şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu öğlen seansı sırasında yaşanan rezalet gibi rezalettir.

    öncelikle altı yıldır psikolojik tedavi görüyorum. bu süre zarfında belli dönemlerde panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu, alkol kötüye kullanımı, major depresif bozukluk, benzodiazepin kötüye kullanımı tanıları aldım. yardıma muhtaç olduğum bu dönemlerde iki kez psikiyatri servisine biri kısa, biri uzun olmak üzere iki kez yatışım oldu.

    ayaktan psikiyatri poliklinik kontrollerine gidiyordum ve denenmedik antidepresan, duugudurum dengeleyici, benzodiazepin ve tedaviye yardımcı antipsikotik kalmadı ve sonunda doktorum bana daha fazla yardımcı olamayacağını söyleyerek beni terapiye, tanıdığı bir psikoloğa yönlendirdi. bu iki yıl önceydi.

    bayan e.'den tam iki yıl boyunca düzenli olarak psikanaliz ve bireysel psikoterapi aldım; fayda görmediğimi söyleyemem, çok iyi geçen üçer aylık dönemlerim oldu, bir yandan da pskiyatrımdan ilaç tedavisi ile kombine bir tedavi uygulanıyordu bana. ama terapiye harcadığım paraları düşününce şöyle böyle orta halli bir ev alabilirdim ve bugün yaşadığım hayal kırıklığından sonra bu paranın tamamiyle çöpe gittiğinden tamamiyle emindim artık. terapi bana hiçbir şey katmamıştı ve yitip giden hayallerim de cabasıydı.

    olay nasıl cereyan etti? aslında yukarıda belirttiğim gibi iyi dönemlerim oldu; hatta son 6 ayda ümit ve ümitsizlik arasında yer alan düşüncelerimden zevk almıyor değildim. terapistime aşık olmuştum. bunu bir süre sakladım çünkü onun seansları bitirmesinden ve bundan sonra beni başka bir meslektaşına yönlendirmesinden korkuyordum. böylece hem kendisini bir daha göremeyecek hem de iki yıllık hasta-terapist ilişkisinin temellerini çöpe atıp, başlangıcı çok zor olan yeni bir sürece girecektim. utanıyor ve terapistime aşık olduğum için kendimi bir alçak gibi hissediyordum.
    yine de bütün gemileri yakarak 3 ay önce tüm cesaretimle kendisine seans sırasında açıldım.

    bayan e.'nin terapiyi sonlandırmasını utanç içinde beklerken hiç tahmin edemeyeceğim sözler döküldü dudaklarından. yaşadığım durum psikoterapide "transferans" yani terapiste karşı aktarım manasında geliyor ve bu terapinin ilerlediği anlamına geliyormuş. daha sonraki birkaç seansı bunun üzerinde konuşmaya karar verdik. bana neler hissettiğimi sorduğunda; ona karşı bir takım fanteziler beslendiğimi, cinsel arzularımı hep kendisine yönlendirdiğimi, başka kadınlarlayken bile onu düşündüğümü ve mutlu olamadığımı ve onunla ilgili sık sık onunla ilgili cinsel içerikli rüyalar gördüğümü anlattım. memnun olduğunu ve bunun terapimiz açısından iyi bir gelişme olduğunu yineledi.

    sonraki 2 ay benim için mükemmeldi. bana daha sevecen bakıyor, daha iligili görünüyordu. hatta seanslarımıza daha bakımlı, özenli ve güzel bir şekilde geliyordu. bu arada "transferans" konusunu psikoloji kitaplarından araştırdım ve karşıma beni çok heyecanlandıran yeni bir terim çıktı "kontra-transferans" yani karşı aktarım yani terapistin hastasına karşı geliştirdiği bir takım olumlu veya olumsuz hisler. işin gidişatına bakınca "olumlu" kısmı daha aklıma yatkın geldi ve acaba sorusu beni iyice heyecanlandırdı.

    bayan e. 30'lu yaşlarda oldukça zarif, kültürlü, kendine bakan ve oldukça güzel bir kadındı. aklımda yeni bir düşünce filizleniyordu ve bu filiz büyüdükçe yapmayı planlanladığım şeylerden kaçınmak artık imkansızdı çünkü onsuz bir yaşam düşünemiyordum. o da bana aşıktı, bu su götürmez bir gerçekti, önümüzde sadece terapinin lanet olası etik kuralları kalıyordu.

    yaklaşık bir ay önce onu arayarak dışarı çağırdım, niyetim evlenme teklif etmekti; sonuçta hali vakti yerinde ve toplumda saygı görecek bir işim olduğundan hiç de fena bir aday sayılmazdım, hem yakışıklı olduğum da söylenebilirdi. ama dışarı çıkma teklifimi lanet olası etik kurallar çerçevesinde kabul edemeyeceğini söyledi. ben ise seans sırasında evlenme teklifinde bulunmayı kafaya koymuştum, bir tektaş ile muayenehanesine gittim.

    umduğum gibi gitmedi, teklifimi kabul etmedi ama terapiyi de bitirmedi. bu yaptığımın uygun bir şey olmadığını lâkin bunda kendisinin de suçu olabileceğini söyledi. bir sonraki seansta bunları konuşmak üzere beni kapıya kadar geçirdi.

    yıkılmıştım. kahrolası kadın benle alay mı ediyordu? "bir sonraki seansta bunu konuşalım" da ne demek oluyordu? yüzüğü sokağa fırlattım ve içmeye gittim. bir daha asla terapiye gitmeyecek ve onu bir daha görmeyecektim. 1.5 yıldır alkol almıyordum, hastalığım da gerilemişti ama birden takındığı bu tavır beni aşağılık bir mahlûk gibi hissettirmişti. o gün black-out olana kadar vodka içtim ve bir hafta boyunca bu böyle sürdü.

    bir sonraki seansa gitmedim, telefonla aradı cevap vermedim. kafamda tamamiyle bu işi bitirmiştim. hayal kırıklığımı içkiyle bastırmaya çalışıyor ama içtikçd özgüvenim daha da darmadağın oluyordu.

    dün gittiğim bir barda barmenle sohbet ediyor, bir nevi terapistlik görevini ona yüklüyordum. ağlanacak durumdaydım ama içtikçe az da olsa gülebiliyordum. hiç olmayacak birşey oldu, evet bu onun sesiydi. bu kahkaha bayan e.'den başkasına ait olamazdı. arkamı döndüm, yanında yaşlıca bir adamla bir masada oturuyor ve gayet sıkı fıkı muhabbet ediyorlardı. beni görmemişti. kan beynime sıçradı, masalarına gidip tatsızlık çıkardım, verip veriştirdim, adama da hakaretler ettim alkolün etkisiyle. ne söylediğimi, bardan nasıl atıldığımı ve sabah nasıl uymadığımı hayal meyal hatırlıyorum.

    sabah kendisinden telefon geldi ve mutlaka son bir görüşme için muayenehanesine gelmemi söyledi, sesi bir robot gibi soğuktu. gitmekten başka çarem kalmamıştı.

    yaptığım hatayı biliyor ama yine de vakur davranmaya çalışacağımı kendime telkin ediyordum. soğuk bir ifadeyle beni odasına buyurdu. dün olanlardan sonra artık terapiye devam edemeyeceğimizi söyledi. buraya kadar herşey normaldi ama son olarak; gelmediğim ve gelmediğimi haber etmediğim son iki seansın parasını da vermemi istedi, profesyonellik bunu gerektirirmiş. kendimi tutamadım ve "profesyonelliğin batsın senin alçak kadın" diyerek cebimdeki tüm parayı(3500 tl civarı) suratına fırlattım ve cevap beklemeden oradan uzaklaştım.

    sonuç; insan kim olursa olsun, hangi meslekle uğraşırsa uğraşsın duyguları olmalı. bana karşı "kontra-transferans" geliştirdiğini sandığım ve duygularımla oynayan bu kadın meğer 'profesyonel' bir robotmuş.
    şu anda çok hastayım ve yeni ayılmış durumdayım, az sonra içmeye başlarım. olan zamanıma, parama ve duygularıma oldu.
    gerçek rezalet budur.
  • bir adet osmoz'a ihtiyaç duyan rezalet. transferansla olmaz o işler.
  • bütün kötü yönlerini baştan anlattığın,senin en kötü halini bilen bir kişi sana nasıl aşık olsun? boşuna umutlanmışsın.ama güzel fantezi.

    puanım 10/9
  • (bkz: tony soprano)
  • hikayenin özeti :
    "param var zenginim,
    iyi bir işim var,
    son derece duygusalım,
    takılmak isteyen kızlar yeşillendirsin"
  • "başka kadınlarlayken bile onu düşündüğümü ve mutlu olamadığımı ve onunla ilgili sık sık onunla ilgili cinsel içerikli rüyalar gördüğümü anlattım. memnun olduğunu ve bunun terapimiz açısından iyi bir gelişme olduğunu yineledi. "

    (bkz: yav hee he)

    yıllardır süre gelen psikolojik tedaviler, hatta uzun dönemli serviste yatış bile var. bu kadar işin arasında adam hem başka kadınlarla birlikte oluyor üstüne doktoruna aşık oluyor.

    cool story
  • (bkz: hala psikoloğa gitme rezaleti)

    gitmeyin şu para tuzağı işletmelere ya.
  • troll bir rezalet
    0/10