şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dışarıdaki cahil bok böceklerini birinin uyarması lazım, oraya toplanıp sohbet ediyor oluşları yıkıntı altında ses vermeye çalışan bir insan varsa bunun duyulmasını engelleyecektir.

    ama bizim insan temaşa gördümü çok sever toplanmayı... kafasına sıçtığımın öküzleri.
  • millet avrupa'da 1870'de yapilmis binada oturuyor. burda 1992 yapimi binalar cokuyor. allah belasini versin bu köylülere adam diye iş yaptiran düzenin.
  • bu daha deprem olmadan gerçekleşen felaket. depremi düşünmek bile istemiyorum.
  • itü'de bir hocamın anlattığı bir hikayeyi aklıma getiren olay. bir gün hocamız bilirkişi olarak yanında diğer mühendisler ve görevliler ile birlikte istanbul'da bir binayı incelemeye giderler, tabii kolonlar çatlamış ve deformasyon had safhaya çıkmıştır. doğal olarak binanın boşaltılması kararı alıp; raporu imzalarlar. artık iş bittiğinde dönmek üzere arabaya bindiklerinde yıkım kararına sinirlenen mülk sahipleri kaldırım taşlarıyla arabaya saldırıp camını kırarlar. bu insanlara iyilik yaramaz dostlar bu insanlar kendi mallarından başka hiçbir şeyi düşünmezler. ama tabii bu sorun değil sonuçta 100 hamal 99 profesörden üstündür değil mi?
  • vovovov başlığının altının çöplüğe döndüğü bina yıkım olayı. eğer yorum katmadan bilgi istiyorsanız

    -200 senelik hala oturulan betonarme bina diye bişey yok. merak ediyorsanız versay sarayı bahçesindeki saksılar betonarmenin ilk uygulamasıdır. modern betonarme bir yapının ekonomik ömrü 50 yıldır. bakım masrafı yıkıp yapmaktan pahalıya gelmektedir bu süre sonunda.

    - ekstra 3 katı yığma olarak yapmadıklarını düşünürsek çökmesine tek başına sebep olamaz.

    -bodrumdaki tekstilciler 2 makine daha sıkıştırmak veya bir şekilde yer kazanmak için kolonları kesmediyse adımı değiştirebilirim.

    -son olarak bir tavsiye. altı tamirhane olan binalarda oturmayın. arabayı düzeltmek-çekmek için kolonlara çengel takıp kastırabiliyorlar. sonuçta kolon siki tutuyor bu binadakinden farksız oluyor.

    edit: yazım hatası yapmışım bildirenlere teşekkürler.
  • geçenlerde yurtdışındaydım. avrupanın en zengin ve gelişmiş ülkelerinin başında olan bir ülkede eğitimdeydim. çok şey gördüm ve hepsi de beni bizde niye böyle değil diye üzdü. sadece bir anımı anlatmak istiyorum.

    akşam üstü eğitimden sonra çıktım dışarıya. bişeyler yiyip dolaşmak niyetiyle. durakta bekliyorum. bişey farkettim. bütün otobüsler sıfır yanaşıyor kaldırıma. tam duraktaki kaldırım ve otobüs kapısının yüksekliği eşit. inen kişiler direk kaldırımdan devam ediyor. belli ki oturup düşünmüşler bunu. araç için yol, ağaçlı ve çimli kaldırım, bisiklet yolu ve yaya yolu olarak 4'lü sıra yapmışlar. arkama baktım. genç bir kadın. çocuğunu okuldan almış. ortalama 5 veya 6 yaşında. çocuk da anne de ayrı ayrı bisiklet kullanıyor. çocuk önde, anne arkada bisiklet yolunda gidiyorlar. anne çocuğunun okul çantasını kendi selesine koymuş. gayet de keyifli ve güvenli bir yolculuk yapıyorlar. sonra baktım ki çoğu anne çocuğunu bu şekilde getirip götürüyor. şimdi söyleyin bana, ne annenin ne de o anda işinde olan babanın en küçük bir güvenlik endişesi olmadan yaşadıkları hayata biz de kavuşabilecek miyiz? cevabınız hayır ise ortadoğuda yaşadığınızın farkındasınızdır.

    bi de bugün yaşadığımıza bakın. adam evden çıkıp işe gidiyor. geldiğinde manzara bu. deprem mi oldu? hayır. saldırı mı oldu? hayır. ne oldu peki? cevap belli. bir facia ülkemizde gerçekleştiyse tek nedeni bizleriz. binayı yapanlar biziz. kontrol edenler biziz. içinde yaşayanlar biziz. çünkü bizler kan emiciyiz.

    ölenlerin ailelerine baş sağlığı dilerim. yaralılara geçmiş olsun dileklerimi sunarım.
  • valla mühendis gözüyle şöyle bir baktım iyi kötü tahminlerimi söylüyorum:

    -kesin olarak son kat, muhtemen de son 3 kat kaçak.
    -normalde bodrum, sığınak vs olması gereken ve görülebildiği kadarıyla şu anda dükkan olarak kullanılan bir bodruma sahip. (evden eve nakliyatı demiyorum onun da altı)
    -soldaki terasımsı diğer binayla bitişik nizam kısmı kaçak. dolayısıyla altındaki dükkan da kaçak.
    -dükkanın kaçak olan kısmını tek dükkan olarak büyütmek için kolon kiriş ortaya karışık dalınmıştır gibi tahminim var.

    gerçek tahminim orası da değil ama. görünen kadarıyla bahçe dahil komple altını oymuşlar binanın ve bahçe kadar bir bodrum yapmışlar. (bahçenin altında penceresi gözüküyor) . yani binanın altı ve bahçenin altı komple bodrum gibi sanki. muhtemelen projesinde olmayan ve bu büyütme nedeniyle genişleyen kiriş-döşeme açıklıkları zamanla ekstra katların bindirdiği yüklerle de deforme olmuş ve bina bodrum katın içine yutulmuş gibi inmiştir.

    edit: yıkılma anında gördüğüm kadarıyla problem gerçekten de burada gibi. zeminle bodrum arasındaki döşeme aşağı iniyor gibi gözüküyor. yani bodrum üstündeki bahsettiğim kirişlerden bir veya bir kaçının patlama olasılığı yüksek. yıkılma nedeni evden eve nakliyatın altındaki tabliyeyi taşıyan kirişlerin patlaması muhtemelen.

    edit 2: https://eksiup.com/8975049b2184 arkadaşımın uyarısıyla bunu da ekleyeyim . bu kapalı çıkma kirişleri duvarlardan daha ince. tüm katlarda da bu boyutlarla iş yaptıklarını düşünürsek binanın durumu pek iç açıcı değilmiş zaten.

    edit 3: https://eksiup.com/6f73cebb8653 anlattığım şeyin görseli.

    so guess what?

    aynı problemler yanındaki binada da var? hatta onun yanındakinde de. üzerinde maşallah yazandan bahsediyorum. hatta onda napacağız çatıyı canım diyip çatıyı da daire yapmış çok zeki müteahhit. peki bu bina gözden kaçtı ama yanındaki bina da bir problem var mı diye bakacak mıyız? tabi ki hayır dostum. bu binada biraz yalandan araştırma yaparız. yaşıyorsa projeciyi-müteahhiti göstermelik bir içeri alırız (ikisi de yaşamıyordur eminim binanın yaşını düşününce) ve sıradaki yıkılacak binayı bekleriz. bu binalar bu halleriyle bir kaç bin lira para yatırarak imarla barışmış bile olabilirler. sonuç olarak imar böyle bir şeydir. küs olmanın ne lüzümu var?
  • eşimin kuzeni o binada idi. az önce çıkarıldı ve hastaneye getirildi. bilinci açık. bacağında kırıklar var.

    çökme esnasında telefonla konuşuyormuş. telefonda konuştuğu arkadaşı da geldi hastaneye. çökmeden 10dk önce "deprem oldu, hissettin mi?" demiş. 10dk önce... hatta oğlu şiddeti kaç diye internete bile bakmış.

    benzer şey bi kaç gün önce de yaşanmış.

    edit: nazan abla ve kızı havva'nın sağlık durumu gayet iyi. havva 2 ameliyata girdi ve şu an uyutuluyor.
  • eski oturduğum evin bulunduğu bina olması hasebiyle bende anlaşılmaz duygular yaratmış hadise. geçen cuma işi bıraktım. yani taşınmasaydık çok büyük ihtimalle ben de o evde, üstelik 1. katta, 7 katın altında kurtarılmayı bekliyor veya ölü olacaktım. bina da öyle çok eski, kötü bir bina filan değildi aslında. banyo duvarı su sızdırıyordu en son. bunun dışında baya bildiğin asansörlü, dış cephesi yapılmış filan bir bina idi. şu anki evimiz ona göre çok daha kötü aslında.
    bizim valide ile ev sahibinin eşinin sıradan bir tartışması neticesinde evden ayrıldık. ev sahibi çıkmayın dedi. sonuçta parasını günü gelince alıyor. bizimkiler çok basit bir konu için taşınmayı seçtiler. halbuki kirasına göre konforu oldukça iyiydi. biz yine aynı çevrede başka bir yere taşındık.
    yine de şu an olduğu üzere işler düzeldikçe ev almayı düşünüyor olduğumuzdan, kiradan kiraya çıkmak normal şartlarda çok da tercih edilesi bir durum değil, güçlü ve geçerli sebepler yoksa. buna rağmen oldukça sıradan bir tartışmanın nelere yol açabildiğini göstermesi bakımından bu durum benim için çok farklı bir olay olarak yer alacak yaşamımda. tam da uzun süredir çalıştığım iş yerinden ayrılıp evde vakit geçirmeye başladığım zamana denk gelmiştir. şu an iki sokak yukarımda bundan önce yıllarca oturduğum evin kalıntıları, polisler, daha önce burada hiç görülmemiş kalabalık ve basına yansımış bir olay var. ben de kaderin ufak bir cilvesi sayesinde bu senaryonun kurbanı olmaktan yırtmış biriyim. hep ilginç bulduğum ölüm fikrini hiç bu kadar spesifikçe sezinlememiştim.
  • inanılır gibi değil, adam megafonla bir şeyler bağırıyor orada. belki enkaz altında kurtarılabilecek birisi cılız bir sesle yardım istiyor. bi dağılın çevresinden ya. merakınızı sikeyim sizin cahil bok böcekleri.