şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bence artık birilerine açık mektup yazmaktan vazgeçin. artık dünyada hiçbir şey bir kişinin elinde değil. bırakın artık. doğa kanunları gereği herşey doğar, gelişir, genişler ve bir yerde ölür.
    her oluşum gibi ekşisözlük'ün de yaşamını devam ettirmesi için genişlemesi, büyümesi gerekmektedir. büyüme yaşandıkça bazı dönemler kapanır ve geçmişte kalır. tıpkı çocukluk, ergenlik ve gençlik gibi...
    fakat bir bakıyoruz diktatörlüğe, faşizme en çok karşı çıkan nesil, hala "bilmem neye mektup" diye mücadele peşinde. bırakın yahu artık tek adam peşinde koşmayı. mücadeleniz bir anlayış üzerine olmalı. hayatta bir duruşunuz olabilir ve herkesin sizinle birlikte aynı şekilde durmasını da isteyebilirsiniz. fakat bunun için kimseyi zorlayamazsınız. en azından burada bunu yapmaya çalışmayın.
  • sözlüğü ellerinde madara eden iki avukattan birine* yazılmış mektuptur. diğeri de sürekli mahkemelere başlık engelletiyor. nedense sözlük ile avukatlar arasında bir sıkıntı var.
  • kanzuk'a değil, kanzuk (sözlük yazarı)'na olan açık mektuptur! (tanım)

    aman ve de zinhar karıştırılmaya! (temenni)

    (buraya dilekler gelecek)

    kapanış.
  • (bkz: okumaz ki)
  • sevgili kanzuk,

    doğru yoldasın aslanım. değişim şart. ekşi'yi biz iyi biliriz * doksanların sonu ikibinlerin başında o heyecanlı ve küstah ergenlerin bazı şeyleri yeni yeni keşfederek büyük bir heyecanla yazdığı ve özlediği o yılları iyi biliriz. devreciliğin allahı'nın yapıldığı ama kutsal bilginin de kralının paylaşıldığı o yıllar artık geride kaldı.

    çok iyi biliyoruz ki; isyan ederim bak diye tehdit eden yazarların her söylediği, hadi her söylediği de değil, kulağa hoş ve mantıklı gelen her söylediği şey yapılsa ekşi sözlük a.ş beş liralık dürüme muhtaç hale gelir.

    ne kadar tık o kadar benjamin! günümüzün en iyi gelir modeli. iki tane romantik nostalji meraklısı yazarın gazına gelip de tıkır tıkır para basan bu işletmenin tekerine çomak sokan babam olsa babamı evlatlıktan reddederim.

    ne kadar çok yazar, ne kadar çok başlık, ne kadar çok entry, ne kadar çok tık, ne kadar çok reklam; o kadar çok dürüm, o kadar çok benjamin, o kadar çok macera dolu ameğrika ameğrika ameğrika!

    ekşi'deki ne popüler ünlüleri davet ediyoruz ayağına geliştirdiğiniz reklam modeli on numara! ekşi a.ş çalışanları ve sözüm ona fenomenlerle aynı ofiste çok eğlendiğinizi hatta yazarlarla çok afedersiniz ama taşak geçtiğinizi biliyorum ve sonuna kadar destekliyorum. siz bakmayın bu ekşi sözlük ölücülerine. taşak başı yüz doları kendileri kazansa babalarını tanımazlar.

    sedet biraz romantik idi. bunun kendisi de farkındaydı. bir insanın en önemli özelliği kendini bilmesi, eksiklerini fark etmesi hatta bu eksiklerini kapatacak hamlelerde bulunabilmesidir. sedet, yapmak isteyip de hatta yapmak zorunda olduğunu bilip de gönlünün elvermediği şeyleri yapman üzere seni bu "şirketin" başına getirmekle çok doğru bir karar verdi.

    internetin, içeriğin pazarlanmasının, reklam gelirlerinin konuşulması gereken bir şirkette romantik romantik nostalji hikayeleri anlatanları dinlemek yerine bir hukukçuyu işlerin başına getirmek de gelişen ve değişen reklam anlayışına uyum sağlamak da çok yerinde ve akıllıca hamlelerdi.

    evet ben de yaklaşık 18-19 yıldır sözlüğü takip edenlerdenim. lakin, bu romantik ipneler gibi sulu göz değilim, çünkü eskiden beridir sevmem ekşi'yi. samimiyetsizsiniz oğlum hepiniz. çekirdek kadrodan bahsediyorum. akıllısınız ama biraz imrenmiyor da değilim hani...

    özetle, kanzuk'çum; para kazanmazdan evvel çok iticiydiniz ama şirketleştiğinizden beri itici olmakla birlikte bir model oldunuz. işleyen bir model...

    mesela ekşi benim zkimde bile değil. bu kaçıncı hesap kim bilir. allah yukarıda, bir kere bile açıp sizin o saçma sapan formatınızı okumadım. bik bik bik ötüğünüz yıllarda çok üstünüze gitmiyordum. şimdi öyle mi formatı silkmek, o aptal formatınıza uydurmaya çalışmak için türkçenin içine s*çmak pahasına cümleler kurmak zorunda kalmadan da içimi döküyorum.

    çok tepki gelirse, ya da kuyruğunuza basarsam, biliyorum ki basarsınız tekmeyi ama şu an bence ikimizin de işine geliyor bu durum.

    ekşi romantiklerine pek takılmayın. ekşi'ye dönmek eski'ye dönmektir ama yeni internette eski ekşi'ye yer yok. bunu ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz. bir tek şu romantikler öğrenemediler.

    bırakın takılsınlar, kızmayın onlara da...

    biliyorsun kanzuk'çum ;
    ne kadar çok yazar, ne kadar çok başlık, ne kadar çok entry, ne kadar çok tık, ne kadar çok reklam; o kadar çok dürüm, o kadar çok benjamin, o kadar çok macera dolu ameğrika ameğrika ameğrika!

    not: uzun ve hızlı yazdım kanzuk'çum. sonra editleyeceğim. belki ikinci kez okuyunca silerim. bilemiyorum şimdi... en çok da şu canımın istediği entry'leri silmek hoşuma gidiyor. kutsal bilgi kaynağı'nı kevgire çevirmeyi, delikanlılığa sığmaz zannedenler var di mi hala? ah şu romantikler...
  • badimin dokturdugu, dokturduklerini okurken verdigi nick'lerle huzne bogdugu mektup.

    bize de pulunu yapistirmak duser.

    sozluk cirpiniyor resmen ve umarim kanzuk okur.