şükela:  tümü | bugün
  • iyi günler sözlük ahalisi ve ekşi sözlük takipçileri. dün akşam okuduğum bir yazıdan sonra 3 bin küsür insanın 17 günden beri kara kara düşünmesine neden olan bir durumu paylaşma ihtiyacı hissettim.

    (öncelikle dhy=(bkz: devlet hizmeti yükümlülüğü) anlamına gelen bir kısaltma ve okullarımızdan mezun olduktan sonra her doktorun gittiği bölgeye göre çeşitli sürelerde yapması gereken bir hizmet.)
    77. dönem atamasına giren 8 bin küsür doktor da görev yerleri belli olduktan sonra işe başlamak için gerekli tebligatı bekliyordu ve bu tebligatın açıklanma tarihinde sürekli bir belirsizlik söz konusuydu ta ki 8 kasım tarihine kadar. açıklanan tebligat listesinde sadece 5 bin doktorun ismi vardı geri kalan insanların isimlerinin açıklanması ise belli olmayan karanlık bir tarihe atılmıştı. normalde olayı ekşi sözlüğe taşımayı gerçekten düşünmüyordum çünkü burada bazı yazarlar bizleri zan altında bırakacak şeyler yazıyorlardı. burnumuzun kalkıklığından dert yanıyorlar, kazandığımız parayı abartıyorlar, bizleri fetöcü olmakla, gerizekalı olmakla itham ediyorlardı ne yazık ki defalarca kez okudum bunları. ancak bu akşam tıpkı benim durumumda olan bir meslektaşımın yazdığı yazıyı görünce dayanamayıp buraya yazdım. onun kalemi benimkinden daha iyi onun yazısından sonra derdimi anlatmaya devam edeceğim.

    ''bugün böbrek rahatsızlığım nedeniyle kontrol amaçlı devlet hastanesine bir hafta öncesinden randevu alarak başvurdum. fakat sigortamla ilgili bir problem olduğu, sgk ile görüşmem gerektiği söylenerek kapıdan çevrildim. sgk ile görüştüğümde 25 yaşını doldurmuş olduğum ve hâlâ çalışmıyor, daha doğrusu “çalıştırılmıyor” olduğum için sağlık sigortamın olmadığını öğrendim. üstüne 160 tl prim borcumun olduğunu ve bu borcu ödemeden en temel hizmet olan sağlık hizmetini alamayacağımı öğrendim. çünkü ben işsiz ve sigortasız bir doktordum. çünkü hayatımı adadığım mesleğimde henüz ilk iş günü heyecanını yaşayamamış, ilk maaşını alamamış bir doktordum. haziran ayında mezun olan ve 5 aydır işsiz gezen bir doktordum. hiçbir açıklama yapılmadan tebligat listesinin dışında bırakılmış yüzlerce doktordan biriydim. her gün “bugün açıklanabilir, bu hafta içi açıklanabilir, çarşamba açıklanabilir, cuma açıklanabilir” gibi duyumlarla umutlanıp, umutları tek tek yok olan yüzlerce doktordan biriydim. meslektaşına muayene olamamış bir doktordum her şeyden öte. normalde iş yerim olması gereken, çalışanı olmam gereken bir hastaneden kontrollerimi yaptıramadan dönüp gitmek zorunda kalan bir hastaydım ben bugün.''

    inanın şunu okuyan 24 yaşında bir insan olarak benim gözlerim doldu. çünkü bu yola ben ve benim gibi nice arkadaş kutsal bir amaç uğruna baş koydu. beni az çok tanıyan yazar arkadaşlar neden tıp fakültesi yazdığımı bilirler ve temmuz ayında mezun olduğum o günden bu yana evde oturup hiçbir şey yapamamaktan bunaldım.(keyfimden dolayı çalışamıyor değilim arkadaşlar çalışmak serbest veya etik değil) artık eğitimini aldığım şeyleri uygulamayı insanları tedavi etmeyi, onları rahatlatmayı istiyorum. ailemden harçlık almak istemiyorum. ailemin bana paran var mı diye sorması beni artık tükettiği için sessizce banka hesabıma para yatırdığını görmek göğsümü ağrıtıyor artık. bizim inanın ki tebligatı gelen 5 bin arkadaştan hiçbir farkımız yoktu. sadece şu anda bürokratik yavaşlıktan dolayı bekliyoruz ama her gün bizim için bir asır gibi geçiyor. onların göreve başlama heyecanlarına ortak olup bizim sıramızın ne zaman geleceğini beklemekten uyuyamaz olduk çoğumuz. birçok arkadaşın umutsuzluğa düştüğünü gördüm ve ben de artık onlara katılmak üzereyim. inanın sadece hekimlik yapmak istiyoruz işimizin başına geçmek önlüğümüzü, steteskopumuzu alıp insanlara yardımcı olmak istiyoruz. ayrıca gerçekten tanıdığım bazı insanların çalışmaya ailelerini geçindirmeye ihtiyacı var. lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve bu yazıdaki şeylerin samimiyetine inanın hepiniz.
    bir şey daha demek istiyorum bu süreçte gerçekten çok fazla yetkili insana ulaşmaya çalışan arkadaşlar oldu. kimisi bizi yanlış anladı (fatih portakalın bizim güvenlik soruşturmasından dolayı problem yaşadığımızı sanması gibi) kimisi ise gerçekten yardımcı olmaya çalıştı. herkese emeklerinden ötürü çok teşekkür ediyorum. bu saatten sonra tek bir isteğim var artık çalışacağım hastane, birim kısacası her şey belliyken gidip görevimi yapmak istiyorum. (burada bazı arkadaşların git kendi kendine refakat nöbeti tut o zaman diyebileceğini tahmin ediyorum ve onlara tek bir şey demek istiyorum sizin gibi birçok insanın yeni başladığı ortamda basit bir bürokratik aksaklıktan dolayı resmi olarak çalışamayıp bulunmanız inanılmaz koyuyor insana inanın test edildi onaylandı.)
    son olarak umarım bu yazı sağlık bakanımız sayın (bkz: ahmet demircan) hocamız tarafından da görülür ve yaşadığımız kötü durum en kısa zamanda bir çözüme kavuşturulur.
    edit:imla
  • atanamayan öğretmenlerden sonra atanamayan doktorların da olduğunu öğrenmemizi sağlayan doktorlardır.
  • geçen günlerde denk geldim bu konuya... fatih portakal'ın okuduğu tweetlerden birinde vardı. fatih portakal'ın dediğine göre "güvenlik soruşturması yürütülüyor" olabilirmiş.

    böyle kritik bir mevzu nasil böyle karanlıkta bırakılır anlamak mümkün değil...

    bir açıklama yapılamaz mı? bir tarih verilemez mi?
  • güvenlik soruşturması geçirmiş bir kişi olarak anladığım doktorlardır. hastanelerin birçok bölümünde doktor yokken 3 bin doktorun bu şekilde önlerini göremeyecek şekilde bekletilmesi, halkın temel sağlık hizmetinden faydalanamaması büyük ayıptır. umarım bir an önce halledilir.
  • muayene olunacağı zaman hastaları balık istifi gibi koridorlara yığıp, minimum 15 dk sürmesi gereken(kötünün iyisi) muayenenin 2 dk da ‘üşütmüşsün selpak yazıyorum’ diye geçiştiren doktorların olduğu, taşerona verilen sözü tutmak için minoset yazar gibi mr cihazına sokulan bir ortadoğu ülkesinde yaşanmıştır.
    yunanistan’dan doktor alıcaz safsataları konuşuladursun, kendi ülkende steteskopu elinde ‘hani benim hastam ?!’ diye bekleyen yeni mezun doktorlar ‘bugün de menemeni domatessiz yapayım’ desin.
    rezalet puanı: 10/10
    edit: bir takım anlatım bozuklukları
  • "kahrolsun birini birine mahkum eden bu düzen" dedirten başlıktır.
    daha bu insanlar önce asistanlık hizmetlerini yapacaklar, ardından uzmanlık sınavı, tusu kazanıp mecburiye gidecekler. mecburiyi yaptılar, istedikleri yere yine gidemeyecekler bu sefer karşılarına puan sistemi çıkacak "sen bu puanı doldur sonra istediğin yere göndereyim seni" diyecekler. doldurabilen dolduracak dolduramayan istifa edip gidip özelde çalışacak. hangi meslek kolay ki doktorluk olsun. açıkta kalan arkadaşlar da inşallah en yakın zamanda bir yere yerleştirilirler.
    allah hepinize sabır versin
  • tam devletin başındakilerin ne kadar iş bilmez olduklarına alışıyoruz sanıyoruz bir kez daha şaşırtacak bir adım atıyorlar. adamlar az daha gayret ederse "atanamayan doktorlar" diye sorun yaratacak memleketin başına.

    yarın başbakan çıkıp da "üniversitesiz ilimiz kalmadı. ama fakülteler açılırken, sanki üzerinde yeterince düşünülmemiş, o kadar doktora iş bulamayız" derse şaşırmayalım.

    (bkz: o kadar öğretmene iş bulamayız)
  • ben de onlardan biriyim. 2011de fen lisesini bitirdim. lysde türkiye derecesi yaparak çocukluk hayalim için doktor olmak için tıp fakültesine girdim. hiç büte bile kalmadan bu haziran'da bitirdim. bunca yılın emeği bu muydu gerçekten sürekli kendime soruyorum. 5 aydır işsizim ailemden para alıyorum. burs, kredi her şey kesildi. gidip özelde çalış diyeceksiniz çalışamıyoruz. devlet izin vermiyor. önce dhy denilen zorunlu hizmeti tamamla sonra gel diyor. tamam diyorum 77. dhy ile devletin beni atadığı yere gitmek için hazırım bekliyorum. 5 aydır güvenlik soruşturması sebebiyle başlayamıyoruz. atamaya giren her 3 hekimden biri bekletiliyor. zan altında kalıyoruz. bizim 8 kasımda atanan arkadaşlarımızdan hiçbir farkımız yok. sadece bürokratik sebeplerle evde oturun bekleyin deniliyor. bilgimin köreldiğini hissediyorum. şu günler geçsin artık.
  • 9 kasım 2017 tarihli bir haberde diyor ki"ohal kapsamında devlet hizmeti yükümlülüğüne başlaması gereken hekimlerin güvenlik soruşturmalarından dolayı tebligatların yapılması gecikmişti. diğer taraftan 76. dhy kurasına katılanların hala tebligatları yapılmazken 77. dhy kurasına katılanların bir kısmının tebligatları yapıldı."

    buna göre 76. dönemde hala bekleyen varken 77. döneme başladık. burada da bir haksızlık var o vakit.

    kimi neye göre alıyorlar acaba?

    haberdeki 10 gün sonra açıklanması bekleniyor denilen süreye ne olmuş?

    sağlık bakanı akdağ, suriyeli doktor ve personel alımı açıklaması gibi haberler vardı, hatırlayalım.

    mağduriyetler ülkesinde tesadüfen yaşıyoruz.

    düzeltme: @calcar avis uyardı 76.nın kalanı açıklandı diye. yine de yapılanı haklı göstermez bence.
  • arkadaş benim anlamadığım birşey var. ihtiyacın var belli. fazla mesai yapmayan bir tane acil hekimin yok. hem hekimin yok hem gelen her hastaya bakılacak emri vermişsin. bırak 15 dakikayı 2 dakika muayeneye ayırabiliyorsa şükret. sen gelmiş güvenlik soruşturmasını bekliyoruz diyorsun. atamasını yap çalıştır, soruşturması devam etsin. eğer fetö mebsubu ise verdiğin maaşı faizi ile geri al. sana demiyoruz ki il sağlık müdürü yap bunları.

    ya bunu bırak, hadi atamayacağım diye tutturdun anladık bu adamların diplomasını neden kullandırtmıyorsun? gitsin özelde çalışsın kazansın, atamasını beklesin. havada kapıyorlar acilde çalışacak adamı.

    gerçi ağustos ayında yapılmış tus sınavını 3 aydan uzun süredir açıklayamamış bir sistemin parçalarıyız.

    hani diyorlar ya kalitesini sorgulamadan, sağlık sistemimiz çok iyi çok hızlı diye, heh işte adalet sistemimiz bir o kadar yavaş ve aksak.