şükela:  tümü | bugün
  • ben bi' şey söylemek istiyorum; ama soru olarak değil, ciddi ciddi merak ediyorum.

    bizler vatandaş olarak aldığımız maaşı iyi yönetemeyip borçlandığımızda, çıkmaza girdiğimizde devlet dahil kim yardım ediyor?

    kulüpler bu yardım toplama çakallığını hep yapıyor. türk toplumunun genlerine işleyen radikalizmi, fanatizmi sömürdükçe sömürüyorlar.

    deprem olur, vatandaş mesaj atsın 10 lira. salgın olur, haydi pamuk eller cebe. bayram olur, haydi birlik beraberlik. vatandaşa girsin de girsin. mesela herhangi bir kulüp kar elde etse vatandaşa yardım yapar mı? örnek vereyim; şampiyon olduk bakın baskılı tişört çıkardık, alın. adamlar başarıda bile vatandaştan para toplama derdinde.

    kimse kusura bakmasın, özellikle kulüp organizasyonlarına para gönderen insan kerizin bayrak sallayanıdır benim gözümde.

    tanım: takım fark etmeksizin gerçekleştirilen keriz silkeleme tespihinin bir başka tanesi.

    edit:
    #111347317 alın bakın, destek ise bu durum bence herhangi bir futbol takımının durumundan daha önemli.
  • yalniz bu tarz bağış kampanyaları toplum içindeki gelir dengesizliğini göstermesi açısından önemli.

    ülkenin %80'i ay sonunu zor getirirken, hiç tanımadığınız bir adam çıkıyor ve bir spor kulübüne 1 milyon lira bağışlıyor.

    o 1 milyonu ömür boyu çalışıp, bir arada göremeyen/göremeyecek milyonlarca insan var bu ülkede..
  • dilencilere, geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde daha çok rastlanır.

    dilencilik dünyanın en eski mesleklerinden biridir.
  • hiç utanmadan düzenlenen yardım kampanyası.
    hicap duyuyorum. şu anda benim gibi milyonlarca işsiz ve kısa çalışma sadakasından bile faydalanamamış milyonlarca insan var.
    gerçi bizim için de yardım kampanyaları yapılıyor. ama nereye gidiyor o yardımlar ben bilmiyorum. zira belediye, kaymakamlık ve özel hangi sosyal yardım derneğine baş vurduysam 5 aydır dilekçem ahh ahh, vah vahhlarla geri çevrildi.
    benim gibi milyonlar var.

    tabii biz tv'lerde, vatan millet sakarya propagandalarıyla ağlayıp milyon dolarlık reklamlar veremiyoruz.
    yarı aç yarı tok da değiliz. 4/3 aç bir kaç gram tok yaşamaya çalışıyoruz.

    hicap duyuyorum. bunları yazmaktan bile hicap duyuyorum.
  • zamanında "fener ol" zımbırtısına tepkim neyse buna da aynı.

    bir beşiktaşlı olarak yazıyorum ki yüzsüzlüktür, rezilliktir.

    yoksulluğun pik yaptığı, asgari ücretin kuş kadar kaldığı dönemde elin vida'sı, lens'i milyon eurolar kazansın diye vatandaşa el açmak bir yönetim fiyaskosudur.

    bir de şunu derler. "5 lira yardım da, 5 bin lira yardım da değerli bizim için" falan. hani gönlünden ne koparsa hesabı. nağabacaz?

    illa ki taraftarından destek almak istiyorsan herkese uygun ürün kampanyaları yaparsın. sen kazanırsın, taraftar kazanır. win win. öyle limitli üretimle 300-400 liraya özel forma satmakla olmaz o iş. lafa gelince "halkın takımı beşiktaş", icraate gelince fahiş fiyata özel üretim forma, o da güzel hikayeymiş.

    velhasılı alanyasporun topçularını toplayasınız diye, değil 20 tl'lik sms 1 lira bile fişeklemem.
  • futbolcular diskolar da kızlarla paraları yesin diye düzenlenen kampanya. asgari ücrete çalışan arkadaşlarım bir el atın şu kulübe de kızlar şampanyasız kalmasın.
  • ben anlamıyorum ki herkes vatandaştan istiyor. hiç veren yok.

    hem iyi yönetemeyip başarısız oluyorlar, hem de mahçup olacakları yerde, sen yaparsın, aslansın deyip bizim duygularımızı, cebimizi sömürüyorlar.

    kusura bakmayın arkadaş. vereceksem de bir fakirin sofrasına, bir mazlumun derdine gidecekse veririm.
  • 12 yaşındaki çocuğun biriktirdiği parayı verdiler diyince üzüldüğüm daha sonra 20 bin tl dediklerinde kendime üzüldüğüm kampanyadır.
  • zenginler dileniyor, fakirler yardım ediyor. nasıl bir simülasyonun içerisindeyim ben amına koyim ya.
  • bu krizde, bu pahalılıkta, bu virüs günlerinde insanlar işsizlikle, hayatla mücadele ederken milyon dolarlık adamlara yardım eden varsa size bize her şey müstehaktır.