şükela:  tümü | bugün
  • kanlı canlı şahit olduğum, adaletsizlik timsali rezalet gibi rezalet.

    bir akrabamız bir partinin il başkanı. sülalede ne kadar adam varsa malum partiye üye olup kamu kurumlarında işe başladılar. son yasa ile kadroya alındıklarını öğrendim bugün. yeni mezun bir mühendisim. üç kuruş paraya esnaftan hallice bir patronun yanında birkaç ay çalıştım, daha doğrusu sömürüldüm ve dayanamayıp istifa ettim. sırf dik durduğum için, kendi düşüncelerim olduğu için ve biatçı olmadığım için partiye üye olmadım. beni işe almadılar. kendi partilerinden olmadığım için özelde iş bulmama yardım etmediler. üstelik ailevi bir sebepten dolayı bir kamu kurumunda çalışmaya o tüm akrabalarımdan daha çok ihtiyacım varken. ailevi sebebimi de yazıyorum ki herkes bilsin ne haksızlıklar döndüğünü : otizmli bir kardeşe sahibim. sürekli zamana, ilgiye ve sevgiye muhtaç, hayatta en yakın ve tek arkadaşı şahsım olan bir kardeşim var. ve akrabalarımın hepsi bu çocuğun durumunu biliyor. şimdi bana söyleyin özel sektörde haftada 60 saat çalışan biri bu çocukla nasıl ilgilenebilir ? yarın annem ve babam öldüğünde bu çocuk kim bilir ne yalnızlıklar, ne sıkıntılar yaşayacak. iddia ediyorum kendi dürüstlüğümün ve bilgimin zekatını bu torpilci akrabalarıma versem seviye atlarlar o derecede vasıfsız insanlar. bunların hiçbirinin hayatında beş tane kitap okumadığına kefil olabilirim. o derece yetersiz ve cahil insanlar. eğer üniyi bitirir bitirmez gidip partiye üye olsaydım şuan 5000 tl maaş ile belediyenin kadrolu mühendisiydim. kpssde hangi soru çıkar diye değil, hangi model araba alsam diye düşünüyor olacaktım. ama ben bunu tercih etmedim, kimsenin biatçısı olamam.

    lise mezunu bir akrabam işe girdi su sayaçlarını okuyor su faturası kesiyor o bile kadroya girmiş en az 2500-3000 tl maaş alıyor. bana ise haftada 6 gün günde on saat çalışmaya karşılık bile bu paraları vermiyorlar. üstelik patronunun iki dudağına bakıyorsun özelde. çık işten derse çıkacaksın kaçarı yok. bu yüzden çoğu zaman her türlü mobbinge, ek mesaiye, hakarete tolerans göstermek zorunda kalınıyor. hele hele evlenmek, bir kadına ve bir bebeğe bakmak bu şartlar altında ne kadar zor olabilir bunu tahmin edebiliyorum. anadoludaki küçük bir şehrin dandik bir ilçesindeki bir meslek yüksek okulunu 3 yılda bitiren bir akrabam (kendisi şuan 21 yaşında) kendi branşıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir kamu kurumunda 3000 lira maaş alıyor. ve bu adamın kadrosu var, hayatını garanti altına aldı. yine birçok tanıdığım lisans mezunu, sınavsız mülakatsız belediyelere girdiler kadrolarını aldılar.

    şimdi söyleyin bana bu insanlar nasıl oluyor da dinden, ahlaktan, adaletten, ahiretten falan konuşabiliyorlar ? bazıları bize ziyarete geliyorlar misafirlik için. utanmadan nerede çalışıyorsun, iş buldun mu, düğün ne zaman gibi sorular soruyorlar. utanıyorum. ama kendi adıma değil, onların adına utanıyorum. kendim için ise üzülüyorum. ne kadar da yüzsüzler öyle değil mi ?

    çok ağırıma gidiyor sözlük, bildiğin gibi değil. ağırıma giden şey işsizlik ya da parasızlık değil. adaletsizlik, küstahlık, haysiyetsizlik, beş para etmezlik. bunları görmek için mi yaşıyoruz ?

    edit : trollere cevap vermiyorum, engelleyip geçiyorum. hiçbiriniz için kendimi daha fazla geremem. buna değmezsiniz.

    edit 2 : otistik ifadesi otizmli olarak değiştirildi.

    edit 3 : destek mesajı atan herkese çok teşekkür ederim. her şeye rağmen mutlu kalabilmektir esas olan. insanın ihtiyacı para değil mutluluktur.

    bu arada bu sabah kpss kursundaki arkadaş aklıma geldi. çocuk 24 yaşında fizyoterapist. lysde yirmi bin sıralama yapmış. özelde asgari ücret teklif ediyorlar dedi. atanmasi için alması gereken puan 90. öyle efendi akıllı biri ki kızınız olsa veresiniz gelir öyle iyi kalpli bir çocuk. erkekler ne demek istediğimi çok iyi anlar.

    bir bu çocuğa bakıyorum birde iki yıllık myo'yu üç yılda bitiren akrabama bakıyorum. vallahi başka da yazacak kelime bulamadım.
  • üzülerek okuduğum rezalet. bu ülkenin namuslu insanları bunları haketmiyor.
  • torpil ve iltimas rezaleti degil.

    partiye uye olmadigim icin akraba olmama ragmen bana torpil ve iltimas gecilmemesi rezaleti.

    yazar belediye'de, ya da limak-cengiz-kolin'de falan is bulsalar agzini acmayacakti.
  • (bkz: yeni türkiye) diyeceğim ama eskiden de böyleydi bu. sadece son 15 yılda daha göze sokularak yapılmaya başlandı. işte bu yüzden akrabalarımın hiç biri ile 30 yıldır görüşmem.

    yine üzülerek ve kahrolarak okuduk.
  • maalesef düzenin gerçeği , tek eksik bilgi şu ki son kanunla kadroya geçenler taseronken aldıkları maaşla çok çok farklı maaşlar almıyorlar. görüp bildiklerim arasında 2000 tl alan bile 1-2 kişi...
  • (#75809963) plainwalker isimli arkadaş. herhangi bir mevkide gözüm olsa şu an bu entryi yazacağıma ilgili parti binasında olurdum. sana tavsiyem herkesi kendinle karıştırma.
  • öyle bir dönemde yaşıyoruz ki hak, hukuk,adalet gibi kavramların esamesi okunmaz durumda.yolsuzluk,iltimas,adam kayırma ayyuka çıkmış vaziyette.devran bu devran deyip adamlar şişirebildikleri kadar şişiriyorlar karınlarını.yetmiyor bir bu kadar daha karın şişirebilmek için iş kollarını ağzına kadar kendi cenahlarından fikir ortaklarıyla dolduruyorlar.

    layik olanın göreve getirilmediği insanların alın terlerinin,
    emeklerinin,bireysel mücadelelerinin hiçe sayıldığı bu düzende ne kadar insanın bu lağım ağızlı iğrenç zihniyete mensup meczuplar tarafından hayatı kaydırıldı saymakla bitmez.

    bizler gelecek kaygısından kıvranmakta,hak ettiğimiz görevin işgal edip edilmeyeceğini merak etmekteyken,birileri gökten inmişcesine balı kaymağı bol olan mevkilere yerleştiriliyor.

    insanların geleceklerinin ellerinden alındığı bu firavun düzeninde nokta kadar faydası dokunmuş olsa bile umarım bu dünyadan sefillik ve yokluk içinde silinip giderler.
  • (bkz: #75803615)

    herkes kendi başına gelince fark ediyor.
    ya da işine öyle geliyor.

    aloo 15 yıldır devran böyle dönüyor! hiç itiraz ettin mi? kafanı kaldırdın mı?
  • bugune ozel olmayan rezalettir. genel bir rezalet genelll
  • bende denizli'de ki okul müdürü atamalarını diyor sandım. her hafta bu tarz haberler çıkıyor. hakim ve savcı atamalarına bakın, taşeron olarak çalıştırılan işçilere ve sonrasında kadroya alınanlara bakın. meb'de şaibe yazdığınız zaman her sene 2-3 kez foyası ortaya çıkan olaylara bakın. cahil olmalarına rağmen sürekli araştırma görevlisi olan yandaşlara bakın. artık ülkenin çivisi çıktı. yandaş bile olmak yetmez bu devirde pislik yandaş olması gerekiyor torpil isteyenlerin çünkü bakteri gibi türediler kendileri de yetişemiyor...