şükela:  tümü | bugün
  • [hep böyle olmuş; 26 nisan 2007 navisalvia toplantısı ve 27 nisan 2006 navisalvia toplantısı örneğinde olduğu gibi navisalvia toplantıları ilk günlerinin tarihleriyle anılır olmuş. 7 mayıs 2009 navisalvia toplantısı 8 mayıs 2009'da bittiğine göre gelenek devam etmiş: bilmemkaçıncı geleneksel navisalvia toplantısı.]

    latincede consensus "ortak duygu" anlamında. haliyle ondan "karşılıklı hislenme"yi çıkarmak durumundayız; en kısa haliyle "ben hisleniyorsam, sen de hislen" mânası hâkim. hislenmeyenler kapıdan geçemiyor; kapıdan geçemeyenler hislenemiyor. örneğin ben kendime bakıyorum; lanet bir consensus özürlülüğüne hapsolmuş gibiyim. ne biriyle baş başa verip çalışabilirim ne de aynı duyguyla sevişebilir ya da konuşabilirim. başka dünyalarda yaşıyor oluşumuzun bile en son farkına varan ben olurum. çünkü consensus yani ortak duygu paylaşımı için ya anlamsızca erken ya da fazlasıyla geç davranırım. bazen kendimle bile ortak duyguyu paylaşmam. paylaşamam değil paylaşmam; çünkü ben, ben'imle bile iyi geçinmek için adım atmıyor. buna ben bile karışamıyorum. bu yüzden o kadar yabancıyım ki ortak duygu şeyine, o kadar olur. aynı hızda seyretmediğimden ya da anlamsız yan yollara sapıp boktan dehlizlere düşmemize bile neden olduğumdan kırdıklarım kırmadıklarımdan daha fazla bile olabilir. cansız bedenimi yaşadıklarımızın kattığı ruhla besleyip tazeledikten sonra "we have to go back kate" diyebilecek kadar yüzsüz olmadım (olamadım değil); öyle olabilseydim bunu bile itiraf edemezdim, sanıyorum. hepsi üzerimdeki bu lanet "consensus laneti"nden kaynaklanıyor. oysa bu seneki yani 7 mayıs 2009 navisalvia toplantısı, ancak içinde olanların anlayabileceği bir consensus girişimine sahne oldu ve galiba ben de bunun bir parçası olmak zorunda kaldım.

    bir şeyin parçasıysanız, o şey de sizin parçanızdır: kendinizi ait hissettiğiniz yeri ya da size ait olduğunu hissettiğiniz yeri idealize edersiniz; böylelikle idealinizle bütünleşerek sonunda hiçbir şeyi idealize etmemiş olursunuz. işte ben idealimdeki kaynaşmanın bir parçası olmakla birlikte, sanki bir şeyleri yok ettim gibi. klasik filoloji camiasıyla ucu consensus'a varan karşılıklı hissediş içine girdiğimden ötürü ankara üniversitesi latin dili ve edebiyatı anabilim dalı ile yunan dili ve edebiyatı anabilim dalının kimi kıymetli hocalarının ve harikulade tatlılıktaki öğrencilerinin uzun yolları gözlerinde büyütmeyip istanbul üniversitesi, klasik filoloji koridoruna "navisalvia" teşrifini anlamlı buldum. tümüyle bencilce de olabilir bu: #13791740. yok yok aynı dile farklı şehirlerden kulak kabartan insanların bir araya geldiğinde ortaya çıkardığı elektriklenme bu. evet ta kendisi. kendimi saatlerce demir bükey'le iyi sürüşler programını izlemiş gibi hissediyorum.

    peki, nasıl bir anlam bu? bana kalırsa latincedeki ars'a ve yükseklerdeki arş'a değen bir anlam. filoloji anlamının da kendisini aşan bir anlam; bülent tanör hocanın deyimiyle "kurtuluş sonrası kuruluş"un bir parçası olarak dil devrimine değen bir anlam. insanların ayakları yere basacak ki, sonra yeniden zıplayabilsinler; "filolojik eğitimin amacı, gençlerin ruhunu gerçek olanla ilişkili hale getirmektir" diyor suat sinanoğlu; "gerçek olanla ilişkili hale gelme" statüsüne erebilmek için esas merdivenlerden geçmek gerekiyor: insanın esası da dildir; o halde dilden geçmek ve en nihayetinde ondan taşıp bizzat dilin kendisi olmak gerekiyor. çoğaldıkça çoğalmak, anlamlandıkça anlamlanmak gerekiyor; bunun için geçerli koşul ise en az iki kişinin ortak paylaşımı: yani bir nevi consensus'u. biri anlatacak, diğeri dinleyecek. insanın kendi başına anlatıp dinlediklerini kimse dil aktivitesi olarak görmüyor; dil, dillendikçe dil oluyor. navisalvia ruhunun da esas meyvesi bu; kafada köpekler havlayana, kediler alerji yapana kadar konuşmak. konuşuldukça paylaşım artıyor. dedim ya, "en az iki kişi" diye; "en az iki üniversiteden klasik filologlar" bir araya geldiğinde paylaşım daha anlamlı hale geliyormuş, bunu anlamak 7 mayıs 2009 navisalvia toplantısı'na kısmet oldu. başta toplantının açılış konuşmasını yapan prof. dr. filiz öktem olmak üzere tüm gelenleri, contemptus mundi'ye inat consensus mundi ruhlarından ötürü alınlarından öpmek isterim.

    seneye navisalvia'da görüşür müyüz bilmiyorum. benim bir consensus hesabı ödemem gerekiyor sanırım; birazdan hafızamı resetleyeceğim.

    şey: http://cdurusken.blogcu.com/…durusken_43325011.html