şükela:  tümü | bugün
  • soyle bisi oluyorlar. orijinal isimleri 7 pink floydlar ve n prenses. bu noktada n prenses henuz bulunmamis vokalleri temsil ediyor. kim mi bunlar? 7 kisiden olusan bir pink floyd tribute band. hepsi okumus, iyi cocuklar.

    bu arada 15 mart'ta konserleri varmis. simdi gordum:
    http://www.idearef.com/11655 linkinden bilgi alinabilir...
    bir de demolar falan var:
    http://www.idearef.com/cucan ardesinden 7 pink floydlar linkine tiklayin...

    duzeltme: pink floyd tribute band'in turkcesi: saygi ile pink floyd sarkilari icra eden grup. uyari icin tesekkurler.
  • bu gece * ilk canlı performanslarını kadıköy garaj permormans merkezinde sergilemiş 7 tane cesur ve samimi adam.

    öncelikle, kesinlikle "biz iddialıyız bakın nasıl da çalacağız" gibi değil, "biz acaip keyif alıyoruz umarız siz de bizimle bunu paylaşırsınız" duruşuyla çıktılar sahneye ve 2 klavye, 2 lead 1 akustik gitar, bass ve davuldan çıkan fearless riffleriyle tatlı tatlı başlarımızı sallatmaya başladılar.

    ağırlıkla the wall çalınan ilk 1 saatte o ufacık mekandaki kalabalık ısınmıştı, comfortably numbta ise suserınız transa gecmisti.

    2. saate shine on you crazy diamond la girildi ve tüm wish you were here albümü sırasıyla
    çalındı, derslerini çok iyi çalışmış olan bu 7 adam sahnenin hakkını verdi ve özellikle have a cigarda mod maksimumdaydı. shine.. part 6-9 un ardından iyi akşamlar dileyip sahneden inmeye meyillenen grup elemanları daha gitarlarını ellerinden bırakamadan dinleyici tarafından bis e davet edildiler.

    ve.... gotta be crazy.. evet resmen dogs a girmişti bu manyaklar. gözlerim kapalıydı,ruhum yerinden çıkıp tüm boşluğa yayıldı "who was" çığlıkları salonu yankılattı.

    ellerine, sesine, ruhuna sağlık 7 pink floydlar .. umarım, roger ın dave in rick in ve nick in hissini sen de yakalamışsındır çalarken.
  • pink floyd cover'ı çalan grup. başarısız bir isim seçimi yapıp dikkat çekmeye çalışıyorlar herhal.
    buyrunuz siteleri: http://www.7pinkfloydlar.com/
  • mottolari "saygiyla pink floyd calmak" olan 2006 da yilinda kurulmus ve zaman icinde kadrosunu genisleterek bugunku halini alan, asmis pink floyd cover grubu.

    line-up'i su sekildedir.

    tolga baloglu - vokal, gitar
    taha bilge - vokal, gitar
    baris kıran - gitar
    erhan yuruk - klavye, hammond
    ceki kontente - klavye, vokal
    hakan altinisik - bas
    cem ucan - davul, vokal, sound samples

    cagri beyazyurek - vokal (prenses)
    nil ipek hulagu - vokal (kucuk prenses)

    emrah yilgen - saksofon
  • pink floyd hayranlarının kesinlikle dinlemesi gereken, canlı pink floyd özlemini az da olsa giderebilen müthiş taklitçiler.
  • ilk bakışta ismi ve haggardvari kalabalığıyla dikkat çeken, kayıtları dinlendiğinde işini ne kadar incelikle yaptığı anlaşılarak beğeni kazanan , konserlerine gidilesi kaçırılmayası grup.

    p.s: setlistte daha çok gilmour zamanı parça bulunmasını istiyoruz ayrıca.
  • 1 agustos'ta studio live'da gerçekleşen konserde harika bir performans sergilemiş gruptur, bu konserin tarafımca çekilmiş fotoğraflarına şuradan ulaşılabilir:

    http://www.curan.net/7pf2p
  • 1 ağustos'ta studio live'da verdikleri konseri izleme $erefine nail oldum. $imdi de kulaklarımda division bell'in son melodileri yankılanıyor ve bilirsiniz, bünyeye yeteri miktarda zerk edilmi$ pink floyd dinleyiciyi uçurma yetisine ziyadesiyle haizdir. madem öyle, gaza gelmi$ken $u konser hakkında iki kelam edeyim dedim.

    $imdi aga, 23:00 itibariyle girdik konsere. setlist'i biliyorduk, avuçlarımızı ovu$tura ovu$tura çıktık merdivenleri, geçtik birtakım koridorlardan. nihayetinde young lust duhul ederken kulaklarımıza, grubu izleyen kitlenin arasına usulca sızdık. in the flesh, another brick in the wall pt. 2 neyin çalındı mı açıkçası bilmiyorum, belki biz geç girdik. young lust'ı dinlerken gördük ki sound enfes, her bir enstrümanı duyabiliyoruz gayet iyi $ekilde, her $ey daha da güzel olacak, belli.

    yamulmuyorsam, ikinci parça hey you oldu. daha sonra shine on you crazy diamond'a geçtiler; fakat parçanın müthi$ introsunu son derece $ahane $ekilde icra etmelerine rağmen pek uzun tutmadılar gerisini. beni en çok üzense saksofon solosunu dinleyememi$ olmaktı; o gece saksofon yoktu, bu sarstı bizi, ziyadesiyle hırpaladı. örselendik :((

    welcome to the machine geldi ardından, o anları pek net hatırlamıyorum, gözlerimi kapatmı$, bamba$ka alemlere akmı$tım zira. ardından have a cigar ba$ladı, "amanın $imdi wish you were here'a geçip ardından shine on'a geri mi dönecekler yoksa?" deyu dü$ünmedim değil; lakin beklediğim gibi olmadı, learning to fly ve sonrasında gelen dogs (müthi$ bir performanstı) ile ilk bölüm sonlandı.

    ikinci bölümde dark side of the moon'u çaldılar, us and them'de saksofonun yokluğu yine yüreğimi dağlamadı değil. lakin the great gig in the sky elbette haru$ahane idi, avuçlarımız kızarana kadar alkı$ladık bu performansı. genel olarak konserin en $ukela kısımları burasıydı herhalde, fazlasıyla beğendik.

    nihayetinde de wish you were here, run like hell ve comfortably numb çalıp sonlandırdılar konseri. comfortably numb, tam da beklediğimiz gibi harikaydı, gilmour'un pulse solosunun gayet yerinde etüd edildiği belliydi, çok net hatırlayamasam da her anında tüylerim diken diken, kendimden geçerek dinledim. bis'te de pigs çaldılar, konserin $anına yara$ır süper bi performanstı o da.

    velhasıl, son derece keyif alarak dinledik ve çoğunlukla bedenin ruha dar geldiği bir konser oldu bu. takdir ettik, "helal olsun!" dedik ve sihirli melodiler zihnimizin odalarında dönüp dururken evimizin yolunu tuttuk.

    ay'ın karanlık yüzü tepede bir yerlerde bizi izliyordu, biliyorduk.
  • 20 kasım 2008 perşembe akşamı studio live sahnesinde olacaklar.
    vize döneminde ilaç gibi gelecektir şüphesiz.
  • thelepermessiah sayesinde 20 kasım'da studio live performanslarına şahit olduğum (bununla da kalmayıp mest olduğum), 30 aralık'taki konserlerine yetişmek için ise istanbul'a erkek dönmeme vesile olacak "pink floyd saygı grubu". benim gibi, pink floyd'u arada bir dinlemekten öteye gidememiş ve felsefesinden pek nasiplenememiş birisine bile "dinlemek" ve "duymak" arasındaki farkı gösterdiler ya; konser sonrası grup elemanlarından birine cılız bir şekilde "ağzınıza sağlık, çok iyiydiniz" demenin yettiğine inanmıyor, kendilerine buradan da teşekkürler ediyorum.

    ilgi, merak ve tereddüt deryasındakiler için bonus: "iyiler mi?" değil, "ne kadar iyiler?" olarak şekillendirin beklentilerinizin sorgusal yanını.