şükela:  tümü | bugün
  • bu başlıkta hümanizm kasan, 65 sene vergi ödemiş tabi otobüse ücretsiz binecek diyenleri anlayamadım.

    size işe gittiğim bir günümü anlatayım, neden bu kısıtlama uygulaması acilen başlamalı, siz anlayın.

    öncelikle belirteyim, yarışmaya istanbul'dan katılıyorum. üsküdar'ın bağlarbaşı semtinde yaşıyorum ve iş yerim taksim'de, istiklal caddesi'nin ortalarına doğru bir yerlerde.

    sabah tam olarak 7.30'da evden çıkıyorum, evimin karşısındaki duraktan otobüse biniyorum, sahile iniyorum. bu saatte otobüsün işe veya okula gidenlerle dolu olmasını beklersiniz değil mi?

    değil.

    otobüs 65 yaş üzeri insanlarla dolu, ben daha bir gözümü açamamışken, boş bulduğum bir koltuğa otururum. benden sonra binen amca/teyze otobüste boş koltuk olmasına rağmen benim yerimi istercesine bakmaya başlar. sonra boş koltuk olduğu için ben yer vermeyince laf sokmaya başlar. yolculuğumuz böyle geçer, ben sahilde inerim motora binip karşıya geçerim vs.

    akşam yine geri dönüş yolu, 12a hattı, 1 otobüse inanın 200 kişi falan biniyor. yaşlılar genelde 2. duraktan binerler çünkü üsküdar çarşının durağı orası, fıstıkağacı durağında inerler. bu bahsettiğim yerlerin arası 2-3 durak. tamam anladım yükü var, yokuş yukarı çıkamıyor. elindeki poşete bakıyorsun bir de ne göresin? ekmek. ekmek aq. yalnızca ekmek.

    istanbul'da yaşayan insanlar buna aşinadır, evinden çıktığın andan itibaren, 100 metrelik alanda illa bir fırın, bakkal, market bir şey vardır. olmaması mümkün değil. hele ki üsküdar gibi bir yerde imkansız. bakın bahsettiğim amcalar teyzelerden benim binada oturan var, yan binamızda fırın var, karşı kaldırımda 2 tane yan yana market var, arka sokakta bir tane daha var, her yer kuru yemişçi, bakkal çakkal vs dolu ve bu kadın yine üsküdar'a iniyor ekmek almaya.

    bir de şu açıdan bakalım, sosyalleşiyor belki diyeceksiniz. kusura bakmayın ama ben daha mezun olalı 1 sene olmadı, aldığım maaşın tamamı kirama ve faturalarıma gidiyor, üstüne 40 tl ödediğim akbilim 205 tl oldu, ha bir de şu an ekonomiye katkıda bulunan benim, türkiye'nin ekonomisinin yarısını tek başına oluşturan bir şehirden iş gücüne katıldığım için. 9 saat mesai yaptıktan sonra benim oturmaya hakkım var arkadaşım. benim o 1 saatlik yolu oturarak gitmeye, ekmek almaya evinin 1 km ötesine giden insandan daha çok hakkım var. bunun yaşla alakası yok.

    anlayacağınız o ki, bu işe bir son verilmeli. yorucu oluyor. bir de hastanelerde gençlere öncelik verilmeli bence yaşlılara değil. bunu da buraya ekleyeyim.

    edit: bu entry'i okuduktan sonra, bana küfür ve hakaret içeren bir mesaj atacaksanız zahmet etmeyin, insanların fikirlerine saygı duymuyorsanız da duyabilmeye çalışmanızı tavsiye ederim. zira dünden beri aldığım mesajlar fazlasıyla kğfür ve hakaret içeriyordu. kendiniz maruz kalmıyorsunuz diye dünya sizin fanusunuzda yaşananlardan ibaret sanmayın, otobüste metrobüste yolculuk yapın, bu başlıkta neden benim gibi bu durumdan şikayetçi anlarsınız.
  • sabah 6:30 - 9:30 arasıyla, akşam 17:30 - 20:30 arasında 65 yaşın ücretsiz binişlerini iptal edeceksin, o saatte gerçekten binmesi gerekiyorsa para ödeyecek ya da işlerini farklı saatlerde görecek.

    bunun çözümü bence bir tek bu. tamamen kalkması da anlamsız.

    yoğun talep üzerine düzeltme : akşam 17:30 olarak açıkladığım saati 16:30 olarak revize ediyorum. hepimize hayırlı uğurlu olsun.
  • şahsi fikrim, sınırsız biniş yerine bir kotaya tabi tutulması. ayda 50 biniş hakkı gibi. hepimiz bir gün yaşlanıcaz ve emekli aylığımız kiramıza yetmeyecek, hatta huzurevi aylık parasına bile...
  • diyarbakırda ne güzel sınırlama getirmiştiler ayda 60 biniş hakkı vardı kayyum geldi yine sınırsıza çevirdi iyi bok yedi adam öğlen namazını şu camide ikindiyi bu camide akşamı ebesinin camisinde kılıyorum diyor göt herif otobüs ücretli olsa namazı bırakırdı
    edit: coronayı da bu destursuzlar yayıyor diye belediyeler. ‘geçici’ olarak 65 yaş ücretsizlerini durdurmuş amk bak taaa ne zamanlarda söylemişiz sikleyen yok ki
  • lütfen yapılsın bu. rica ediyorum. sembolik bi ücret olsun. bedavacılık sorun doğuruyor.
  • bunun yaşlı sevmemekle falan ilgisi yok.
    sabah onca öğrenci, memur canhıraş bir çabayla işe okula gitmeye çalışırken 65 yaş üstü amcalarımız teyzelerimiz bir zahmet sokağa çıkmak için 9;30'u beklesinler. yani nereye yetişecekler sabahın köründe bilen var mı?
  • soru: "elalemin yaslisi para cebinde geziyor bizimki ne yapsin?"
    cevap: duzgun partilere oy verselermis zamaninda. ceplerine para girermis, paranin degeri olurmus. yurt disinda gezerlermis bizimkiler de. bunun sorumlusu kendileri. hic acimam.

    cok yerinde uygulamadir. yogunlugun azaltimasi acisindan etkili bir adim.
  • yaşanmış bir hikayemi anlatayım. tam okul ve işe gidiş saati malum otobüs ağzına kadar dolu. yaşlı bir beyamcamız girdi içeri öğrencilere laf atıyor kalkın da biz oturalım diye. çocuklardan cevap yok haliyle. bu amcamız söylenmeye devam ederken şoför karıştı lafa "ulan be adam günde 3 kere sadece benim arabaya biniyorsun bir aşağıya bir yukarıya yeter millete çatma evde karıyla kavga edip burda millete çatıyorsun" diye.

    sonra şoför ile konuştuk her gün boş boş geziyor akbil bedava diye geziyor bir de en yoğun olan saatlerde dedi.

    özetle değil bu yasayı -yasa mı deniyor buna artık ne deniyor bilmiyorum- kabul edeni, meclise getirene bile oy vereceğim. doğu perinçek teklif etsin ona da okeyim valla bak. her gün işe giriş yada çıkış saatinde günden/kahveden gelen teyze görmekten bıktım otobüslerde.

    en azından belli saat aralıklarında bedava yapsanız da görmesek şu teyze/amcaları
  • çözümü gayet basit olan sorundur.
    ne saat kısıtlaması ne aylık belirli bilet sayısı.
    biniş başına 25 kuruş gibi cüzi bir rakam kesilmeli.
    inanın 65 yaş yoğunluğu %80 azalır.
    insanların bedava olan şeye ihtiyacı olmasa da rağbeti olur. sırf o hakkı zayi etmemek için bile kullanır.
    ama ufacık bir meblağ koyulsa, o para canını yakmasa bile insanlar kullanmaktan vazgeçer.