şükela:  tümü | bugün
  • 8 ağustos 2018 polislerin beni ünlü sanması

    gün içinde maruz kaldığım sanrı.

    sıcak bir antalya güneşi altında arabamdan inip , güneş gözlüklerimi takıp halkın içine karışmamla başladı her şey.

    her zamanki gibi cool yürüyüşüm , umursamaz tavırlarımla arz-ı endam ediyorum insanların arasında. genelde herkesin tercih ettiği topluluk alanlarını tercih etmesem de , bugün bir istisna idi.

    kahvemi almak için sevdiğim meşhur kahve zincirine gittim. kahvemi aldım , çıktım. tam arabama geldim ki bir de ne göreyim ! motorlu bir polis memuru arabamın başında. beni bekliyor resmen. isim soy isim sordu önce. “memur bey karıştırıyorsunuz ama .. “ diyip adımı söyledim. halen inanmamış olacak ki , benden ehliyet ruhsat istedi. tamam dedim , kazandın. yüce devletimin silah gücü , milletimin neferi. ehliyet ve ruhsatı da uzattım.

    sonunda karıştırdığı ünlü olmadığımı anlamış olacak ki bir kaç not alıp oradan uzaklaştı. ilk kez ünlü sanılmıyorum ama , çok sıkıcı olmaya başladı gerçekten. herhangi bir kaçış yöntemi var mıdır acaba diye ünlü arkadaşlarıma danışmayı dahi düşünmedim değil . . .
  • not aldığı kağıdın üzerinde "trafik idari para cezası karar tutanağı" yazıyordur iyi baktın mı?

    tanım: kendini ünlüye benzetilmiş hisseden ceza yemiş troll
  • peki hadi düşün bakalım bu sence bizim ne kadar umrumuzda olan bir hikaye? serin hikaye ayrıca.
  • okuyunca ünlü bir yazar sandım.
  • sana imzaladığı vesikalık fotoğrafını geri gönderince anlarsın ünlüyü.
  • burak ozcivit sen misin?
  • yediği trafik cezasından sonraki açacağı başlık "ünsüz s.ken türk polisi"
  • ve sonra acı acı çalan telefon ekranına bakılır. 'alarmı 10 dk ertele'
  • iyi hissettirerek ceza yazma sanatı konusunda kendini geliştirmiş trafik polisi ile karşılaşan yazarın sanrısı.