şükela:  tümü | bugün
  • uçakta bulunanlardan biri babamdı.

    zaman zaman internetten aratıp neyi var neyi yok araştırıyorum bu kazanın sebebini. kimseyi suçlayacak halim yok, pilotaj hatasıymış, alçalma hatasıymış, yoğun sismiş, pilotun inmekte ısrar etmesiymiş, hepsi bir yana. basit bir hata yüzünden çakılmıştır uçak. pilotlar belki 1 dakika erken "pas geçiyoruz" deseydi, böyle bir kaza yaşanmayacaktı.

    yaşanacağı varmış, yaşanmış diyerek teselli ediyorum kendimi. ölenlerin ruhları şad olsun.

    fakat beni lise yıllarımda piç gibi bırakmıştır bu kaza. "her erkeğin ölümü babasının ölümüyle başlar" demiş orhan pamuk. benim zor, meşakkatli ölüm yolculuğumun başlangıcı olmuş. umarım babamın canı çok yanmamıştır ölürken.
  • üzerinden 13 yıl geçen ve kaza olduğuna hiç inanamadığım olay. komplo teorilerini sevmesem de #2156077 numaralı entryde belirtilen hususların unutulmaması gerekli bence. bundan 40-50 yıl sonra biri çıkar da bu olayı araştırırsa diye yazmadan edemeyeceğim bir şey var, ben ölmeden burada kayda geçmiş olsun. 2000-2003 yılları arası diyarbakır'da yaşadım ve evimiz de "alay" olarak ifade edilen mahallede, askeri bölge nizamiyesinin hemen karşısındaki binalardaydı. balkondan bakınca thy'nin park halindeki uçağı görünürdü. diyarbakır'da o sıralar sık sık elektrik kesilir, voltaj düşer bişeyler olurdu. kazanın olduğu akşam daha önce hiç olmayan ve daha sonrasında da hiç olmamış olan bir olay oldu. 20-30 saniyelik bir zaman dilimi içerisinde lambalar titreşimli bir dalga gibi 5-6 kere alçalıp yükselir gibi abuk subuk bir hal aldı. "ulan noluyor" diye ev halkı olarak buzdolabının fişini çek, televizyonun fişini çek gibi şeylere koşuştuğumuzu hatırlıyorum, zira elektrik git gelleri en çok bu aletlere masraflı hasarlar bırakıyordu. 10-15 dakika sonra televizyonu tekrar açtığımızda bütün kanallarda düşen uçak hakkında altyazı vardı.
    o sıralarda bu elektriğin saçmalamasıyla uçağın düşüşü arasında bir bağ kurmadım kafamda hiç. sonraki günlerde bazı televizyon kanallarında genel kurmay başkanının diyarbakır'da bulunduğu sırada, abd'nin ırak'a girmek için meclisten teskere geçecek mi geçmeyecek mi gündeminde bu uçağın düşürüldüğü konuşuldu. hatta biri çıkıp manyetik dalgalarla veya frekans dalgalarıyla bu uçağın düşürüldüğünü filan anlatmış, bu programı seyretmemiştim ben.
    bu yaşadığım burada bir not olarak kalsın, gün gelir birinin işine yarar belki.
  • 9 sene sonra bugün anlaşıldığı kadarıyla yoğun sis ve bu yoğun sise rağmen pilotların uçağı indirmek istemesi ve pas geçme kararı aldıklarında çok geç olması uçağın düşmesine sebebiyet vermiştir. ama güzide basınımız her zamanki zevzekliğiyle kaptanın eşiyle arasının bozuk olduğuna kadar yazmıştır. allah ölenlere rahmet, geride kalanlara sabır versin.
  • http://www.flythy.com/…orum/topic.asp?topic_id=1125 adresinde can erertem hocamızın detaylı açıklamalarına göre uçak o anki diyarbakır yerel basıncı olan 1021 milibar a geçmesi gerekirken standart deniz seviyesi basıncı olan 1013 milibarda kalmış,böylece normalden daha alçaktan yaklaşmıştır.34 pistine yaklaşan uçak minimum denen inip inmeme kararı verme noktasına geldiği zaman çok daha alçaktaydı.cvr kayıtlarına göre pistin sonunu görüp inmeye çalışan pilotlar normalden çok daha alçak geldiğinden pas geçip yeterli bir yükselme varyosu elde edemeyip yükselemeden yere çarpmışlardır.pas geçme olayı normalde pistin başında yapılır minimum denen karar noktasına gelindiğinde ya inilir ya da pas geçilir fakat burda pas geçme olayı pist bittikten sonra yapılmıştır bu yüzden yükselebilmek için artık çok geçtir çünkü altimetre normal basınca ayarlanmadığından daha alçaktan gelinip havada görünürken yere çarpmıştır.bu kazada altimetrenin yerel basınca ayarlanmamasının rolu çok büyüktür.altimetre olayı çok küçük fakat çok önemlidir ve sonucu bu şekilde acı olabilmektedir.altimetre hatası ve görüş yokken inme çabaları birleşince bu elim kaza meydana gelmiştir.

    ayrıca http://www.zaman.com.tr/…dar&trh=20041031&hn=107135 adresinde bulunan cvr kayıtlarında geçen kaptanın iki adet lamba var gibi sözleri pek gerçekci gelmemektedir.

    ayrıca daha önce burada yazıldığının aksine görüş 3500 metre değil 300 metre imiş.
  • daha önce de bahsedildiği gibi kazaya sebep olan en büyük etkenlerden biri yerel qnh değeri olan 1021 yerine pilotların standart atmosfer basıncı değeri olan 1013 ile yaklaşma yapmakta olmalarıdır. bu fark 240 feetlik bir irtifa okuma hatasına sebep olur altimetrede. bu da kazaya sebep olmak için fazlası ile yeterlidir.
  • 11 ocak 2003 tarihli hürriyet gazetesinde "pilot eşiyle sorunluydu", aynı tarihli milliyet gazetesinde "kaptan pilot depresyonda mıydı?" cümlesiyle manşetten verilen habere sebep olan kaza. kazanın nedeni henüz kesin olarak bilinmiyor ama 10 ocak çalışan gazeteciler günü ertesinde kazaya derinsel!!!! boyut kazandıran sevgili gazetelerin basını nasıl bir kazaya uğrattıkları biliniyor...

    75 cana mal olan bu kazanın sebebini pilotun eşiyle arasının açık olmasına, depresyona girmesine, ilaç kullanmasına-ki hepsi iddia olarak yansıtılıyor- bağlayan zihniyete sahip kişilerin umarım eşleriyle arası hep iyi olur.

    zira düzgün haber okumak bizim hakkımız!
  • boşu boşuna kullanılmayan 11 tane havaalanı yapılacağına mevcut pistler ve sistemler iyileştirilseydi, şerefsizlerin cebine havadan para akıtılmasaydı v.s , belki yine bu kaza olurdu ama en azından içimiz ve vicdanımız daha rahat olurdu diye düşündüren kaza.*
  • gbir takım gazetelerin "çığlıklarla öldüler, kömür oldular" gibi manşetler verip, evet aynen kömürleşmiş cesetlerin fotolarını yayınlayarak felaket simsarlıgı yaptıgı* ve ölenlerin yakınlarına fütursuzca saygısızlık ettiği (ve tabi vicdanı olan herhangi bir okuyucuya) olay.
  • daha onceki adana kazasinda oldugu gibi kazanin gercek sebebinin kamuoyundan saklanacagi,yine yurticinde meydana gelmis diger bir thy kazasi.

hesabın var mı? giriş yap