şükela:  tümü | bugün
  • tam hali "7 haziran'ın ardıdan neler yaşandı biliyorsunuz değil mi?" olan rte cümlesi.

    politika kadar leş bir kavram daha yoktur.

    link
  • bilmezmiyiz hiç, işte o yüzden t a m a m diyoruz. milli irade lafını ağzına sakız eden siyaset kaşarları millet iradesine en büyük tokadı vurdu.
  • oyların gittiğini anlayınca, 3 ay önce mutabakat yaptığınız adamlarla kavgaya tutuştunuz. çok iyi biliyoruz.

    tanım: hem itiraf hem de tehdit içeren cümledir.
  • 7 haziran muhalefete de önemli dersler çıkartan bir sonuç olarak göze çarpmalı bence.

    zira denize düşen yılana sarılır mantığı ile hareket edince evdeki hesap çarşıya uymadı 1 kasımda.

    yani akp iktidarını zayıflatmanın tek yolu hdp'nin barajı aşması olarak gösterilmesi (gerçek bu olsa dahi) muhafazakar ve tutucu sağ seçmeni rahatsız etti. tabi bunda %13 oy alan hdp'nin seçimden hemen sonra olabildiğince şımarık tavır sergilemesi de etkili olduğunu belirtmek gerek.

    bunu koz olarak kullanan akp, pkk'nın gölgesi demekte bir beis görmediği hdp'ye chp kanadından verilen manevi desteği "bunlaaarrrr pkk yandaşı oldularrr" diyecek kadar hadsizlik seviyesine bir anda çıkardılar. tabi bu her ne kadar hadsizlikte olsa chp'nin de burada belli başlı hataları oldu. parti içerisinde ki bir takım siyasilerin söylemleri gibi.

    ama tüm bunların ışığından vatandaşımızın şunu net biçimde görmesi kaçınılmaz olması gerekirken, nedense bir türlü görmüyor yahutta görmek istemiyor; 7 haziranın hemen arkasından patlayan terör eylemleri, verilen şehitler, piyasalarda yükselen tedirginlik havası (suni biçimde bir anda arttırılan) ile ülkenin bekası için akp iktidarının kaçınılmaz olduğu algısının manulüpe yöntemler ile seçmenin aklına yerleştirilmesi durumu.

    gelişmiş bir toplum olsak aslında bu silah tam tersi teperdi, halk işe uyanır ve hadi lan oradan derdi. ama işte biz gelişmiş ve aydın bir toplum değiliz. hayatta ki gaye ve idealleri uzun vadeli olamayan ve bunu dert dahi etmeyen bir toplumuz. bu nedenle bu tür basit tuzaklara düşüyor, aklımızı kullanamazken vicdanımızı da dinleyemiyoruz.

    bugün ise aradan geçen zaman ile bazı gelişmelerin halkın büyük bir kesimi tarafından kısmende olsa berraklaştığı bir dönemdeyiz. ama ne kadar berraklaşmış onu seçimde göreceğiz.
  • ben islam'daki tanrı anlayışıyla çok benzetiyorum rte'nin bu davranışlarını. halkını/kullarını tehdit eden, korkuyla hüküm süren anlayış. lafa gelince de çok şefkatli, sevgi pıtırcığı.

    bir yandan hizmetkarınızım der bir yandan tehdit eder; kimsenin yaşam tarzına müdahale etmedik der cafede kendi halinde sigara içen çocuklara sataşır. nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan kibir. allah da ateşle korkutuyor ya, yakarım haa diye. ama zaman zaman da şefkat gösteriyor. size en yakın, affedici, adalet sağlayıcı vs. islam'daki tanrı egosu ve rte'nin egosu çok benziyor.

    sevilmek gibi bir ihtimali olmayanların saygı görmek için korkutmaya ihtiyacı var.