin böyle uzaklaşın o manyaktan edasıyla olayı yatıştırmak için bizi ve çocuğu öne aldılar. şahsa da yer verdi bazı kişiler ve başta söylediğim çantasından falçatayı çıkardı usulca, yukarı kaldırdı ve sallayarak çocuğu tehdit etmeye başladı. "nerde o şapkalı, in burda görüşücez seninle, sen kimsin beni ayırıyorsun, senin dilini kulaklarını ağzını kesicem, bu iş bitmedi dur sen" gibi laflar etmeye başladı. 17 yaşında bir liseli için ediyor bu lafları. hal böyle olunca polise haber verdik ve şoför de kapıları kapatıp son durağa kadar devam etti. yol boyunca otobüste kimin olduğunu umursamadan küfürlerine devam etti. küfür dediysem, düşünseniz bu kadar ağır şeyler söylemezsiniz. ha unutmadan, şoför kapıları açmadan son durağa kadar gideceğini söyleyince, otobüsteki bazı sevgili kişiler "bize ne ulan başkasının sorunundan aç kapıyı inicez biz işimiz var" diyerek tepki gösterdiler. bunu söyleyen kişinin 2 koltuk önünde adam falçata sallıyordu aynı zamanda. son durakta polis geldi indik otobüsten ve olayın kimlerin arasında olduğunu sordu polisler. bu şahıs polislere önden koşarak, liseli çocuğun, arkadaşlarının ve bizim ona saldırdığımızı söyledi ve bizden şikayetçi olacağını söyledi. şaka gibi değil mi. biz ve otobüsün büyük bir kısmı adamı gösterince adamı oturttular arabaya ve şikayetçi olup olmadığımızı sordular.

    neyse narlıdere karakoluna şahıs polislerle, biz kendi imkanlarımızla gittik. karakola girdiğimiz andan itibaren çok sevgili polis abilerimizin niyeti belliydi. olayın uzamaması. bu şahıs oradaki herkesin tanıdığıymış neredeyse. "yapmaz, allah allah nasıl olur, korkmuştur siz kalabalık olunca, şikayetçi olursanız mahkeme sizi de suçlu bulabilir, o da sizden şikayetçi, uzatmaya gerek yok" tarzı laflarla tam 2 saat bizi ikna etmeye çalıştılar. "prosedürü söylüyoruz sadece bak okul okuyosunuz mahkemede uğraşmayın ama siz bilirsiniz" gibi saçma sapan laflarla bizi ikna etmeye çalıştılar ama kararımız netti. ardından liseli çocukların yaşı tutmadığı için onlara çocuk şubeye gitmeleri gerektiğini ve bekleyeceklerini söylediler. bu şahıssa karakolda elini kolunu sallaya sallaya geziyor, polisler tutanak tutarken başlarında duruyor. liseli çocuğun yanında gelen otobüsteki diğer çocuklara da "sizle ne alakası var lan niye geldiniz" diyor ve hepimizden ona saldırdığımız bahanesiyle şikayetçi oluyor. bu arada 3 saatten fazladır karakoldayız ve hala ifade vermedik.

    neyse polis tutanağı getirip okuyor, kız arkadaşım onun kolundan tutup sarstığını, hakaret ettiğini söylüyor ben de tehditten şikayetçi oluyorum. yahu elinde falçata sallayan bi adamdan söz ediyoruz otobüs kamerası her şeyi çekiyor. bu şahıssa "falçatam vardı evet ama bunlar bana saldırınca çantamdan çkarıp elimde tuttum, inince de polislere teslim ettim göstermedim" diyor. yazdıkça sinir krizi geçiyorum. olay balçova-narlıdere sınırına yakın olduğu için balçovadan da ekip geliyor onlar da bizi ikna etmeye çalışıyorlar. ben de kız arkadaşım da şikayetten vazgeçmeyi hiç düşünmedik. bizim kararlığımızı gören polis memurları çocuklara yüklenmeye başladı. "adam sizden şikayetçi, siz de şikayetçi olmak istiyorsanız çocuk şubeye gidicez, arayın ailenizi gelsin, şikayet için avukat da lazım, yarın tekrar geleceksiniz, okulunuz var uğraşırsınız" gibi laflarla akıllarına girdiler. doğruya doğru, başka bişey için vazgeçmezdik. 8 tane liseli baktılar gözümüze "abi şikayetçi olacaksanız olalım ama yarın sınavımız var" dediler. e çocukların aileleri de gelince onlar da alıp gitmek istediler çocuklarını doğal olarak. polislerin eli iyice kuvvetlendi ve bizi göstererek "valla onlar şikayeti çekerse adam da çeker ancak o zaman çocuklar gidebilir" dediler. yaklaşık 20 polis, 15 veli bize baskı yapınca çocukların mağdur olmaması için istemeye istemeye geri çektik ve 5 saatin sonunda ayrıldık ordan.

    polis diğer arkadaşını göstererek "çocuk oyuncağımı lan bu, bu adam saat 8 den beri burda biliyo musun sen" diyip bana diklendi. gerçekten potansiyel bir katil nasıl bu kadar savunulur anlam veremiyorum. sırf bu sebepten ötürü şikayetçi olamadık. çocukların kimi karşıyakada kimi gaziemirde oturuyormuş ailesi de gelince gitmek istediler doğal olarak. ben polislerin her birine de söyledim. bugün bana yarın başkasına. düşündüm orada 'bu adam yarın birgün birini yaralasa, haberlerde görsem/duysam vicdanım sızlar mı' sızlar açıkçası. o yüzden o kadar "bu iş çok uzar" demelerine rağmen sonuna kadar gitmek istedim. şikayette bulunabilsem içim daha rahat olurdu.

    aslında bu konunun asıl amacı o adam değil de, "polis imdat" diye telefona sarıldığımız güzel abilerimizin, sırf başlarına iş kalmasın diye bir suçluyu bu kadar savunmaları. bizi balçova ekibi narlıdereye yolladı, narlıdere karakolu da az kalsın balçovaya geri yollayacaktı. en son pes ettirildik ve geri çektik. şimdilik aklıma gelenler bu kadar, daha gelirse eklerim. artık toplu taşıma bile kullanamayacağız sanırım.
    --- spoiler ---
  • yurdum gündemine bakınca şaşırtmamış olaydır.

    karı koca kavgaları bile kolluk kuvvetlerince barıştırılıp işin tatlıya bağlanması(?) suretiyle çözüme ulaştırılmaktayken söyleyecek çok şey yoktur. bir olayla karşı karşıya geldiğimde, kendimi bildim bileli "benim başıma gelse ne yapardım? mantığıyla hareket ediyorum. böyle olaylarda da aynı mantıkla kanunun çizdiği sınırlar içinde insanların şikayet hakkına müdahale olmaması gerektiğini düşünüyorum, ama her zamanki gibi düşündüğümle kalıyorum.

    olayı yaşayanlara da geçmiş olsun.
  • polisler işin kurdu dedikleri gibi mahkemelik olsanız adalet sistemi bu adama asla ceza vermez, siz dua edin adam o falçatayla façanızı bozmamış o halde bile basit yaralamadan ceza alır yine hapis cezası almazdı.

    gözünüz kesiyorsa kendi işinizi kendiniz çözeceksiniz yeni türkiye de kurallar böyle.
  • olayın tamamını okudum. aslında hiç de şaşırtmayan bir türkiye gerçeği. senin vergilerinle para kazanan, seni korumak için, halkın güvenliğini asayişini, katillerden hırsızlardan korumak için çalışan, ekmek parası kazanan emniyet güçlerinin nasıl çürümüş tiplerden oluştuğunu görmek için yeterli bir diğer husus.

    eğer devlet, biraz olsun halkın saygısını kazanmak istiyor ve bu kokuşmuş kurumların belini doğrultmak istiyor ise, bu kişiye ulaşıp, olayı yokuşa sürmeye çalışan tüm polis memurlarına disiplin cezası uygulaması gerekir.

    her yerde milleti yaşat ki devlet yaşasın diye bağırıp çağıran devlet yetkililerini acilen bu konuyla ilgiliye davet ediyorum.
  • (bkz: polis sizin dostunuzdur arkadaşınızdır)

    şair burada mağdur edene seslenmiş...