şükela:  tümü | bugün
  • 18 ocak 1954 tarihinde yabancı sermayeyi teşvik kanunu ile emperyalizm için kapılar açılmıştır. ancak emperyalist güçler 1960’ a kadar bu açılan sömürü kapısını çok fazla kullanmamışlardır. bunda etkimen olan ise sömürü sisteminin oluşturulması için daha uygun şartların yaratılmasıdır.

    bu kapsamda 7 mart 1954 tarihinde petro yasası ( 7326 sayılı ) çıkarılır. elbette bu yasa emperyalist güçler tarafından hazırlanmış ve milletin iradesi olan mecliste kabul edilmiştir.

    elbette ülkemizde petrol yatakları vardır ki 1950’ ler civarında bu durum güneydoğu anadolu bölgesinde saklanamaz bir biçimde ortaya çıkmıştır. bizler bu durumu çok algıda olamasakta emperyalist güçler çoktan sahip çıkma ve kullanma dersine düşmüş ve bu yasayı yazmış ve bize çıkartmışlardır.

    gelelim yasa içeriğine ki öncelikle bedelini kanla ödediğimiz bu topraklar dahilinde petrol aramaktan ve işletmekten doğrudan vazgeçiyorduk. evet bu faaliyetleri doğrudan biz yapmayacaktık. kısaca emperyalist güçlerle ortak olunmadan bu faaliyetler yapılamayacaktı. üstelik bu emperyalist güçlerin şirketleri, yerli şirketler ile hatta kamu ile aynı seviyede kabul edilmiş oluyordu.

    hatta bırakın aynı seviyeyi bu emperyalist güç şirketleri daha üst seviyeye geçmiş oluyordu. evet daha fazla sömürü için daha iyi ortamlar adım adım geliyordu. örnek verirsek türk şirketleri sadece 8 arama izni ile sınırlandırılırken emperyalist şirketler için sınırsız arama izni verilmiş oluyordu.

    elbette iş petrol yasası ile kalmıyordu. 1957 yılında emperyalist şirketlere rafineri açma izni de veriliyordu.

    bütün bunlara bakıldığında ülkemiz bakımından hiçbir yararı yoktur ki sömürüye açık olarak izin verilmiştir.

    buna karşı biz ne yaptık? bu sömürü petrol yasasının hemen ardından türkiye petrolleri anonim ortaklığını ( tpao ) ( 6327 sayılı kanun ) kurduk ama o da bu yasa altında kaldı.

    peki bu sömürü için ortam yaratıldığına göre neden petrolümüz yağmalanmıyor? ya da gerçekten ülkemiz dahilinde petrol yok mu? elbette var.

    ancak kurulan tpao’ nun en baştan işlevselliği engellenmiştir. çünkü yıl içerisinde 10 delik açması sınırı vardır ve kuzeydoğu anadolu’ da ise petrol arayamaz. kısaca tpao kurulduğu tarihten bugüne 1.600 - 2.000 arası kuyu açabilmiştir. bunca yıla rağmen. oysa bize bu yasaları çıkartanlardan abd yılda sadece yaklaşık 80.000 kuyu açmaktadır.

    son olarak ülkemiz dahilinde petrol yatakları 5 - 6 bin m. derinlikte bulunmaktadır ve maliyetlidir. ayrıca emperyalist güçler diğer yerlerde bulunan ki çok daha kolay çıkarılıp, işlenebilecek petrol kaynakları olduğu sürece ülkemiz kaynaklarını daha sonraya saklamaya devam edeceklerdir.