şükela:  tümü | bugün
  • vergisini ödediği için binmeye her şekilde hakkı olan, devletin tanıdığı ayrıcalıklardan da yararlanan insanların yaptığı davranıştır. bunu yapmaya hakları vardır. hakları olduğu için"istila" denemez.

    parcxerox uyardı sağolsun:başlık başa
  • indirimli kartları ile işe gidiş saatlerinde otobüsleri istila eden öğrenciler kadar istilacı değillerdir, en azından gürültü yapmazlar. her görüldüğünde yer verilmelidir.
  • geçen günlerde bir amcamız 65 yaş üstü kartını dolmuşta da kullanmak isteyip, sert münibüsçü abimize gösterdi. anadolu çocuğu yer mi? "o kart burda geçmez dede neyse geç geç hadi." dedi de neyse ki bir cinayet falan gerçekleşmedi, şaşırdım.
  • bu uygulamayı sömürenler de var. geçen gün bir amcadan, otobüslerin sıcacık olduğunu ve doğalgaz parası vermemek için fırsat buldukça günün çoğunluğunu halk otobüslerinde geçirdiğini duydum.
  • şu an içinde bulunduğum otobüstür. hac kafilesi gibiyiz. tüm oturaklar ihtiyarlarla dolu olduğu gibi bastonlu dede dahi ayakta duruyor. ihtiyarlar "sıkışın bakim arkaya doğru" diye çığırıyor.

    yer: konya
    saat: 9.30
  • doğru otobüse bindiğine emin olup olmadığını sorgulatır insana. insan şüpheye düşer , acaba bir sonraki durak ahiret mi? diye.
  • istanbul 76o avcılar-otogar seferi yapan otobüse sabah 07.00 ile 09.00 arası binmemiş birisinin isyanı.

    "kaptan borusan'a girermi ?" borusan oto diye bir yer yanlış anlaşılmasın.
    "halkadan geçer mi ?" doğrusu: halkalı'dan geçer mi ? olacak.

    bir de ikitelli organize sanayi bölgesini tanıtır gibi gezdirir sizi, kimse de inip binmez o duraklardan.

    yok yok onunla yarışamaz, o bir efsane. 500t
  • bu teyze ve dayıların özellikle işe gidiş ve iş çıkışı saatlerinde toplu taşımayı kullanıp milleti neden kilitlediğini hiçbir zaman anlayamadım. teyzecim 30dk sonra binsen hem sen bomboş yolda, daha hızlı ve telef olmadan gideceksin hem de işinde gücünde olan insanlar birbirinin götüne yapışmayacak.

    buradan sesleniyorum teyzeleri, amcaları 9'dan evvel yollara salmayın. n'olur ya.
  • elinde börek tepsisiyle altın gününe giden teyzelerin de dahil olduğu gruptur bu istilacılar.

    teyzem yanına, henüz üç aylık bebesi olan gelinini de alır. evden çıkmadan da tembihler "gız ayşe, bileziklerini de dak" diye; bilezikler takılacak ki gündeki karılar hasedinden çatlasın.

    ecrin hira bebeğe pembe kıyafetleri giydirilir; kara kıllı kel kafasına kafam kadar güllü dallı saç bandı da takıldı mı, oh; gün ekibi metrobüse binmeye hazırdır. (çok acayip bir cümle oldu.)

    teyzemizle gelini, metrobüse avına atılan aslan edasıyla binerler; kapıdan sokmaya çalıştıkları iki asgari ücret değerindeki bebek arabasıyla önlerine geçeni ezerler. (bu arada ecrin hira'nın babası sahiden asgari ücretle çalışmaktadır ama köyde üç beş tarlaları var, icar parası geliyor senede bir... fakirler aslında ama gönülleriyle birlikte, imrendikleri ve de takip ettikleri fenomenler de zengin olduğundan, farkında değiller. neticede evlerinin "piremsesi"ne iki maaşlık bebek arabası alsalar çok mu? hem çatlaması gereken komşulardan yukarıda da bahsetmiştik.)

    konuyu dağıtmayalım. bunlar metrobüse biner ve herkesten kendilerine yer vermelerini beklerler. kaynana teyze, önden koşarak ilerler ve boş bir yer bulup konar; yandaki boş koltuğa da elini uzatıp parseller ve gelinine, tarlada patates çapalarken, köşede sopayla solucan ezmekte olan oğlundan su isteyen teyze sesiyle seslenir "gel gız ayşe, gel otur şuraya" diye...

    bebek arabasını koridora yerleştirip, ecrin hira'yı da kucaklarına alarak; beylikdüzü'nden bayrampaşa maltepe'ye doğru yola çıkarlar...