şükela:  tümü | bugün
  • cemal sureya'nin pek guzel siirlerinden biri.
    copy/paste marifetiyle;

    8.10 vapuru

    sesinde ne var biliyor musun
    bir bahçenin ortası var
    mavi ipek kış çiçeği
    sigara içmek için
    üst kata çıkıyorsun

    sesinde ne var biliyor musun
    uykusuz türkçe var
    işinden memnun değilsin
    bu kenti sevmiyorsun
    bir adam gazetesini katlar

    sesinde ne var biliyor musun
    eski öpüşler var
    banyonun buzlu camı
    birkaç gün görünmedin
    okul şarkıları var

    sesinde ne var biliyor musun
    ev dağınıklığı var
    ikide bir elini başına götürüp
    rüzgârda dağılan yalnızlığını
    düzeltiyorsun

    sesinde ne var biliyor musun
    söylemediğin sözcükler var
    küçücük şeyler belki
    ama günün bu saatinde
    anıt gibi dururlar

    sesinde ne var biliyor musun
    söyleyemediğin sözcükler var.
  • duygularını açamayan bir hatuna okunduğunda dilinin çözülmesine yardımcı olan mükemmel şiir. *
  • vapurda dışarda otururken, deniz alabildiğine seni çevrelemişken, sabah yatağında yalnız uyandığında ağzında olan o ekşi tadı hala hissediyorken, elinin altında gazete var ama okuyasın yokken, yanında "o" otururken "o" konuşsun istiyorken sadece... senin dünyanın merkezi artık "o" olsun ve böylece kendini didiklemeyi artık bırakmak istiyorken ama büyük bir zahmetle aşık olup yaptığının kendini ona yansıtmaktan başka bir şey olmadığını bilmiyorken ... "o" nun yaptığıysa sadece susmak sen ne düşünürsen düşün.
  • (bkz: 8 15 vapuru)
  • guzel bir okunusuna http://www.youtube.com/…nyenhi0nxfq&feature=related adresinden ulasmak mumkun olan cemalimin siiri.
  • intrepid ibex vapuru.
  • (bkz: 8.05 vapuru)
  • ''sesinde ne var biliyor musun
    söyleyemediğin sözcükler var.''
    okudugum en iyi, yok yok en sahane siirlerinden biridir ustanin.
  • her mısradan sonra bir yudum rakı içmenin vacip olduğu şiirdir.

    (bkz: uykusuz türkçe)
  • sadece bir kaç dize bakmak için elime kitabı alıp da bütün gece içime çektiğim şairin gecemi yazdığı şiiri. böyle açıyorum en güzelinden müziğimi, bir de açıyorum odamın camını sonra çıkıyorum balkona. saat.. geç, yeteri kadar geç. yıldızları içime dolduracak kadar geç. odamdan dünyanın o an için en güzel müziği geliyor, ben yakıyorum sigaramı. lacivert gökyüzü, yıldızlar, sokak lambası. karşımda beter bir park konuşkanının mutsuzluğa en yakıştığı park. düşünüyorum başta. güzel şeyler. e sigaranın en güzel zamanları bunlar. az zamanda mutu yaşatan güzel sözler. ama sigara bitiyor. tadı dili yakıyor. o zaman takılıyor akla söylenmeyen sözcükler. bir anıt gibi dikiliyor geceye. gecenin o saatinde mutsuzluğa yakıştırıyor bir kez daha insanı. ah! tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor...