şükela:  tümü | bugün
  • hemen hemen tüm dinlerin kutsallık atfettiği rakamdır. peki neden kutsal sayılır 7? araştırdım ve bir dolu sonuca vardım. bu kutsallık anlayışı çok eski çağlara dayanıyor. bu işin uzmanları diyor ki ;

    7 sayısının gizemi, yıldız tapımından kaynaklanır !

    ilk insanlar gökyüzüne baktıklarında 7 hareketli cisim gördüler: güneş, ay ve 5 gezegen.

    gezegenlerin ancak 5 tanesi gözle görülebilir.

    bunlara kutsallık atfedildi. her birine bir gün ayrıldı. o gün o gök cismine tapıldı. (sabiilik, yıldız tapımı dini)

    pazar günü güneş günüdür. ilk gün en büyük hareketli gök cismine aittir : sunday . bu gün güneşe tapılır.

    pazartesi, ikinci büyük olana ait. yani ay günü: monday. bu gün aya tapılır.

    çok eskilerden her gün, her lisanda, o gün tapınılan yıldızın adı ile anılırdı.

    bilhassa batı dillerinde, gün isimleri ile gezegen isimleri arasındaki bağıntı hala görülebilir.

    yedinci gök cismine tapma gününden sonra tekrar güneşe tapma günü geliyor doğal olarak.

    yani yedili bir devir.

    böylece 7 günlük bir döngü ortaya çıkıyor ve bu bir "zaman ölçme birimi"ne dönüşüyor.

    buna hafta denir.

    dünyanın her yerinde, her millette hafta 7 gündür.

    çünkü her etnik gurubun geçmişinde yıldız tapımı vardır.

    bunun için yedi günlü zaman ölçüsü her millette ortaktır.

    sonradan gelen musevilik, hıristiyanlık ve islamiyet de kendilerinden önce oluşmuş olan bu zaman ölçüsünü benimsediler.

    bu yüzden bu dinlerde allah'ın evreni 7 günde yarattığına inanılır.

    yani bu dinler evrenin 7 günde yaratıldığını öne sürerken, eski yıldız tapımı inancının bir ögesini yeni dinin içine taşımış olmaktadırlar.

    şimdi, haftanın 7 gününü tek tek inceleyelim, hangi, gün hangi gök cismine tapılıyor bakalım:

    pazartesi: ay günü

    ingilizce: monday moon:ay day:gün ay günü

    almanca: montag mond:ay

    salı: mars günü

    italyanca: martedi marte:mars gezegeni

    fransızca: mardi

    çarşamba: merkür günü

    italyanca: mercoledi mercurio:merkür gezegeni

    fransızca: mercredi

    perşembe: jüpiter günü

    italyanca: giovedi giove:jüpiter gezegeni

    fransızca: jeudi

    cuma: venüs günü

    italyanca: venerdi venere:venüs gezegeni

    fransızca: vendredi

    cumartesi: satürn günü

    ingilizce: saturday satürn günü

    insanların 7 sayısına kutsallık atfedip, her şeyi 7 ile ifade etmeye başlamaları bu yüzdendir.

    hafta 7 gün,

    gökkuşağı 7 renk,

    dünyanın 7 harikası ,

    soyumuz 7 göbek,

    buyuk ayı 7 yıldızlı,

    nota sayısı 7,

    islam dininine gore kainat 7 safhada yaratıldı,

    kabe'nin etrafi 7 kere tavaf edilir (dolasilir),

    manevi bilgeliğin rakamı yine 7,

    katoliklerde 7 sakrament esas,

    yahudilerde kutsal şamdan 7 mumlu ,

    eski yunan uygarlığında 7 akıllı adam varsayilmis,

    mitolojide ise 7 esas tanrı var,

    mısır'da güneş tanrısı ra 7 ruhlu,

    tibet'te 7 buda,

    çin'de kutsal 7 element,

    feng shui'de iletişim sayısı 7,

    afrikalıların kwanza bayramı 7 sembollü,

    zulu süsleri 7 renkli,

    eskimolarda kar 7 isimli,

    hürmüz bile 7 kocalı,

    7 veren gül ,

    7 tepe üstünde rio ,

    7 tepe üstünde roma,

    7 tepe üstünde istanbul ,

    james bond bile 007,

    yüzde 7 nokta (açık) var. (ağız, kulak 2, burun 2, göz 2),

    dunyada 7 kıta,

    denizlerin sayısı 7,

    kızılderililere göre mevsimler 7 tane,

    avustralya yerlileri aborjin ve kulin'lere gore de mevsim 7 tane,

    japonlarda rakamların en uğurlusu 7,

    tarot falında 7 zafer,

    pamuk prenses ve 7 cüceler,

    gökyüzü 7 kat
  • cebimden çıkardığım dolma kalem ile, "süper loto'da büyük ikramiyeyi kazanmayı gerçekten istiyor muyum?" diye kendime sorduğumda, yapmam gereken tek şey 7 numaralı kutucuğu doldurmaktı. ömrümün sonuna kadar çekmeyeceğim parasızlığın, aklıma tek bir öykü bile getirmeyeceğini, mükemmel hayaller kurmak yerine, onların silik birer kopyası gibi duracak gerçeklerine sahip olacağımı, tutarlılıktan gün be gün uzaklaşacağımı ve paranoya sahibi olacağımı düşündüm.

    ama ev arkadaşımın beni göt gibi bırakıp, memleketine dönüyor olması ve yeni ev arkadaşı bulmanın sancısını yaşayacağım süreçte, hayatımda sabit kalacak tek şey ay sonu ödemek zorunda olacağım kiraydı. ikiye bölündüğü halde bile bela siken bu kira, teke tekte üzerimden smaç basardı. sidney olimpiyatlarında üzerinden vince carter geçmiş frederic weis olurdum. ayda iki kırmızı tuborg alacak para bile kalmazdı geriye. aileme de söyleyemezdim bu içinde bulunduğum kaosu. çünkü her zaman geleceği gören ebeveynlere sahip olduğumdan ve gelecek ay yaşayacağım bu durumu, geçen seneden kulağıma küpe yapıp canımı sıktıklarından olsa gerek, hayatımla ilgili önemli şeyleri uzun zamandır söylemiyorum. annem, evimize hırsızın girebileceğini temmuz'da söylemişti. nitekim, geçen ay kehanet yerini buldu. böyle de tuhaf insanlardan meydana gelmişim.

    elimde uğurlu dolma kalemim, yedi numaralı kutucuğu doldurmaya doğru yaklaşıyorum. diğer beş rakamın tutacağından eminim. emin olmadığım tek şey, nereme sokacağımı bilmediğim parayı gerçekten isteyip istemediğim. 22 milyon tl'ye zerre ihtiyacım yok. kira vermeye gittiğimde, elimdeki banknotları görünce gözbebekleri gülen yaşlı hırslıyı görmeyeyim yeter. başkasının önünde eğilmemek için, daha azı bile yeter. ne kadar gerizekalı oyunlar çıkarıyorlar yahu. ulan parasızlığa alışmış bir milletiz, şunu azar azar çok kişiye paylaştırın işte.

    ucunda mürekkep birikmiş metal parça kartal gibi süzülüyor. olasılıkları tekrar gözden geçiriyorum. paranın tamamını harcamadan öleceğim aşikar, huzurumun kaçacağını da biliyorum. insanlara zaten güven duymuyorum ama şimdi paranoyalarıyla boğuşmak zorunda kalacağım için daha fazla tedirgin oluyorum.

    doğduğum gün, doğduğum ay, doğduğum yılın 7'nin katları olması, hatta başlıktaki 168. entrynin de bu olması tesadüf falan değil. sadece tüm hayatım 7 üzerine inşa edilmiş.

    bir anda servet sahibi olmaktan vazgeçiyorum. çok paraya, hayal gücüme zincir vuracak her hangi bir şeye ihtiyacım yok. şimdikinden daha iyi bir ev arkadaşı bulur, karşılıklı kırmızı tuborg bile içeriz belki diyorum. kupondaki rakamlara bakmadan yırtıp atıyorum kağıdı. kafam rahat, parayı nereye sokacağımı düşünmek zorunda olmadan azap yoluma devam ediyorum. hava soğuk, kar yağdı yağacak.
  • sozlukte yazar olani icin konusuyorum;
    (bkz: #36066745) nolu entryde bakire olmayan kizlar icin "cavur cavur sikisirler, secici gecirgenler" demis, benim de ilgimi cekivermistir.
    simdi buradan annesine yaziklar olsun demek istiyorum; bekaretini kaybeden her kadinin cavur cavur sikistigini ogretmissiniz, keske baskalarini ornek alsaydi:(
  • sozlukte yazar olani icin konusuyorum;
    unlu twitter kisisi orgyneral'in 14 yasindaki ergen kardesi olmasindan supheleniyorum. seviye ayni.
  • troll değil lan! bildiğin gerçek bu, kendisi yani! böyle tipleri üst üste koyup sileceksin, mis gibi yapacaksın. :)
  • az once ciddi ciddi ölmemi temenni eden yazar. gülüyorum.

    (bkz: troll)
  • uçurulmuştu, tekrar gelmiş. umarım en kısa zamanda tekrar siktir olup gider.
  • cem akas'in romani. "bir iliski nasil olmalidir - birinci manifesto"yu da icerir.
  • ugurlu rakam die bi$i varsa olabilecek tek rakam
    (bkz: ne dedim ben simdi)