şükela:  tümü | bugün
  • evle işyeri arası mesafe 850 metre. yürümeye üşendiğim için arabayla gidip geliyorum. gelin görün ki insan sadece 850 metre yol katederken delirebiliyor. bir kaç gün önce ev- iş arası mesafede gerçekleşen olaylar abartısız şu şekildedir.

    1-aracın yanına gittiğimde komşu olacak sığırlar çok yakın mesafe park ettikleri için 15 dk moron beyimizin gelip arabayı çekmesini bekledik.
    2-aracı hareket ettirip ara sokaktan geçerken inşaat betoneri yolu babasının malı gibi kapattığı için geri çıkıp başka yoldan devam ettik.
    3-ana caddede ilerlerken ters yönde gelen bir pikap gördük.
    4-400 metre ilerlemişken ara yoldan caddeye hiç bakmadan atlayan bir mala çarpamak için ani fren yaptık.
    5-600 metre civarında 2. olarak ana yola atlayan motorlu mala çarpmamak için frenledik.
    6-750. metrede yolda dün olmayan anlamsız bir çukuru son anda fark ettik.

    işe gidene kadar yorulduk aq trafiğinde koşarak gitsem daha az yorulup sinirlenmezdim.

    edit: lan arkadaş bir yaşam kalitesi sorunu olan trafik sıkıntısını yazdım . ne ezikliğimiz kaldı ne hanfendiligimiz ne göt büyüten arabakolikliğimiz. la ters yönde gidenin, yol kesen betonerin, yola atlayan ibnelerin hiç mi suçu yok.
    adam demiş ki mesajda ben götüreyim işe kadar siz üzülmeyin. vay aq 35 yaşında adamım böyle yazılma görmedim. kıçımın kılları ağardı nerdeyse. yeni mi çıktın trafiğe diyor başkasi 12 senedir de araç kullanırım . iyi ki yazalım dedik şuraya yarın betoner şoförü ile kanka olasım geldim amk.
    edit2: çok sayıda destek mesajı da geldi teşekkürler. ayrıca göt büyütmüyorum haftada 4 kez spora giderim. evet arabayla.
  • her gün en az biri ile karışlarım . bahsedilen günde combo yaparak ülkeden insanlarından soğutmuştur resmen.
  • bizdeki bu araba sevdasını anlamıyorum. arkadaş 850 metre nedir ya?
    ya yürü ya bisikletle git. 850 metre için dırdıra bak arkadaş.
  • evimle işimin arası 500 mt var yok ve hergün o yolu bisikletle gidip geliyorum ne ülkeden soğudum ne de insanlarından.
    yola çıktığımda marketçimle selamlaşırım, 50 mt ötede olan berberim sabah kahvesi ısmarlar, 150 mt ötede zaman zaman yemek yediğim restoran sahibi çaya davet eder, dükkanı açtığımda yandaki komşu çay-simit ikram eder. dükkanın önüne güneşlenmek için çıkarım, sürekli güler yüzlü mutlu insanlarla selamlaşırım, şakalaşırız. arada dükkanın önünde kırmızı ışıkta duran birileri kornaya basar, sinire keseriz. kim ulan bu ayı diye tüm dükkanlarda insanlar dışarı çıkar.
    hayal aleminde değil marmariste yaşıyorum beyler.
    siz istanbulda ülkeden soğuyabilirsiniz.

    selametle.
  • 1,5km altına bu trafikte araba kullanma park yeri bulma derdine girmektense yürüyorum, kafam rahat