şükela:  tümü | bugün
  • nasil koydu aykut kocaman tezahuratinin ozu bu maca dayanir..
  • mac itibari ile fenerbahce futbol adına hiçbirsey oynamasada aykutun anlık kurnazlıgı ile skoru 1-0 yapmayı bilmiştir.bu macın kadıkoydeki rovansı ise galatasarayın 4 golluk ustunlugu ile bitmiştir.
  • o dönemler show tv'nin yayınlayıp orhan ayhan'ın sunduğu bir maçtır kendisi. bundan önceki derbilerden birinde sadece 14 kişinin izlediği bir maçı da anmıştır. ayrıca maçı da ahmet çakar yönetmiş.
  • 4 kasim 1992 sigma olomouc fenerbahce maci sonrası o zamanki fenerbahçe başkanı metin aşık, zaten kötü giden sezonu da görerek istifa etmiş, ancak bu maçta fenerbahçe galip gelince başkanlığa geri dönmüştür. tabi sezonun ilerleyen evrelerinde dönmemek üzerei istifa etmiştir ve fetret devri başlamıştır. meşhur "galatasaray'ın fenerin başkanını kurtarma" esprisi bu maça dayanır.
  • fenerbahceli gersonun sürekli birileri tarafından biçildiği için doğru düzgün top oynayamadığı karşılaşma. bir pozisyonda okan buruk kendisini önce arkadan formasından çekip sonra topa hiç dokunmama düşüncesiyle bacaklarına dalmıştır. pozisyondan sonra gerson yerden kaldırması için okana elini uzatır fakat okan bey bu ele tokat atar gibi vurur ve kaldırmaz. gerson ayağa kalkıp pozisyon aldıktan sonra da okan bey gelir bu adama bişeyler söyler, sonra takım arkadaşları okanı başka tarafa doğru çekerler. stumpf'un çıkarken aykutun elini sıkması ve kasıtlı faul yapan okan'ın gerson'u yerden kaldırma talebini geri çevirip bişeyler söylemesi*, türk futbolcularının mental özellikler olarak ne kadar gerilerden geldiğinin bir kanıtı gibiydi.*
  • eski açıktaki galatasaray taraftarlarının oturmak icin aldıkları kopukleri yontup 7 şeklini verdiği ve bunları mac sonunda fenerbahce taraftarlarına "sigma" diye bagırarak gosterdigi mactır. **
  • galatasaray'ın her başarılı avrupa kupası maçından sonra karşısına dikilen fenerbahçe'ye kendi sahasında 1-0 yenildiği, pırıl pırıl bir istanbul gününde herkesin sevgilisi ile sahilde dolaşırken, yıldız parkında yiyişirken oynanan ve 30.000 kadar delinin tanıklık ettigi çok güzel bir derbi maç. galatasaray uğur getirsin diye frankfurt macında giydigi umbro sarı kırmızı parcalı, önünde bezden dikilmiş show tv reklamlı formasını giymişti

    maçın hakemi o zaman sıfır beden ahmet çakar yan hakemleri yine çok güzel arkadaşlar.
    galatasaray bu maçtan dört gün çnce okacha'lı krause'li yeboah'lı eintracht frankfurt'u uğur tütüneker'ın vole desem değil, dömi vole desem hiç değil bir şutu ile 1-0 yenmiş, hiç bir şeyi beğenmeyen hıncal uluç'u dahi zevkten çıldırtmıştı. fenerbahce ise çekoslavakya'da biraz da hakemin ibneligi ile sigma olomuc'dan yedi tane yemiş ve yüzümüzü güldürmüştü. avrupa futbol tarihindeki yerini daha da sağlamlaştırmıştı.

    galatasaray maça her fenerbahce maçında ortalama üç gol yiyerek gönül hırsızı olmuş, bok yeşili forması ile hayrettin, defansında bülent korkmaz, mert korkmaz biraderler reinhard stumpf falko gotzkankalarla çıktı. kalli fenerbahce'nin galatasaray'ı devamlı suretle öptüğünü bildiğinden biraz da defans ağırlıklı bir kadro oyuna sürmüş, önce fenerbahce'nin gazını alıp daha sonra eğrisi doğrusuna atacağı bir gole bel bağlamıştı. hatta o zamanlar yeni yeni jean pierre papin'e benzetilen mustafa kocabey'i ve elvir boliç'i bu uğurda yedek bırakmış hakan $ükür'le beraber tek forvet çıkmıştı.
    fenerbahçe ise metin aşık'tan malzemecisine yine sadece bu maçı kazanıp sigma maçını unutturmayı amaçlamış, novak, gerson, rıdvan dilmen, oguz cetin, aykut kocaman gibi o dönemin nikahsız kocaları ile hemen saldırıp galatasaray'ın gardını düşürmeyi amaçlamıştı.

    maça o sezonun en flaş futbolcusu okan buruk önderliğinde galatasaray hızlı başladı, eski açık tarafındaki kaleye akın akın gelmeye başlamıştı. fenerbahçe durumu önce eşitledi sonralarıda gol aramak icin ataklar yapmaya başlamıştı. ama maç galatasaray'ın kontrolündeydi.
    karl heinz feldkamp'ın taktiği tutmuş, o dönemin galatasaray karşısında daima üstün fenerbahçe'sini ilk yarıda durdurmayı başarmıştı. biz kalli'ye pegamber muamelesi yapıyoruz.

    ikinci yarıyla beraber eski açık önündeki stumpf aykut kocaman tarafından zorlanmaya başlamıştı. daha dört gün once antony yeboah'a üç gün iş göremez raporu veren stumpf'un nefesi kesilmeye başlamıştı.
    56. dakika içerisinde eski acık tarafındaki kaleye ya dzoni novak ya da oğuz çetin kesmiş, top yerde bir kere sektikten sonra aykut kocaman stumpf'un yanından hayrettin'in üstünden topu ağlara inanılmaz bir şekilde gondermişti. bu golden sonra maç boyu sesi çıkmayan fenerbahçe taraftarları hep bir ağızdan ''işte böyle her sene böyle'' diye tezahurata başlamış, hayrettin sinirden kale filesine astığı yüz havlusunu kemirmeye başlamıştı.
    golden yaklaşık 6-7 dakika sonra gene bir uzun topa aykut atak yapmış, yanında stumpf'la beraber koşuya başlamıştı. iki oyuncunun da ayakları birbirine dolaşmış, aykut kocaman bir adım da önde olmasının avantajıyla ivan drago gibi yere serilmişti. aslında biraz da kolaya kaçmıştı aykut, yorulmuştu ve kendisini yere bırakmak o an yapabileceği tek doğruydu. hakem sıfır beden ahmet çakar daha önceden sarısı olan stumpf'a anında ikinci sarıyı ve ardından kırmızı kartı çekmişti.
    bizim 1.90 üstü, insan azmanı reinhard stumpf kırmızı kartı görunce birden yerde oturan aykut kocaman'a yönelmiş, aykut kafasına ekleştirilecek tokat icin beklemeye geçmişti. ancak insanlığından sual olunmayan stumpf önce bir baba gibi aykut'un saçını okşamış akabinde de elini uzatıp aykut'u yerden kaldırıp kulağına eğilerek bir şeyler söylemişti. stumpf akabinde de saha kenarına doğru yönelmiş, dışarı çıkarken kendisine kırmızı kart gösteren hakem ahmet çakar'ın elini sıkmayı da ihmal etmemişti.. (bkz: bu bir sevgi olayı ercan)

    macı fenerbahce 1-0 kazanmış, o sezonun şampiyonları reinhard stumpf ve sezon sonunda tabii ki galatasaray olmuştu
  • ilk gittiğim galatasaray-fenerbahçe maçıdır. ailemle maç için hususi hayrabolu/tekirdağ dan yola çıkmıştık. yolda o zamanlar bana istanbul a girişi anımsatan (küçük çekmece yi bilenler için sölüyorum deniz tarafındaki kale yada yola doğru) kosova et lokantasının yakınlarınde bir yayaya araba çarpmıştı, trafik uzun süre durmuştu ve gelişimiz baya uzun sürmüştü. babamla numaralı tribünde yerimizi almıştık. stada gişelerden girişi yapıp mevdivenlerden yukarı çıktıktan sonra stat içindeki görevlinin babama söylediği şu söz hala aklımdadır:
    - abi galatasaray tarafı mı fenerbahçe tarafı mı?
    yani amma ve lakin oğuz çetin ve fadıl vokri nin söylediği şarkıda olduğu gibi o dönemler sarı mavi yeşil meşil farketmiyomuş, hepimiz aynı yolda yürüyomuşuz... ayrıca bu maçta babamın bana aldığı sarı kırmızı ince bi boruya sokulup saklanabilen ve çok ince bir cop görüntüsü veren galatasaray bayrağını aradan 14 yıl geçmesine rağmen hala saklamaktayım. bu bayraklar maça özeldi sanırım, çünkü sarı laciverti de vardı aynı şekilde diğer tribünlerde.
    maça gelicek olursak; çekişmeli bir maça benziyordu. mert korkmaz maça 11 numarayla çıkmıştı ve ben mert i giydiği "11 numara" dan ötürü hakan şükür ün yanında forvet oynayacak sanmıştım. aklım o zamanlar 11 numaralı bir oyuncunun defansif anlamda görevler üstleneceğini çözemiyordu ve kendimce büyük üstad kalli nin mert i oynatmasını yadırgıyordum. nese 0-0 biten ilk devrenin ardından ikinci yarı aykut kocaman ın fileleri havalandırdığı gol tam önümde olmuştu, eski açık tribünün kapalıya yakın tarafında bulunan fener seyircisinin sevincini asla unutmam, üzülmüştüm. maçın sonlarına doğru kalli elvir boliç i oyuna alarak son hamlesini yapmıştı. belki hatırlayan olacaktır, maçın sonlarına doğru gayet net bir pozisyonda elvir boliç topu kale yerine yeni açık tarafındaki tribüne göndermiş ve tüm galatasaraylıları kızdırmıştı. üstelik bu onun ilk hatası değildi, boliç 9 kişilik 1-1 biten efsanevi trabzonspor maçında da 90. dakikada şahsiliğinden yaptığı saçma sapan bir hatayla maçın dönmesine ve berabere bitmesine sebep olmuş, bu hatasını fenerbahçe maçında da tekrarlayınca o zamanların popüler şarkısı emel-erdal daki erdal ın "biletini kestim senin güle güle sevgilim" şarkısını kalli tarafından kendisine uygulanmasına gereken zemini hazırlamış ve de devre arası soluğu gaziantepspor da almıştır.
    son olarak maçtan çıkarken mevdivenlerden inerken bu sefer girişte bize soru soran görevliyi değil fedon ve karısı ya da sevgilisini görmüştüm. çok şaşırmıştım, fedon gibi ünlü birini bu kadar yakından görmek beni heyecanlandırmıştı, sanırım 1-0 lık yenilgi beni iyice duygusal ve sersem yapmıştı. nese burdan isminin teknesinde yazan şekliyle fed10 a da kucak dolusu sevgiler...
  • 20 ekim 1993 manchester united galatasaray maçı ve 3 kasım 1993 galatasaray manchester united maçında eric cantona, 21 ekim 1992 eintracht frankfurt galatasaray maçı ve 4 kasım 1992 galatasaray eintracht frankfurt maçında dönemin süper golcüsü anthony yeboah'a top göstermeyen reinhard stumpf'la beraber anılır bu maç. tabii bir de kocaman aykut..
    stumpf bu dünya devlerine top göstermemiş mamafih o güzel kasım gününde kendisini defalarca geçen ve müşkül durumlara sokan aykut kocaman karşısında zaman zaman çaresiz kalmıştı.
    bu maçı hatırlatmak için genel olarak stumpf'un kırmızı kart görüp aykut'un elini sıkıp tebrik ettigi maç anlatımı kullanılır.. mazallah aykut'un gol attığı galatasaray maçı diye anlatılmaya kalkışılsa hangisi diye beyin fırtınası yaratmak zorunda kalınır..

    bu maçtan sonra alakasız ama ankaragücü forması giyen ayı levent lakaplı levent kurt gaza gelmiş, galatasaray ankaragücü maçı öncesi foto-maç aracılığı ile stumpf'a mesaj gönderip "ben de o alman'a çimleri yedirecegim" demişti. sonuç: galatasaray ankaragücü'nü 3-0 yendi, levent topa tamamı santrada olmak üzere dört kere dokunabildi..
  • hic bir kanal tarafindan yayinlanmadigi icin radyodan dinlenilen mac. macin tekrari show tv de verilmisti.

    galatasaray'da sonradan oyuna "ne dandik transfermis bu" dedigimiz yeni transfer edilen gencecik bir bosnak'in, sonrasinda turk futbolunun simgelerinden birisi olacak elvir bolic'in girdigi, fenerbahce'de novak'in show yaptigi bir macti. fenerbahce'nin bu galibiyetle sigma macinin bunalimindan ciktigi iddia edilse de, bir hafta sonra kocaelispor'a yenilmisti.