şükela:  tümü | bugün
  • 10 yaşımdayken, dünya şampiyonu arjantin'i izlemek umuduyla televizyon başına oturarak, yeşil kırmızı sarılı kara adamların makanaky ve kana biyick'ın kırmızı kart görmesiyle 9 kişi kalmalarına rağmen bitmek tükenmek bilmeyen hırs ve enerjileri karşısında arjantin'in caniggia ve maradona gibi şımarık çocuklarını çaresiz bıraktıklarını gördüğüm maç. muhteşem maç.
  • başlama vuruşu öncesinde, maradona'nın santrada topuğuyla topu kaldırıp omzunda sektirip tekrar santraya bıraktıktan sonra başlattığı maç.
  • 1990 italya dunya kupasinın açılış maçı. claudio caniggia'nın dünya futbol sahnesine çıktığı maçtır aynı zamanda. meksika 86'dan şampiyon dönen arjantin kendinden son derece emin olarak farklı galibiyet amacı ile sahaya çıkmış ama karşısında taş gibi bir takım bulmuştur.
    golsüz biten ilk yarıdan sonra ikinci yarıda oyuna giren sarışın, uzun saçlı adam*, fifa'nın yeni uygulamaya koyduğu "kırmızı kart gören oyuncuya para cezası" uygulamasını başlatmış ve kısa sürede iki kamerunlu futbolcuya direkt kırmızı kart gördürtmüştür. ancak bu durum kamerun'un 70. dakikada omam biyik ile efsanevi bir kafa golü bulup 1-0 kazanmasına engel değildi.
    bu ilginç maçtan sonra kamerun çeyrek finale kadar yükselerek başarısının tesadüf olmadığını kanıtlamıştır. çeyrek finalde ne yaptı diye merak edenler için, (bkz: 1 temmuz 1990 ingiltere kamerun maci)
    arjantin ise soğuk bir duş aldıysa bile toparlanmayı bilmiş, finale kadar çıkarak turnuvanın en büyük favorisinin karşısına dikilmiş, italya-almanya finali bekleyen dünyayı yanıltmıştır. (bkz: 8 temmuz 1990 bati almanya arjantin maci)
  • öncesinde fark rekoru bekleniyor diyerek hafife aldığım kamerun'un 86 dünya kupasının ardından çoşkuyla desteklediğim takım olan arjantin'e ders verdiği karşılaşma olmuştur. tamam aşırı sert oynadılar, maradona ve caniggia'ya sürekli faul yaptılar ama yine de müthiş mücadeleleri ile kazanmayı hakettiler. aynı zamanda afrika takımlarının dünya kupalarında varlıklarını hissettirmeye başladıkları maçtır.
  • üzerinden 22 yıl geçse de dün gibi hatırlanan, omam bıyık'ı bize kazandıran unutulmaz karşılaşma. türk halkının kamerun aşkı da zaten bu maçla başlamıştır...

    http://tr.eurosport.com/…2160508/blogpostfull.shtml
  • siyah beyaz grundig televizyondan izlediğim siyahların beyazları futbol anlamında adeta rezil ettiği 90 dünya kupası açılış karşılaşması. ayrıca maradona'yı bilinçli olarak izlediğim ilk karşılaşmaydı. tanrı'nın eli bu maçta pek fazla ortalarda görünmemesine rağmen bu ilk temas kendisine bağlanmak için çok yeterliydi. caniggia bu maçta çok etkili olmuş attığı öldürücü deparlarla önce andre kana-bıyık'ı sonra da benjamin massing'i oyundan attırmayı başarmıştı. ayrıca bu benjamin kendisine öyle bir faul yapmıştı ki ayakkabısı bile ayağından çıkmıştı.
  • hayatımda izlediğim ilk dünya kupası maçıydı. maradona ismine o yaşlarda sempati duymama rağmen kamerun kazandığında çok mutlu olmuştum.
  • hayatımda izlediğim ilk dünya kupası maçı bu maçtır.
    o zamanlar açılış maçını son şampiyon oynardı dünya kupalarında.
    omambıyık bilmem kaç metre yükselip golü attı ve kamerun son şampiyonu yendi.
    orospu çocuğu bir türk gazetesi hangisi olduğunu hatırlamıyorum maçı şu başlıkla verdi.yamyamlar tangocuları yendi.
    hay sizin zekanızı sikeyim brezilya sambacı hollanda portakal almanlar panzer e kameruna da bir takma ad bulmak lazım yamyamlar.la ben daha 11 yaşında bir bebeydim ve kazanan takımın hangi mantıkla aşağılandığını sorguluyordum ne bileyim belki fark yese anlayacaktım yamyamlar tabirini hani bunlar toptan falan anlamaz kastıyla yazıldığını düşünecektim. yendiler lan topu da biliyorlar işte ne yamyamı.
    bir de gülümseten bi anı vardır bu maçtan sonra o da o günden sonra mahalle maçlarındaki kavruk arkadaşları ilerde oynuyorsa omambıyık defansta oynuyorsa ganabıyık diye çağırır olmuştuk.
  • pek çokları gibi benim de hayatımda canlı izlediğim ilk dünya kupası maçı olması sebebiyle hafızamda ayrı bir yeri olan maçtır. otoriteler en kısır gol oranı yüzünden yerin dibine soksa da, nazarımda italya 90 ın hep ayrı bir yeri olacaktır. sekiz yaşında küçük bir çocuk için, üstelik eklem romatizması yüzünden yatağa bağlı geçecek bir yaz öncesi dünya kupasından daha güzel bir ödül olur muydu ki? işte o kupa bu efsane maçla açıldı. olivetti sponsorluğunda kocaman bayrak gönderlerinin ekranın sağ ve soluna yerleştiği grafik tasarım hala gözümün önündedir. 9 kişi kalmış sert ama yüreğiyle oynayan bu batı afrika ülkesinin rakibi küçümsemenin bedelini arjantin'e ağır ödettiği, milla ve bıyık kardeşlerin o yaz yazacakları efsanenin ilk bölümüydü bu maç. o şanlı yürüyüş, lineker ve arkadaşlarına uzatmada boyun eğecekleri çeyrek final maçına kadar sürdü. ama kamerun çoktan gönüllerin şampiyon olmuştu bile.
  • izlediğim ilk dünya kupası maçı.

    orta 2 sonunda, karnemi alıp, dedemlere gelmiştim. bahçeden artık kalan son erikleri toplayıp dayımla beraber izlemiştik. maradona'yı canlı izleyecektim ama o maçta en çok, yorulmak bilmez kamerunlular ve oyuna sonradan girip müthiş deparlar atan caniggia aklımda kalmıştı. yeni hakemliğe başlayan dayım ise pür dikkat ünlü fransız hakem michel vautrot'u takip etmişti.

    ofsayt kuralını ilk bu maçta öğrenmiştim. dayıma göre yengemden çabuk kavramışım. bana "sen gene de söyleme ona bu dediğimi." demişti.