şükela:  tümü | bugün
  • 8 mart feminist gece yürüyüşü için 19.30’da galatasaray’da buluşuyoruz.

    erkek egemenligine karsi mucadelemize inatla devam ediyoruz.
    geçen 8 mart’tan bu yana, erkek şiddeti katlanarak arttı ve ev içindeki karşılıksız emeğimiz bir parça eksilmedi. yargı tecavüzlerde rıza, cinayetlerde haksız tahrik aramaya, devlet kadını değil aileyi korumaya devam etti. biz feminist kadınlar ise patriyarkaya, cinsiyetçi, homofobik, militarist politikalara örgütlü feminist mücadelemiz ile isyan ediyoruz.

    8 mart’ta sesimizi hep beraber yükseltmek, isyanımızı dillendirmek için tüm kadınları saat 19.30'da galatasaray’a bekliyoruz

    http://www.facebook.com/events/238411082918753/
  • kendimi başka hiçbir kortejde bu kadar rahat hissetmediğim, istediğim sloganı atabildiğim, hemen yanımda kimi bulursam koluna girebildiğim, herkesin birbirine güler yüzle yaklaştığı, pek şenlikli bol sesli bir yürüyüş.
    bu kadar içten olmasının nedeni elbette ki katılanların talebinin son derece net olması, ayrıya gayrıya düşülecek yanların minimumluğudur.
    geçen sene artık kadın eylemlerinin vazgeçilmezi haline gelen bandsistanın olur olmazı ile yürünecek yolların eşlikçisi olacaktır.
  • son yıllarda beden geçişi yapmamış trans kadınların "siz erkeksiniz, çıkın, bu alan kadınların" diyerek transfobik saldırılarla sözde feministlerce alandan kovulmaya çalışıldığı yürüyüştür.(bkz: ayşe düzkan)
  • bayiliyorum sloganlarina...

    -tam iffetli olucam, bi gülme geliyo
    -haftada en az 3 orgazm
    -topla saclarini rapunzel, deyyus merdivenleri kullansin
    -erkegin kalbine giden yola sicayim
    -memeler bas kaldırdı
    -erkekligi söküp yerine lahana dikicez (lazca)
    -vurur yuze ifadesi, hayat sokakta bi tanesi
    -biz erkegin kaburga kemiginden yaratilmadik, erkekler bizim vajinamizdan cikti
    -ne seninim, ne kara topragin
    -b şıkkı!
    -kaderimin aglarini sahsen kendim orerim
    -önce o erkekligi bi indir
    -ocakta zikkimin kökü, sokakta isyan var
    -namus mu? ay kirletmeden duramam
    -kadin kadindir, çiçek babandir
    -yaktiginiz cadilarin küllerinden dogduk
    -nevin yildirim'in baltasiyiz

    aynen oyleyiz, evet. tam olarak buyuz. burdayiz. ve sloganlardan birinde dedigi gibi,
    "asla hepimizi öldüremeyeceksiniz"
  • gelenek haline geldiği üzere bu 8 mart'ta da *gerçekleşecek olan gece yürüyüşüdür.

    yürüyüş saat 19:30'da fransız kültür merkezi önünden başlayacaktır.

    çıkın çıkın gelin.
  • yürüyüşteki türcü, karşı olduğu eril baskıyı bire bir uygulayan, queer kimlikleri görmezden gelme gafletini marifet sayan, natrans, heteronormatif "kadın" bireylerin erk zorbalığına örnek teşkil edecek davranışlarını üzgünüm görmezden gelemeyeceğim! karşı olduğun zulmün aynısını, dış görünüşü kafanda oluşturduğun toplumsal erkek formuna uygun diye bir başka bireye yöneltemezsin! yani senin yaptığın şudur: "mini etek giydi tecavüz ettim" diyen kişi ile "sakallı ve natrans erkekti kortejden kovdum" diyerek aynı paydada olmaktır! aynı vizyonsuzluk ve cehaleti kusmaktır! biliniz ki sizler de verilen kimlik mücadelesindeki savaşların çoğunun muhatabısınız ve bu bilinçsizlikle de hiçbir zaman karşı durduğunuz saftakilerden bir farkınız olmayacak! unuttunuz mu biz erk zorbalığına maruz kalmış sınıflarız! biz dayanışma içerisinde olmazsak özgürlük hiçbirimiz için gelemez! erkekler dışarıymış! çok afedersin ama asıl senin üslubun eril ve beynin erkek!
  • dün gece son bir iki yılın en güzel akşamlarından birini geçirdim. herşeye rağmen ölüm korkusuna rağmen sabah ülkenin en iyi okullarından birine bıçakla saldırı yapılmış olmasına rağmen, çirkin bir şantiye alanına dönüşmüş istiklal'i baştan sona dolduran bizlere iyi bakmalısınız. o alandaki birçok insan gibi hepimiz bireysel hayatlarımızın kalitesine odaklandığımız bir dönemden geçiyoruz. tüm bu birey olarak var olma çabası içinde dün oraya gitmemek, bağırmamak mümkün değildi. orada olan herkes dün tüm yılgınlığını umutsuzluğunu attı çünkü bu kadar korkmadan çıkmış olmak çok kıymetli. yaşlı ağlayan teyzeler vardı, ben umut ettiğim kadar bu derece karanlık içinde ışık arıyor olma haline geldiğimiz içinde üzgünüm. dün burada iyilerin, aklını rehber alanların yaşadığının kötülere haykırışıydı birçok siyasi ve toplumsal içerik vardı ama en önemlisi iyi olma inadının korkuyu yenmesi. velhasıl çok güzeldi yaşayanın unutmayacağı bir umut denizi, korkusuzluk ve isyan kaldı dün akşamdan.
  • bugün gördüğüm kadarıyla etkinliğin açıklamasının sonunda "natrans erkeklere kapalıdır!" diyerek tepkimi çekmiş, niyetinden çıkmış, popülistleşmiş bir etkinliktir artık benim gözümde..

    yani illa güzel bir şeyin içine etmek mi gerekiyor sayın feminizmin türkiye şubesi? bu otokrasik duruş, bu faşizanlık, bu ayrımcılık neden? ideolojinizin feminizm olmadığını sadece ve sadece erkek düşmanlığı olduğunu görüyor ve amacınızdan saptığınız için feminizmden de insanı soğutuyorsunuz.

    hayır bu itici durum karşısında kapalı bir kadın da sizinle yürümeye korkar, laf ederler başörtüme diye. amacınız ne sizin? ortak paydanın din, dil, ırk, sınıf gözetmeksizin "cinsiyet eşitliği"ni sağlamak ya da en azından farkındalık yaratmak değil mi?

    hayır şu durumu da anlamıyorum.. geçmişte aynı grup gezi dayanışmasında da vardı. o gün siz ağaç mıydınız? sanat için tiyatro için -bir çok tiyatrocu iş korkusuyla katılmasa da- sizler destek oldunuz, oyuncu vs. olmadığınız halde. madencilere, işinden atılanlara siz destek oldunuz, o sektörde olmadığınız halde. ya da hayvan haklarını savunduğk beraber yürüyüşte.. siz hayvan mıydınız? ahh keşke olsaydınız. en azından birlikte yürürdük en azından. siz şimdi o gün yanınıza yaklaşan pipili hayvanları da kovarsınız yanınızdan..

    yazık valla yazık. bu kadar evrensel ve önemli bir adımı bakın ne hale getirdiniz. bunları yazarak o yürüyüşü boykot etmek zorunda mıydım?
    oysa o gün sizi anlayarak, yanınızda yürümek, size destek olmak isterdim. farkındalık ancak böyle yaratılır çünkü. hepsini geçtim, trans kadınların da bir dönem erkek olduğunu düşündünüz mü hiç? amacınız onları da mı dışlamak!

    ötekileştirilenlerin hakkını ancak ve ancak el ele yürüyerek çözebiliriz.
    ötekileştirmeden! sizin yaptığınız gibi bölerek, ayırarak hatta ve hatta ötekileştirerek değil!

    velhasıl son olarak gözlemim hiç ama hiç okumayıp, anlamayıp, empati kurmayıp ancak ve ancak popülist filmler seyredip gaza gelmeyi başardığınızı görüyorum.
    hayır arkadaşım, hayır kardeşim, hayır..
    bu yürüyüşü yapma nedenin ile yaptığın bu ayrımcı duruş birbirine ters. ne olur bunun farkına var. olur da o gün bir kaç erkek gelir de sana destek olmaya kalkarsa, onları itme, ötekileştirme!

    son olarak engels abimizden bir alıntı: "kadınlarla erkeklerin gerçek eşitliği, her ikisinin de sermaye tarafından sömürülmesine son verildiğinde gerçekleşebilir."
  • sadece türkiye şubesinde değil tüm dünyada bu durumda olduğu için yadsınamayacak yürüyüştür. (bkz: üçüncü dalga feminizmi)
  • irkik igimin sistemde ezilen bağyanların pozitif ayrımcılık elde etmek için ses ve görüntü kirliliği yapacağı beyhude yakarış.