şükela:  tümü | bugün
  • pkk veya feto cu oldugunu dusundugunuz birsini öldurebiliyormuyuz simdi?

    oldu olasi arinma gecesi gibi bir gun yapalim .
  • birileri için yağlı ballı çörek tadında düzenlemedir.
  • buna sebebiyet verenleri de kapsıyor mu?
  • bir sonraki khk'da "arınma gecesi" maddesinin olacağının habercisi olan madde.
  • bu insanların sıralı tam listesini versinler de yollarına çıkmayalım bari.

    vatana ihanet gibi bir maddedir. eşitlik ilkesine aykırı bir kere.
  • "bunların devamı niteliğindeki eylemler" ifadesi muallak
  • hangi iç savaş.

    tayyip erdoğan şuan sokağa dökülebilecek her muhalefet haraketini karıncanın başını ezer gibi ezecektir.

    rüyalarda yaşamamıza gerek yok.

    tsk ve polis teşkilatı dahil ülkeninde yarısından fazlasını arkasına aldığından kalan diğerleri için nefes alma fırsatı bile yoktur.

    iç savaşmış. hangi iç savaş. en fazla gezi gibi olay olsa şuan 24 saatte ortalıkta gezici kalmaz.
  • kristal bir gece yapıp hepimizi öpmeye çalışacaklarının yolunu hazırlamaktır.
  • söz konusu hüküm, >>8.11.2016 tarihli ve 6755 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınması gereken tedbirler ile bazı kurum ve kuruluşlara dair düzenleme yapılması hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabul edilmesine dair kanunun 37'nci maddesine eklenen fıkra<<dır.

    ekleme sonrasında, mevzubahis 37'nci madde aşağıdaki hale gelmiştir:

    "sorumluluk

    madde 37 -

    (1) 15.7.2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.

    (2) resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15.7.2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır."

    kritik nokta şudur ki bu eklemeyle yalnızca 15 temmuz günü gerçekleştirilen "darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin" değil, "bunların devamı niteliğindeki eylemlerin" bastırılması da sorumsuzluk kapsamına alınmıştır. hem de külli bir sorumsuzluk!

    yani birisi, herhangi bir eyleminiz dolayısıyla sizin "15 temmuz darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin devamı niteliğinde eylem"de bulunduğunuz iddiasıyla sizi yarın öbür gün yaralasa, kolunuzu koparsa, eylemin suç oluşturup cezalandırılmasını bırakın, fail -değişiklikle getirilen hukuki sorumsuzluk dolayısıyla- haksız fiilden ötürü size tazminat ödeme yükümlülüğü altında dahi olmayacak.

    sınırları belli olmayan, son derece ürkütücü bir değişiklik bu (bkz. suçta ve cezada kanunilik ilkesinin bir görünümü olan belirlilik prensibi).

    kaldı ki cezaların en önemli işlevlerinden biri caydırıcılıktır. devlet böyle "ne yaparsanız yapın cezai sorumluluğunuz olmayacak" dediği vakit; zaten gözünü kin, nefret, öfke bürümüş güruh suç işlemeye teşvik edilmiş oluyor.

    bu düzenlemeyi neresinden tutsak elimizde kalır. kolluk varken terör eylemini bastırma "görevini" yurttaşlara vermek de neyin nesi? öte yandan, bu faaliyeti kolluk gerçekleştirdiğinde dahi bu kadar geniş kapsamlı ve belirsiz bir sorumsuzluk hali kabul edilemeyecekken, bu iş için eğitilmiş olmayan, sıradan yurttaşın bu gazla neler yapabileceğini varın siz düşünün.

    neyse. konu gündemi biraz daha meşgul ederse bu tartışmalar da terörle mücadele güzellemeleriyle bir güzel savuşturulur. e biz de yeriz elbette.