• tekirdağ'da konuşlu olan birlik.ilçelere dağıtılmış alayları mevcut.ayrıca çorlu'da ki kolordu yerine gelibolu'da ki kolorduya bağlı olmasıdır ilginçtir.
  • (bkz: beşiktepe)
    hiç kimse söylememiş ama buraya gelen askerler özellikle kısa dönemler tekirdağ merkezde acemiliklerini yapmaz
    hatta usta birlikleride %90 beşiktepedir
  • sürgün yeri olarak bilinmesine rağmen özellikle beşiktepe kışlası vasatın üstündedir. koğuşlar 10 kişilik olup, nato standartlarına uygun yapılanmıştır. mehmetçik gazinosunda ufak çaplı bir playstation cafe ve atari salonu bile vardır. bu arada topçu taburunun komutanı yarbay şener çetinbaş bir askerin görüp görebileceği en baba komutandır.
  • 309. kısa dönem olarak askerliğimi yaptığım yerdir.

    askerliği burada yapacak kısa dönem arkadaşlara bir kaç bilgi vermek isterim.

    tugay komutanlığı şehrin batı çıkışına doğru kumbağ'a dönen kavşaktadır. buraya teslim olursunuz ve kıyafetlerinizi alıp akşam saatlerinde sivil otobüslerle beşiktepe'ye sevk edilirsiniz. (gitmezsiniz sevk edilirsiniz. çünkü artık bir birey değil ordunun malısınızdır)

    25 km sonra beşiktepeye varırsınız ve 10 kişilik (sıralı 5 ranza) koğuşlara yerleştirilirsiniz. sabah hayvan gibi gürültü yaparak sizi uyandırmak için can atan uzun dönem çavuşlarla tanışırsınız.

    hemen yatakhanelerin önündeki alanda toplanırsınız ve 1 ay sürecek şenlik başlar. eğitimler sırasında önce beşiktepe garnizonunu komuta eden albay gelir ve "yavrularım oğullarım nasılsınız" diyerek sizi yumuşatır. bu sırada yavşayan arkadaşlarınız ne kadar çok olursa eğitiminiz o kadar heyecanlı olur.

    bir aylık dönem sonunda tören yürüyüşü konusunda uzmanlığınızı yapmış ve hk33 ile atış yapmış olursunuz. nisan dönemi gittiyseniz eğitimde kulakların soyulması kaçınılmazdır. soğuk olur oralar. çevrenizden ciğeri bırakan ve kan kusan arkadaşlarınız olur. içlik mutlaka giyin. mutlaka içlik giyin. içlik giyin mutlaka.

    yemin töreninin ardından ya tekirdağ merkeze ya çevredeki askerlik şubelerine ya kumbağdaki tesise ya da beşiktepe'deki taburlara dağılırsınız. döneminiz kalabalıksa beşiktepe'deki vasıfsız asker kontenjanını doldurup nöbet ağacı olmanız olasıdır. ağustos'ta daha çok kısa dönem olduğu için kışa denk gelen bu dönemde bol bol nöbet tutarsınız. ama askerliğe nisan'da başlarsanız az sayıda olursunuz ve değeriniz artar. kısa dönem olmanıza rağmen tabur yazıcısı bile olabilirsiniz. (s1,s2,s3,s4) tek örneği bendim ama yine de olabilir.

    geldiğiniz yer mekanize piyade tugayı olarak geçse de tankçı olup siyah bere takma ihtimaliniz de vardır. iki tane tank, iki tane mek. piyade taburu vardı o zamanlar. tankçı olmak iyidir. siyah bere daha karizmatiktir. garaj nöbetlerinde m48a5t2 lerinizi severek vakit öldürürsünüz. (2006'da geleceği konuşulan leopard'lar gelmiş olabilir)

    uzun dönemler için de şu can sıkıcı bilgiyi de verelim. tekirdağ'a düştüm diye hemen sevinmeyin. bu tugay zaman zaman doğu'ya tabur yollar. tankçıysanız sıkıntı olmaz herhalde ama mek. piyade iseniz var böyle bir ihtimal.

    beşiktepe'de sorunlu askerler toplanırdı bizim zamanımızda ama disiplinli bir yer olduğu için pek sıkıntı olmazdı.

    güneşin batışı çok güzel görülür beşiktepe'den. tesisleri iyidir. askerlik yapmak için güzel bir yerdir özetle. hadi bakayım aldıysan sülüsünü hazırla çantanı asker.
  • istanbul'lu olanlar icin askerlik yapmak icin en guzel yerlerden biridir.
  • acemi olarak kapıdan girdiğinizde askerler sizi cehenneme hoşgeldin diye karşılar. haklılık payı olmakla beraber yeni askerlerin moralini düşüren bir gelenektir. büyük bir kısmı beşiktepe 'de, az bir kısmı da tekirdağ merkez tugay'da görev alır askerlerin. ben acemiliğimi beşiktepe'de ustalığımı merkez tugay'da yapmış biri olarak beşiktepe'yi çok daha rahat gördüm. asker sayısı tugay'da azdır dolayısıyla derdiniz bitmez. başta iyi sıkılmayız diye düşünürken; sabah spor, gün boyu koşturma, gece nöbet derken ne olduğunuzu şaşırabilirsiniz.

    ayrıca merkez tugay benim zamanımda sürekli denetlemeye girerdi. hala da öyledir herhalde. 2 si denetim toplam 3 kere atışa gidilir bir kısa dönem boyunca. 40 günlük askerden de, şafak 10 sayan çavuşken de spor denetlemesine girmiştim mesela. tam teçhizatlı 3 km koşu (söylerken kolay geliyor) ve italyan çukuru ile sevişmelerimizi unutmam mümkün değil . bizim birliğe özel olarak 100 metre koşu, şınav, mekik, barfiks dörtlüsünden ikisini belirlenen normlarda (örn 40 şınav gibi) yapamayan askerler hafta sonu iznine çıkamazdı.

    biz kırmaya çalıştık ama baya bir devrecilik döner. sayıca az olan kısa dönemler olarak yanınızdaki hıyarlardan tiksinseniz de bir olamazsanız uzun dönemler üzerinizde baskı kurar. örneğin biz giderken peşimize gelen kısa dönemler çok sıkıntı çekmişler. tugayda uyuşturucu kullanımı ve memleketçilik de almış başını gitmiştir. bir ara köpekle izinden dönenler aranıyordu. asker ne kadar bozuksa komutanlar da o kadar dengesizdir. hakaret yemediğimiz bir günü hatırlamam. komutan dediysem adam gibi olanların yanı sıra kimisi sizden 10 yaş küçük, hayatında ola ola asker olmuş ezile ezile karakterleri küf tutmuş adamlar da var. komutanlar deyince tabi bir de gece eğitimleri meşhurdur birliğin. eğitim dediysem ortada bir şey yok tabi. 2 haftada bir hiç bir şey yapmadan gece 12'ye kadar tutarlar sizi. 12 nedir ki demeyin. gece nöbetleri olduğundan sıkıntıdır. ayrıca tekirdağ soğuk olur eğitim ve nöbetle gelen soğukta 4-5 dikilme olayları sinirlerinizi yorar.

    tekirdağ soğuktur. sağlam üşürsünüz. bir gece soğuktan ayakta duramadığımı hatırlıyorum. nöbet alanları kimi yerlerde açıktadır. yani inanılmaz soğuk rüzgara maruz kalırsınız. yağmur ve çamur ise kepazeliğin son noktasıdır. ayı botlarıyla resmen bataklığa saplanırsınız. varlık içinde yokluktur tugay'da nöbetler.

    nöbet ayrı bir derttir. yine bizim zamanımızda nöbet kulübesinde içki içen asker yakalanması ve nöbet kulübesinde ısınmak için ateş yakılması gibi sıkıntılardan 2 uzun dönemin yan yana nöbet tutması yasaklanmıştı. uzun dönemler içki içip, ateş yaktıkça her uzun dönemin başına çoban olarak 1 kısa dönem verdiler. birlikte 8-9 kısa dönem var toplam sayı 60. siz askerlikteki mantığı anlayın diye diyorum.

    neticede avantajları var mıdır? vardır. içinde market vardır ve gazete satılır. günlük gazete alabilmek önemlidir. şehire yakın olduğunuz için sevdikleriniz ziyarete gelebilir. çarşı izinlerinde hemen şehre inme kolaylığı vardır.

    son olarak bana göre, ne kadar sürgün adam, keş, ruh hastası filan bulunsa da hepsi parayla askerlikten kaçan memoşlardan 10 kere daha adamdır. hayat tecrübesi kazanırsınız. askerlik bitip de adımınızı dışarı attığınızda kötü durumlarını unutur, iyi anılarıyla aklınızda kalır 8. mekanize.

    not: benim zamanımda olmadı ama birlikler terör bölgesine adam gönderir. beşiktepe'de bir anıt vardır. (sayıları net hatırlamıyorum ama 8 şehit 32 yaralı olması lazım) 2012 yılı dağlıca baskını'ndan şehit olan askerler 8. mekanize'den gönderilmiştir diye hatırlıyorum.