şükela:  tümü | bugün
  • mesajı aynen aktarıyorum. bu insanların çıkmayan sesi olmak zorundayız.

    merhabalar. çaylak olarak bize bahşedilen mesj hakkini kullanalım dedim. konuyu uzatmadan sizden sıkıntı yaşadığımız ancak sesimizi duyuramadığımız bir konuda yardımınızı istiyorum. öyp konusunu biliyor musunuz bilmiyorum. 2010 yılında kamudaki 657'ye tabi kadromdan istifa ederek öyp sistemi ile torpilsiz bir şekilde araştırma görevlisi oldum (sadece ales+dil puanı+diploma notu ile). amaç yeni kurulmuş üniversitelere hoca yetiştirmekti. söz konusu üniversiteler genelde referansla hükumet yanlılarını işe aldığı için, akademiye bu yolla girerek çok tepki aldık. 18 ay önce çıkan bir khk ile daimi olan tüm öyp'lilerin kadrosu 50 d'ye (doktora bitince işsiz kalınan) çevrildi ve doktorayı bitirince işsiz kaldım. yani kazanılmış hakkımız khk ile geri alındı. 6385 kişi benle aynı kaderi yaşıyor. hepimiz aynı anda işsiz kalmıyoruz doktoramız bittikçe işten atlıyoruz. bu konuda tweeterda #öyp50d başta olmak üzere birçok hashtag etkinliği düzenledik ancak kimseye sesimizi duyuramadık. "6385 akademisyenin torpilsiz olduğu için işten atılması" gibi bir başlık açarak sesimizi duyurabilir misiniz?

    edit: imla

    mecburi edit: arkadaşlar mesaj kutum yok onlar fetöcü, pkklı, zaten haketmiyorlar, yetersizler iyi olmuş gibi mesajlarla dolu. ya insanları yaftalamak sizin için ne kadar kolay bir durum haline gelmiş. gerçekten ayıp size. durumun ne olduğunun önemi yok, bu gün bu konuda yapılan haksızlığa ses çıkartmazsanız yarın size yapılan haksızlığa ses çıkartacak kimse kalmaz arkadaşlar, en ufak konuda bile ötekileştirme çabası içine girerseniz yarın sizin öteki olursunuz ve hakkınızı savunacak olanlar tarafından öteki olarak addedilirsiniz. sizin anlamadığınız ses hep birlikte çıkarsa gür olur, tek başınıza cılız bir sessiniz. insanları ötekileştirmekten vazgeçin ve insan olduğunuzu hatırlayın artık lütfen.
  • survivor'dan daha çok gündem olmayı hak eden başlık.
    (bkz: up)
  • hakkıyla eğitim, öğretim hakkı kazanmış insanların yerine birilerinin yardımıyla "akademisyen" olanların tercih edilmesi ve ülkenin gittikçe karanlığa itilmesi hadisesi.

    desteklenmesi gereken çağrı.
  • her ne kadar öyp'lilerin niteliklerini çok yeterli bulmasam da, öyp'nin kalkmasıyla yine de çok kişinin hakkı yenildi diye düşünüyorum. bu konuda iş yine devlete düşüyor. kimin hakkıyla, liyakatle o mevkilere geldiğinin tespit edilmesi gerekiyor ve gerekirse hukuki süreçlerle de bunun tescillenmesi gerekiyor. devletin kurumları bence bunları tespit edebilir.

    ancak ve ancak, eğer işinizin ehli olan bir akademisyen olduğunuzu düşünüyorsanız emekleriniz kesinlikle boşa gitmeyecektir. doktora sonrası da gerek yurtiçi gerekse yurtdışında akademide/araştırma merkezlerinde bolca iş olanakları mevcut. zira nitelikli insan hiçbir zaman boş kalmaz.

    ayrıca hukuktan çok anlamasam da, -söylediğinize göre hakkınızla öyp kadrosuna yerlesmissiniz- bence hukuki yollara başvurun ki kazanılmış bir haktan bahsediliyor en nihayetinde. böylece adalet er geç tecelli eder ve sizin gibi diger akademisyen adayları için de hukuken emsal teşkil eder ve umarım birşeyler düzelir.

    not: doktora öğrencisi
  • eğitimde sistem sahibi değiliz diyen sayın cumhurbaşkanımız neden sahip olamadığımızı buradan öğrenebilir. bilimsel eğitim için eğitimcinin yeterlilik ile değil aracı, torpil ile seçildiği bir eğitim sisteminde bir adım ilerleme sağlanamaz.
    geleceği inşa edecek hocalar yerine, slayttan ders anlatan ve tek derdi yoklama olan hocalara böyle saçmalıklarla mecbur kalırsak altay tankı herhalde motorsuz kalır, enflasyon fırlar, dolar dört liraya koşar, saman ithal ederiz ama tek derdi iktidar ve güç olanlar bile isteye torpilin, kul hakkı yemenin peşinde koşarlar. umarım büyüklerimiz bu yanlıştan dönerler, 6385 arkadaşımızın kazanılmış hakkı geri verilir ve adalet yerini bulur, geleceğe bilimsel eğitimi amaç edinmiş, tarafsız, siyasete bulanmamış temiz hocalar yetiştirirler.
  • artık şaşırmıyorum. tek kelimeyle tebrik ediyorum bir ülkenin eğitim sistemini başka kimse bu kadar sürede çöp edemezdi.

    anasını satayım birşey de diyemiyoruz rahatça şimdi bizi de bir bahaneyle suçlayacaklar diye.
  • malesef türk akademik sisteminde araştırma görevlilerinin durumu kanayan bir yara ve bu konu ne hükümette, ne yök tarafından kimsenin hiç ama hiç umrunda değil.

    ne yazık ki araştırma görevlileri bu yök'e ne yaptılarsa, bu ülkede bütün araştırma görevlileri üvey evlat muamelesi görmekte. öğretim görevlilerinden, uzmanlardan, okutmanlardan hiç bir şey beklenmezken, onlardan donanım, transkript, dil olarak hiç bir eksiklikleri olmayan, sadece o senelerde kendi şanslarına(şanssızlıklarına diyelim) arş. gör kadrosu çıkmış, yıllarca "asistan" diye aşağılanan bu insanlara sürekli "şunu yapmazsan işten atarım, bunu tamamlamazsan ilişiğini keserim" baskısı yapılmakta.

    bir öğr gör ders bile vermeyip hayatında bir tane makale yazmadan emekli olabiliyor bu ülkede, neler var bir bilinse. ama arş gör'de kırk tane kadro çeşidi çıkardıkları gibi yok 33ası, yok 50dsi, yok öyplisi derken, sürekli bir baskı, bir iş güvencesine karşı saldırı durumları mevcut yıllardır.

    yeni khklarla bu adamların hepsini işsiz bırakırlarken, bir diğer khk ile tüm okutman ve uzman kadrolarını kaldırıp onların hepsini öğretim görevlisi kadrosuna çeviriyorlar. böyle bir saçmalık, böyle bir adaletsizlik var mı? uzman'ın öğretim görevlisine çevrilmesi ne demek? o kadroya bunu yaparken, araştırma görevlisi adama "seni geçici kadroya aldım 10 senen dolduysa yallah seni atarım" ne demek?

    o zaman kim neden arş gör olmak istesin bu ülkede? kim niye akademisyen olsun bu ülkede?

    yök'e soruyorum;

    -araştırma görevlileri ile derdiniz nedir?
    -neden diğer kadroları sürekli pışpışlarken, arş görevlilerinin iş güvenliklerini ellerinden almak için çırpınıyorsunuz?
    -bu ülkede hak, hukuk adalet yok mu kazanılmış haklara nasıl olur da müdahale edersiniz?
    -teknik kadrosuna kadar herkesi öğr gör'e çevirirken artık daimi arş gör kadrosu vermeyeceğim deyip de uzmanı bile çevirirken, bunları neden öğr gör. kadrosuna çevirmezsiniz?
    -kafanıza göre doktora zorunluluğu şart koyduğunuz adamların alanlarını, bölümlerini hiç incelediniz mi lisansüstü eğitim yönetmeliğini düzenlerken? sizin bitmek bilmeyen "zorunlu öğretim üyesi sayısı" isteğiniz yüzünden onlarca küçük bölüm artık lisansüstü eğitim programı açamıyor, öğrenci ve öğretim elemanı yetiştiremiyor, siz bunların hiç farkında mısınız?

    bir gecede öğretim üyesi yaptığınız, doktorası bile olmayan insanları unutmadık.

    böyle adaletsizlik olmaz, insanlar elbet bir gün kanun karşısında haklarını geri alacaklardır. tüm üvey evlat muamelesi gören araştırma görevlisi genç akademisyenleri sonuna kadar destekliyorum. böyle saçma sapan bir akademik kadro ve baskı olamaz. böyle koşullarda akademisyen yetişmez.
  • ''türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz.'' repliğini bir kere daha akıllara getiren mühim olaydır.

    hak edenin hak ettiği şeye bu denli zor ulaşıp daha sonra da bu hakkı zorla elinden alınmaya çalışılan bir yerde, hak aramak da en az hak edinmek kadar zor. yapılan bu kayırmalara, torpillere, adamcılığa ses çıkartmadığımız takdirde yarın bir gün akademisyenlerin yaşadığı bu akılalmaz olay gibi olaylar sana, bana, bize, herkese, hepimize gelebilir.

    destek olunması gereken haklı bir hareket, haklı bir tepkidir; atılacak her adım meşru müdafaadır, kul hakkı yedirmemektir.

    umarım bu adım kartopu etkisiyle bir çığa dönüşür.
  • konuyu bir bilenin enine boyuna anlatması dileğiyle...
  • haklısınız, destekleyelim. ama elimde değil düşünmeden edemediğim bir kaç nokta var.
    khklar ile öypliler 50dye geçirilirken bir durun ne oluyor diyen sadece öypliler değildi, üzerine basa basa söylemek isterim ki öyplilerin vaziyeti karışıkken tanıdığım pek çok hoca elinden geleni yaptı, farkındalık yaratmaya çalıştı hiçbir şey yapamasa kol kanat germeye çabaladı. öypli diye insan değil muamelesi gösteren hiçbir hoca görmedim bugüne kadar.

    ancak insan merak ediyor. aynı khklar ile akademiye bir sürü emek vermiş hocalar tasfiye edilirken, özellikle mülkiye önünde cüppeler çiğnenirken neden çoğu öypli ortada yoktu? biz o zaman atılanlar hocanız olsa da olmasa da gelin diye feryat ederken, bunlar sizin başınıza da gelecek akademiyi katlediyorlar diye resmen bir ses çıkarmanız için yalvarırken üzerinize dökülen ölü toprağını hatırlamadan edemiyorum. eminim 6385 kişinin içinde ses çıkaranlar vardır ama çoğunuz yoktunuz, cüppeler ezilirken bile çoğunuz sustunuz. hatta bunu öypliler özelinden çıkararak genelliyorum, işin ucu kendisine dokunmadığı sürece ses çıkarmayan yüzlerce insandan söz ediyoruz, öğrencisinden hocasına.
    tek yumruk olalım diye feryat ederken pek çoğunuz ortada yoktu, hak ediyorsunuz demeyeceğim.
    elimizden geleni yapalım diyeceğim çünkü kimse işsiz kalmayı, emeklerinin çalınmasını hak etmiyor.