şükela:  tümü | bugün
  • roman denen edebi türün gereğinden fazla abartıldığını gözler önüne seren durum.

    çok sevdiğim bir hanım arkadaşım hayatı boyunca nadiren kitap okumasına rağmen 9 ayda 400 sayfalık enfes bir roman yazdı. hem de hiç zorluk çekmeden. demek ki neymiş? “yok efendim victor hugo ‘sefiller’i 12 yılda yazdı”, “vay efendim tolkien ‘yüzüklerin efendisi’ serisini 16 yılda bitirdi.” diye ortalığı velveleye vermemek lazımmış. o da onların yavaşlığı demek ki. hele goethe ‘faust’u 50 küsür yılda anca tamamlayabilmiş. şaka gibi resmen. oysa arkadaşımın örneğinde de görüldüğü gibi; bir kişi eğer kendine güvenirse kısa sürede elinden gelmeyeceği şey olamaz. hanım arkadaşımın izniyle romanından bazı kesitleri aşağıda paylaşıyorum. bence kalite bakımından yukarıda sayılan isimlerle rahatça kapışır.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    “deniz kenarında güneşli havaların tadını çıkarmaya çalışırken epey mükemmel bir canlıyla tanışmıştım. o, benimle ilgilenmediği sürece gerçek bir tanrıçaydı. aşkımı asla sözlerle ifade etmemiştim ama, gözlerin bir dili varsa, dünyanın en ahmak insanı bile ona bakışlarımdan tutulduğumu anlayabilirdi. en sonunda, o da beni anladı, gözleriyle karşılık verdi... üstelik ne tavırlarla. peki ben ne yaptım? utanarak itiraf ediyorum, donakalıp tıpkı bir salyangoz gibi kabuğuma çekildim. her bakışım giderek daha soğuk, daha uzaktı...”

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    “onları bir hayal uğruna terk etti. benim bir aşk kahramanı olduğumu sanmıştı, şövalyece sadakatimden de engin bir hoşgörü bekliyordu. hayalinde beni o kadar farklı bir insan olarak canlandırmış, bunlara da o kadar inanmıştı ki; ben onu aklı başında bir insan olarak kabul edemiyordum. fakat en sonunda beni tanımaya başladığını sanıyorum, ilk günlerde beni öfkelendiren o sersemce gülmeleri, yapaylıkları artık görmüyorum. hem kendisi, hem de çılgınca sevgisine dair sözlerimin doğru olduğunu söylediğim zaman bana bir türlü inanamamakla gösterdiği ahmaklık da neyse ki bitti.”

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    edit: emeğe saygı diye bir şey kalmamış. ülkede sanata ve sanatçıya değer verilmiyor maalesef. hanım arkadaşım e.b‘ye bu yazdıklarınızı asla okutmayacağım. hevesinin kırılmasına izin veremem. o kadar kötüsünüz ki...

    edit2: kırıcı entry'ler hızla siliniyor. arkadaşımın duygularını incitmemeye karar verdiğiniz için teşekkür ederim.
  • enfes kavramınız bir hayli ilginçmiş, okurken en ufak zevk almadım çünkü. ekşi sözlük hesabından tolkien'e goethe'ye sallamak da ayrı bir konu tabii.
  • ay başına gün sayısı 30 desek 9*30=270 gün
    400/270= 1.5 sayfa hemen hemen.

    günde 1.5 sayfa... 270 gün... iyi... iyi para yani....
  • --- spoiler ---

    bence kalite bakımından yukarıda sayılan isimlerle rahatça kapışır.
    --- spoiler ---

    yukarıdaki isimler de victor hugo, talkien, goethe... ben sabah sabah yaratıcı sağlam okkalı küfürler yemek istiyorum yeddi ceddime kadar saydırın demenin bir yolu sanırım...
  • ben halen işyerimdeki kısır yapan hanım arkadaşı tek geçerim.
  • örnek verilen paragraflar dikkate alındığında, eli ağır bir kişi tarafından gerçekleştirildiği kabul edilecek olan yazım eylemidir.

    bu tür bir kitabın değil 9 ayda, 1 ayda yazılması dahi mümkündür.
  • spoiler verilen paragraflarla goethe gibi yazarları karşılaştırabilen birinin açtığı başlık. hiç konuşmuyorum ama nasıl küfür ettiğimi gözlerimden anlayabilirsin sanırım.
  • (bkz: #10799042)
  • ben 9 ayda 400'e kadar sayamam len!!!

    "yazdı" diyip bıraksaydın okuyup geçecektim valla.

    kıyaslama yapmaya başladığında tüy dikmişsin...