şükela:  tümü | bugün
  • onca sene evvel de aynı bu dünya:
    https://www.facebook.com/…932159601/?type=1&theater
  • bu yıl binlerce kadın gece yürüyüşünde toplanmıştır. o değil de erkekler çok komikti ya!
  • tam da bugun. 'kadınlar çiçektir . kadınlar hayattır' diyenler topuklarından vurulabilir. vacip.
  • dünyanın,hayatın, kavganın yarısıdır kadınlar. ne eksiği ne fazlası. varlıkları erkeklerin lütfuna, inceliklerine muhtaç değildir. onlar kendileri için, en az erkekler kadar sadece kendileriyle birlikte varlar.

    şimdi bugün çevrende kimdir nedir diye düşünmeden, ne ideolojik ne mesleki ne de herhangi bir ötekileştirmeye tabi tutmadan tüm kadınları düşün. onları ne durumda olurlarsa olsunlar hayatın her alanında sadece "kadın" oldukları için düştükleri ayrımcılığın, eşitsizliğin farkına var. bu önemli. bu onlara çiçek vermenden, bu onlara otobüste yer vermenden, bu onlar sanki senin bakımına muhtaçmış gibi aslında "erk"ekliğinin devamı olan centilmenliklerinden çok daha önemli.
  • ben küçükken hayal meyal şöyle bir anı hatırlıyorum:

    "ayşe kadın olmuş, duydun mu?" diyorlardı. sanırım günde falandık. ya da komşulara oturmaya gitmiştik. ayıplı bir şeymiş gibi ayşe'den konuşuluyordu. "ayşe kadın olmuş", bunlar konuşulurken annesi ağlamaklı. sanırım hamileymiş de öyle anlamışlar kadın olduğunu. yoksa birkaç yıl önce bizimle sek sek oynayan arkadaşımızdı.

    bizden az büyüktü ama (belki 3-4 yaş). minyon çıtı pıtı bir kız. hamile kaldığı da tabi kolay anlaşıldı o kadar çıtı pıtı olunca.

    ben o zaman tam anlamamıştım da aradan belki 10 yıl geçince falan tam dank etmişti kafama.

    ayşe'ye ne olmuştu?

    yukarıdaki konuşmalar yapılırken ben her halde sekiz yaşında falandım. ayşe de 12-13 belki. tabi ki apar topar okuldan alınıp evlendirildi.

    ayşecik, tahmin edileceği üzere şu anda hayatta değil. onu çok seven kocası, sevgisi gözünü kör ettiği için elini kana buladı ve ayşeciği bu dünyadan kopardı. bu bahane de indirim oldu, ayşe'yi çok seven kocası kısacık bir yatışın ardından nereden ne ara bulduğu belli olmayan bir kadınla hayatını birleştiriverdi.

    ama adam mecbur, ufacık çocuklar var ortada. onlara ana, adama kadın lazımdı. ayşecik de 18 yaşında 2 çocuk anası bir ölü olarak dünyadan ayrıldı.

    herkes de bu adama hak verdi. dedikodular vardı çünkü ayşe ile ilgili. güzel kızdı. ateş olmayan yerden duman çıkmazdı.

    arkadaşımın ismi aslında ayşe değildi ama buraya yazmak içimden gelmedi. aslında adını anmaya bile dilim varmıyor, eski bir yara izi gibi arada kendimde onu görüyorum.

    benim arkadaşımı önce kendi annesi, "ayşe kadın oldu" diye kadın gününe malzeme yaparak, sonra babası bu bahaneyle 35 yaşındaki adamla zorla evlendirerek, benim annem ve diğer mahalleli kadınlar "kadın olmuş" diye etiketleyerek, kocası (kendi deyimiyle) çok severek, hakim bu bahaneyle cezada indirime giderek vs vs hep beraber öldürmüş oldu.

    hikayeyi yadırgayan var mı aranızda? sanmıyorum. bu ve bunun bilmem kaç türlüsünü her gün her yerde görüyoruz, duyuyoruz ama kafamızı çeviriyoruz. bakmayınca görmüyor gibi oluyoruz.

    elinden tutamam, elimden ne gelir diyoruz. ya da #, son zamanlarda elimizdeki en güçlü silah, neye yarıyorsa.

    ben belki de arkadaşım yüzünden kadın olmayı çok ayıp bir şey sandım. olunmaması gereken bir şey. hatta sırf bu yüzden uzun süre erkeklerden acayip korktum. düzenli ilişki sürdüremedim falan.

    kadın olursam dünyanın bütün yükü benim sırtıma binecekmiş gibi, koca bir kayanın altına girecekmişim gibi geliyordu.

    aradan yıllar geçti, insanların kadına bakış açısı düzeleceğine daha da beter oldu. akşam başına bir şey gelen kadına "orda ne işi varmış" demeler, toplum içinde kahkaha atan kadını ayıplamalar falan...

    ben kadınlar gününde hep arkadaşımı hatırlıyorum, anıyorum (içimden). dışımdan anmaya kalksam ağzıma iğneler batıyor sanki.

    bana kadın olmanın ne zor, acılı bir şey olduğunu ilk o göstermişti, mekanı cennet olsun.

    ileride düzelir diye umut ediyordum o zamanlar. yani teknoloji gelişiyor, insanlar okuyor. televizyonlarda görüyorlar falan...

    bu ülkede kadın olmak git gide zorlaşıyor farkında mısınız?

    ne kadar uzun bir yazı oldu bu...

    emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun.
  • milletin çiçek böcek alıp yihuuu bilmem nerede %50 indirim varmış diye kutlayarak içini boşalttığını söylememe gerek yok, kimsenin de umurunda değil çünkü. emekçi kadınmış... kimin umurunda ki!!!
    her 8 mart'ta içim dağlanıyor, bir geriliyorum, sıkıntı basıyor. arkadaş, daha "kadın olma" kavramını idrak edememiş insanlara, ve en acıklısı da bunu idrak edememiş kadınlara, ben buradan emekçi kadınların başına gelenleri, fedakarlıklarını, bu yüzden ölüşlerini mi anlatayım. onları anmak için seçilen günün, bugün indirimli kadın ürünleri satılan bir pazarlama gününe dönüştüğünü mü söyleyeyim.
    kadın olmayı, her anlamıyla kötü kelimelerle dolduran ve bunu yaptığının farkında bile olmayan kadınlar... ben size ne diyeyim!
    bunca yaşanan acı, hepimizin her gün yaşadığı bunca iğrenç tecrübe, sadece cinsel tacizden bahsetmiyorum, kadınları aşağılayan karikatürler bile dahil buna, hiç bir aydınlanma, bir ışık getirmiyorsa... ben burada ne diyeyim.
    sözlükteki başlıklara bakın... evet evet bunu diyebilirim sadece. kadın denince kim ne yazıyor bir bakın. sonra çiçek böcek diye gelip de kutlayanlara benim gibi mideniz kalkar belki.
    içim şişiyor 8 mart'ta, bitse de gitse.
  • "parlamenter sistemler bedenlere maaş verip,
    tecavüzü haklı kılan cübbeliler beslediler !?"

    https://youtu.be/5jub3ronqys

    buyrun dinleyin can'lar. izmir'li kardeşimin yaptığı çok güzel bir eserdir.

    edit: link düzeltme
  • roja cîhanî ya jinên kedkar pîroz be.
  • 8 mayıs'a özel : her müslüman kadının ezbere bilmesi gereken 8 kur'an ayeti

    bakara 222,223
    "ey muhammed! sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. de ki: o bir eziyettir onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. iyice temizlendikleri zaman ise allah'ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın şüphesiz ki allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever."
    "kadınlarınız, sizin için bir tarladır. o halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. allah'tan korkun ve bilin ki siz mutlaka o'nun huzuruna varacaksınız. ey muhammed, müminleri müjdele!"

    nisa 3
    "eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir."

    nisa 11
    "allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır. eğer ölen, ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da, mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa, ananın payı üçte birdir. eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biri ananındır. bu paylar, ölenin borçları ödenip, vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz. bütün bunlar allah tarafından farz kılınmıştır. şüphesiz allah alîmdir, hakîmdir"

    nisa 24
    "bir de 'harb esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler'" müstesna, evli kadınlarla evlenmeniz de size haram kılındı. bütün bunlar allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. bunların dışında kalanlar ise iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla mehir vermek suretiyle evlenmek istemeniz size helal kılındı. o halde onlardan nikah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki, bu farzdır. o mehri takdir edip kesinleştirdikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir mahzur yoktur. şüphesiz ki allah her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

    nisa 25
    "sizden her kim hür mümin kadınları nikah edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa, ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikahlamak var. allah sizin imanınızı daha iyi bilir. siz birbirinizdensiniz. o halde sahiplerinin izni ile ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan, zina etmeyen, dost da edinmeyenlerle evlenin. evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar hakkında gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir. bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır. allah gafûrdur, rahimdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir)."

    nisa 34
    "erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. çünkü allah birini diğerinden üstün yaratmıştır. bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. iyi kadınlar, itaatkar olanlar ve allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. bunlar da fayda vermezse dövün. eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. çünkü allah çok yücedir, çok büyüktür."
    ayrıca: (bkz: #29853151)

    nisa 129
    "kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız buna güç yetiremezsiniz. bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız, şüphesiz allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir."

    http://meal.ihya.org/…inlar-ile-ilgili-ayetler.html