şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kulağa ürkütücü geliyor ama kesinlikle muhteşem bir deneyim.

    uyuyakalmadan başlayayım irdelemeye;

    özellikle ellinci saatten sonra inanılmaz tatlı, hoşsohbet, şeker gibi bi insan oldum.. şu an yetmişinci saatteyim. google'a sordum, kimse uykusuzluktan ölmez dedi. nasıl sevindim anlatamam. gidebildiğim yere kadar gideceğim..

    bünyedeki etkileri;

    sanırım mide iflas etti, 16 saat önce yaptığım kahvaltıyı hala bir bütün halinde saklıyor.

    gözlerdeki yanma ara ara kendini hissettiriyor ama kızarıklık falan yok, dış görünüş gayet iyi. hatta çok sevimli oldum, uyumadan önce bu çocuksu yüz hatlarıyla profilden bi kaç fotoğraf çeksem iyi olacak.

    kulaklarda garip bir hassaslaşma var, kıpkırmızı oldular ve fazla iyi duyuyorlar. müzik dinlemek çok tuhaf bir şekilde inanılmaz zevkli bir hale geldi, 11 albüm hatmettim.

    halüsinasyonlar hafiften oluşmaya başladı ama tadını çıkaracak kıvama gelmediler. yer değiştiren eşyalar ve havada asılı duran tuhaf geometrik şekillerden ibaretler daha. zevkini alamadım tam olarak.

    matematiksel zeka tamamen iflas etti. 48+22'yi zihnimden hesaplayamadım diyeyim gerisini siz düşünün. ama bunun tersine, beynin ne çeşit zekayla ilgilenen bir bölümüdür bilmiyorum ama bir bölümü tam güç çalışıyor şu an. hiç aklıma gelmeyecek şeyler düşünüp, hiç hissetmem dediğim şeyler hissettim. (güzel manada) fazla kişisel oldu. geçeyim bu kısmı.

    bu denyoluğun arkasında yatan neden neydi peki derseniz.. ilk 36 saatte başladı her şey. öyle gerekti ve ben 36 saat boyunca gözümü kırpmadım. daha sonra, kendimi tuhaf bir şekilde iyi hissetmeye başladım. ne anlamda iyi hissettin derseniz.. hep sizin yerinize konuşuyorum kusura bakmayın ama diye başlar, tamamen duygusal diye devam ederim. hoşuma gitmesinin nedeni, kısa süreli hafızayla (dakikalar) çok uzun süreli hafıza (on yıllar) arasında kalan nasıl adlandırıldığını bilmediğim hafıza türleri kendi kendilerini adeta deforme etmeye başladılar. onlar bulanıklaştıkça ben çocuklaştım, ben çocuklaştıkça uyumama isteğim arttı derken 70 saati devirdim. şimdi ise tamamen hırsa bindi iş. tetriste uzun çubuğu bekleyen çocuğa döndüm. neyse, gittiği yere kadar..

    avatar'daki gibi. sanki başka bir insanın bedenine girmiş gibiyim.

    bir de, ilginç bir enerjiklik var ama hadi hayırlısı..

    birilerine faydam olduysa ne mutlu..
  • deneyimle sabittir ki halisünasyonla sonuçlanmıştır. ezgi adlı bir arkadaşın ezginin günlüğü konserinde şarkı söylemesidir bahsi geçen olay da. varın siz düşünün nasıl bir kafa bu. ayrıca o eşiğe kadar beynin düşündüğünü dilin söyleyememesi, gözlerin yanması, mide bulantısı, önemli semptomlar olup, sonuç 18 saat kesintisiz uykudur.
  • yaklaşık olarak üç (3) gün boyunca uyumamaya tekabül eder. psikolojik bi' rahatsızlığınız yoksa ve zevk olsun diye böyle bir şey yapıyorsanız eğer denyosunuz demektir. bu denyoluk da uykusuzluktan kaynaklanıyordur muhtemelen. uyuyun, geçer.
  • uyumama yarışına giren 3 arkaşımdan biri 75. saatte istemsiz olarak altına sıçmıştı. belli bir saatten sonra vücudun kontrolden çıkması hatta anüsün bile kasılamama büzülememesi durumumudur.
  • (bkz: machinist)
  • lafı bile edilmemeli. adam 30 senedir uyumuyormuş lan, 3 gün ne?
  • haftalardır başta kendime, sonra etrafta, yüzünde uykusuzluğun izleriyle dolaşan insanlara içimden fısıldadığım başlığı, sonunda birine söyleyebilmeme sebep olan durum.
    (bkz: uyuyamıyor musunuz)
  • başaranı tebrik edilesi. böyle bir amacım olmadı, hiç de mecbur kalmadım ama dayanabildiğim maksimum süre - gene mecburiyetten - 40 saatle kalmıştır.