şükela:  tümü | bugün sorunsallar (4)
886 entry daha
  • benim gibi bilgi sahibi olmayanlar için neden yapıldığını, karşı çıkanların neden karşı çıktığının özet geçilmesini beklediğim olay.

    beni asıl ilgilendiren şey su.. simdi bu harekattan sonra harekat basariya ulaşırsa bizdeki suri'ler geri gönderilecek mi? o önemli benim için..

    ışid ne olacak? harekat ışid"e karşı da devam edecek mi yoksa ışid'liler de buraya mi gelecek?

    gerçekten dış politikayi takip etmediğim ve bilmedgim için soruyorum.. sonraki entry'lerde bunun bir özetini geçersek çok sevinirim..
  • en önemli sonucu surilerin defolup ülkelerine dönmeleri olacaktır.

    umarım gaz almak için yapılmış bir açıklama değildir zira artık kimsenin bu gerizekalıların ortada hiçbir şey yokmuş gibi rahat rahat oturup nargile içmelerine tahammülü kalmadı. adamların memleketi kaynıyor ama kendi ülkemizde olduğu gibi yine götlerini biz kurtarıyoruz, başka derdimiz yokmuş gibi nasıl bir belaya çattık anlamak mümkün değil.

    hem sınırımızı pkk ve oluşumlarından temizlemek hem de bu zevk pezevenklerini ait oldukları bataklığa geri postalamak için vur mehmetçik!
  • masum olan kimsenin ve türk askerinin başına umarım hiçbir şey gelmez. fakat bu ekonomik sıkıntının içinde çok mu acildi bu operasyon? tüm muhalefet destekledi ama işin ekonomik boyutu ve halk unutuldu gibi. bu operasyon olumlu sonuçlanırsa hiç suriyeli görmeyecek miyiz sokakta? esat’la görüşülüp daha gürültüsüz bir yol olmaz mıydı? abd’nin restine rest olarak mı girdik bu işe bir gazla? benim tam olarak aklım almadı. konuya iyi şekilde hakim olan bir yazar yeşillendirebilir mi?
  • ab ülkelerinin gerçek yüzü de ortaya çıkartan operasyondur. "ışid terör örgütüyle pyd'liler savaştı, destek verelim onlara" diyorlar ama paris ve roma sokaklarında bebek katili öcalan flaması ve pkk bayrağıyla yürüyüş yapılmasına izin veriyorlar. ışid bayrağıyla dolaştırırlar mı peki oralarda? iki yüzlü emperyalist şerefsizler sizi.

    (bkz: türkün türkten başka dostu yoktur)
  • harekat ile ilgili bilgileri anlık olarak alabileceğimiz güvenilir bir kaynak, hesap var mıdır? siz nereden takip ediyorsunuz yeşillendirin arkadaşlar zahmet olmazsa.

    ordumuzun zaferinden şüphemiz yok ancak sahada olduğu kadar lobi faaliyetlerinde de güçlü olmamız gerekir. batı’nın kansızlığı malum yüzyılllardır aynı noktadalar ama bu iletişim çağında bunların iki yüzlülüklerini kansızlıklarını suratlarına suratlarına vurmamız bunları kendi halkına mahcup etmemiz gerekir. niyetimizi gayemizi yabancı kamuoyuna iyi aktaralım ki yaptırım tehditlerini baskılayabilelim. allah milletimizin yardımcısı olsun.
  • sürecin buraya nasıl gedliğinin bir öneminin kalmadığı ve sonrasınin konusu olduğu şu noktada tüm mehmetciğimiz saçının bir tek teline zarar gelmeden dönerler umarım. arkalarında kendi canları oradaymış gibi durması gereken bir devlet ve millet gerek şimdi.
  • (bkz: yaşandı bitti saygısızca)

    trump hava sahasını kapattım yazdığı an bitecek harekattır.

    (bkz: yalan mı)

    (bkz: lol)
  • * haber verilerek operasyon mu olur?
    * herkes bölgeyi temizledi boşu boşuna giriyoruz.
    * akpnin oy devşirme ve rant mücadelesi.
    * klavyeden vatan kurtarılır mı?

    gibi soru ve bahanelerle, hewallerin seri bok atma ve favlama girişimlerine başlanıldığına göre işe yarayacak harekatın startıdır.

    2228 yıldır bu milletin ruhunu yaşayan, bayrağını taşıyan, ırzını ve canını koruyan türk ordusu bir yere operasyona giriyorsa; akepe kökepe oy moy hewal mewal siklemem ben kardeş. beraber ekmek yediğim, aynı yoldan geçtiğim, aynı parkta oturduğum adamlar; türk silahlı kuvveti olarak oraya gidiyorsa; ben elimden gelen her türlü desteği veririm. aynı zamanda ben bilirim ki, bu kuvvet garibana eziyet etmez, düşman da olsa kadının ırzına geçip çocuğunu öldürmez. burdaki ateistlerin inanmadığı tanrı inancı ve korkusu hakimdir ki, masuma el kaldırmaz.

    eğer girdiği operasyon politik çıkarlar için olsa bile, kendine tehlike oluşturmayana sıkmaz. gönül ister ki hiç savaşmayalım. karşıdaki ipnelerin anası hiç sikimde değil, her operasyonda malesef kayıplar olur. ben şehitlerimizin ailelerine yanarım.

    ama öyle bir dünya yok. götümüzün dibinde öküz böğürürken, bir şeyler yapılması lazım ve bu şeylerden birisi kesinlikle twitter’da “#savaşahayır” yazmak ya da ekşideki sikko solcularla hewallerin favlarını alacak “ülke için değil akp için savaşa gidiyoruz” zırvaları değil.

    birileri, bizi koruduğuna inandığı için, sizin benim oturup sıçmaya cesaret edemeyeceğiniz yerlerde şu an toprak, kaya ve metal yığınlarıyla bir bütün halde hareket ediyor. allah yollarını açık etsin, yardımcısı olsun.
  • halk 2'ye ayrılmış durumda. herkes birbirine vatan haini diyor. gerçekten çok ilginç. herkes kendince bir şeyler dediğinden kim haklı karar veremedim. kendimce araştırmak istedim.

    1-) türkiye suriye'ye girsin

    bunu açıklayabilmek için türkiye'nin suriye'de ne işi var sorusunun sorulması gerektiğini düşündüm. bunu cevaplayabilmek ve anlamak adına bir adım daha geriye giderek suriye'de rusya'nın, abd'nin ne işi var sorusunu sordum. ve şöyle bir olaylar silsilesi ile karşılaştım:
    - malumunuz arap baharı, orta doğu ülke liderlerinin bir bir muhalif kitlelerle karşı karşıya geldiği durumdu. tunus, mısır derken olaylar suriye'de de çıkmaya başladı.
    - gün geçtikçe halk daha da büyürken esed orduyu kullanarak bu gösterileri bastırmak istedi. fakat olaylar daha da ciddileşti.
    - suriye ordusu ilk kez göstericiler üzerine ateş açarak geri dönülemez bir yolun ilk kıvılcımını başlattılar. artık ülkede çatışma ortamı oluştu.
    - halk ve esed rejimi ordusu (ki aynı zamanda suriye'nin kendi merkezi ordusu) ufak tefek çatışmaları büyük boyutlara taşıyarak işi bir iç savaş'a dönüştürdüler.
    - bu çatışmalardan yararlanarak ışidve pkk'nın bir uzantısı olan ypg gibi terör örgütleri ile öso gibi muhalif gruplar, suriye ordusundan temizledikleri bölgelerde özerkliklerini ilan ettiler.
    - suriye ordusundan kaçıp halk tarafına geçen askerlerle birlikte esed güçsüzleşti ve rusya ile iran'dan destek istedi.
    - rusya bu isteği kabul etti ve muhalif gruplar üzerine ateş açarak, uçaklar göndererek esed rejimi'nin tekrar güçlenmesini sağladı. bu duruma batı ve türkiye tepki gösterdi. peki rusya sınırı olmadığı halde neden böyle bir şeyi kabul etti?
    - rusya'nın zaten suriye'de askeri üssü vardı. akdeniz'de söz sahibi olmak ve olası bir petrol arayışında yer almak için burada konumlanmıştı. suriye'den gelen böyle bir talebi de hemen havada kaptı.
    (diğer sebepler: abd ile güç yarışı göstergesi, dünya'nın tek kutuplu olmadığını, moskova'nın da dünya'ya yöneten bir gücünün olduğunun ispatlanmak istenmesi.)
    - burada ikinci kritik nokta ise kimyasal silah kullanımının gerçekleşmesidir. suriye ordusu, muhalif gruba karşı kimyasal silah kullanmaya başladı.
    - bu duruma başta batı olmak üzere türkiye, abd ve tüm dünya tepki gösterdi.
    - birleşmiş milletler acil toplantıya karar verdi ve suriye hükümeti'ne karşı yaptırım uygulamayı görüşüp oyladılar. örgütün daimi üyelerinden olan rusya ve çin veto oyu kullanarak yaptırımları engellemiş oldular.
    - abd ise ''birleşmiş milletler bir şey yapmazsa, suriye halkına yardım için ben bir şeyler yaparım'' diyerek suriye'ye müdahalede bulundu. (sanıyorum bu, aslında ışid'i bitirmek ya da ypg'yi bizzat desteklemek için ülkeye girebilme bahaneleri oldu.)
    - bu müdahale de yine türkiye ve batı tarafından olumlu karşılandı ve desteklendi.
    - aynı zamanda ülkenin güneyinde de israil ile hizbullah da çatışma içerisindelerdi.
    (sanırım israil de olası akdeniz senaryosu'nda şimdiden kendine bir yer edinmeye çalışıyor.)

    mevcut duruma gelindiğinde ülkede esed rejimi, rusya, abd, israil, hizbullah, öso, ışid, ypg, pkk hepsi belli bölgelere konuşlanmış, çoklu bir çatışma içindelerdi.

    türkiye'nin, hemen yanı başında gelişen bu olaylara karşı kayıtsız kalması düşünülemezdi. nitekim hem sınır ihlalleri yaşanıyor hem ülke güvenliği tehdit ediliyordu. ayrıca masada ben de olmalıyım diyerek fırat kalkanı ile ülkeye giriş yaptı. amaç zaten sınır güvenliği idi.

    ama ortada bu kadar aktör varken kim kime, ne için saldıracaktı?

    - türkiye hem sınır güvenliği için hem rejime karşı öso'yu destekleyip yetiştireceğini, aynı zamanda ışid'e karşı da savaşacağını taahhüt edip abd'den izinle* suriye'ye girdi.
    - fırat kalkanı ve zeytin dalı ile sınır hattının güvenliği sağlandı.
    - ama türkiye'nin asıl amacı (bence), sınır güvenliğini sağlarken aynı zamanda pkk'nın suriye yapılanması olan ypg'yi de temizlemekti. bunun mücadelesini vermekte.
    - barış pınarı buna yönelik bir hareketken abd de bunun farkında.

    peki abd neden istemiyor?
    - çünkü abd, ışid'e karşı ypg'yi destekliyor. onlara göre ypg terör örgütü değil, ışid ile savaşan destekçileri.
    - bu yüzden de ülkeden çekilirken ''ypg'ye bulaşma'' diyor. türkiye ise buna karşı bir çözüm olarak rusya ile ittifaklık halinde.
    (yani ypg'ye karşı rusya ile birlikte ol, suriye'ye girip ışid'i bitirmek için abd ile birlikte ol)
    - avrupa birliği ise bambaşka çekincelere sahip. tüm avrupa'nın karşı çıkma sebebi yine bir mülteci akımının olması, var olan suriyeli sorununun daha da çözülemeyecek bir hale gelmesi.
    (fikrimce avrupa birliği böylesine bir mülteci sorununun yaşanacağını bilseydi, abd'nin ülkeye ilk müdahale edişini desteklemezdi.)

    - en nihayetinde abd bizden ''savaşacaksan ışid ile savaş. başkalarına dokunma'' diyor.
    - türkiye ise ypg'yi de bitirmek istiyor.

    bu yüzden de türkiye suriye'ye girsin görüşü haklılık kazanıyor.

    bir de diğer görüşe bakalım:
    2-) operasyonlar rant için

    bir kesim kanat akp'nin oyları düştüğü için vatan, millet, sakarya'dan besleneceğini düşünüyor. bu yüzden diğer operasyonlara bakalım:
    - fırat kalkanı operasyonu 2016 yılında başlamış ve 2017 referandumu'nda erdoğan istediğini almış.
    - zeytin dalı operasyonu 2018 yılının ocak ayında başlamış, 2018 yılının haziran ayında seçimler oldu ve kazanan erdoğan ve akp idi.
    - şimdi ki operasyonun da, geçmişteki operasyonların tarihine bakılarak, milli duygular ile oy toplama olduğu düşünülüyor. evet bir seçim yok ama kamuoyunda oylarının düştüğü de ciddi ciddi konuşuluyor. öyle bir ülkeyiz ki, erken seçim denilse şaşırmayız yani.
    - ayrıca suriye'de yüksek bir bedelle yeni bir şehir kurulacağının söylenmesi, yeni bir rant kapısı olacağı düşünülüyor.
    - o meblağda bir paranın oraya harcanılmaması isteniyor.
    - teröristleri sınırdan ülkeye sokan, öcalan’ın kardeşini trt’ye çıkaran hükümetin, şimdi terörü bitirme gayesi gerçekçi bulunmuyor.
    - kötü ekonominin unutturulacağı düşünülüyor.
    - suriyeliler burada keyif sürerken, boşu boşuna türk askeri'nin ölmesini istemiyorlar.

    -----
    son söz: neyin gerçek neyin sahte olduğunu hiç bilmiyorum. belki bambaşka olaylar, amaçlar, idealler var. belki birçok şey bildiğimizden çok farklı bir şekilde.

    oturduğumuz yerden hücuuum diyerek vatanı kurtaramadığımız gibi, hepsi çıkar için diyerek vicdanımızı da rahatlatamayız.
    vekilin biri twitter'da ahkam keser, kesilen ahkamı uygulayan asker verdiği cevap yüzünden küfür yer.
    o yüzden kimlerin terörist kimlerin milliyetçi olduklarını düşüncelerine veya yazdıklarına göre bilemeyiz.
    oğlunu askere gönderen ana savaşa hayır der, terörist mi olur?
    dolar belki yükselir diye türkiye suriye'ye girsin diyen kişi milliyetçi mi olur?

    savaş çıkmadan savaşın olmaması için, savaş çıkınca da askerlere bir şey olmaması için umulur/niyet edilir/dua edilir.
    memleket için en hayırlısı neyse o olur inşallah.

    ps: yazdıklarım, şimdiye kadar anladıklarımdır. bilgi yanlışı olduğunu düşünen yazarlar yeşillendirirse sevinirim.
    edit : imla ve eklemeler
  • öncelikle şunu söyleyeyim: hayatımda chp'den başka bir partiye oy vermedim ve siyasal islamın ülkemizin başına gelen en kötü şey olduğunu düşünüyorum. muhalif olduğumu belirttikten sonra hem bu başlık altında hem de sosyal medyada gördüğüm, operasyona karşı yapılan eleştirilere cevap vermek istiyorum.

    1- ekonomik kriz unutturulmaya çalışılıyor, gündem yönlendirilmek isteniyor.

    en çok rastladığım eleştiri bu sanırım. şöyle söyleyelim: türkiye cumhuriyeti'nin ve tsk'nın 1990'lardan beri pkk'ya karşı durduğu yer çok nettir. bazı akp hükumetleri hariç terörle sadece silahla mücadele edildi. her fırsatta pkk'ya zarar verilmeye çalışıldı. bunu şöyle örneklendireyim: sadece kuzey ırak'ta yapılan operasyon sayısı 18. bunlar kayıtta olan operasyonlar, bir de bazı düşük rütbeli paşaların (osman pamukoğlu gibi) inisiyatif alıp sınırı geçip yaptığı operasyonlar var. yurt sınırları içinde ise neredeyse her gün terör örgütünün hem şehir hem de kırsal yapılanmalarına büyük darbeler indiriliyor. hatırlayacaksınız ki 2015'de şehir operasyonları yürütülmüştü. son zamanlarda ise pençe harekatlarıyla sınır ötesinde örgüt noktaları hedef alınıyor.
    bunları yazmamın sebebi tsk'nın teröre karşı her zaman tetikte ve aktif olduğunu anlatmaktır. barış pınarı harekatı'nın şimdi yapılmasının dört sebebi var:
    a- zayıf ekonomi
    b- özellikle komşu ülkelerle ve avrupa ile sıkıntılı diplomatik durum
    c- abd’nin suriye’deki varlığı
    d- hükumetin yetersizliği
    aslında tsk'daki bütün subaylar daha ypg suriye'de nüfuz kazanmaya yeni başlamışken buna benzer bir operasyon yapılmasını istiyordu ve planlıyordu ama yukarıda yazdığım dört etken buna engel oldu. ypg, abd'den aldığı büyük hava desteği ile ışid ile yaptığı savaşı kazanınca (!) hem abd hem ab gözünde meşruiyet kazandı. hem piyonluğunu yaptıkları abd hem de kendileri propaganda konusunda dünya çapında oldukları için "ışid'i bitiren özgürlük savaşçıları" olarak anılmaya başladılar. bu yüzden de her geçen gün operasyonun yapılması zorlaştı. kırılgan para birimimiz ve çok zayıf ekonomimizden dolayı da elimiz kolumuz bağlandı. abd'nin ya da ab'nin yapacağı bir ambargoya dayanacak gücümüz yoktu ve hala yok. rusya ve iran’la suriye konusunda mutabakata varmamız (ayrıca belirtmek istiyorum, s-400’lerin alınması abd’ye bardağın taşmak üzere olduğunu gösterdi) ve trump’ın başkan seçilmesinden sonra seçim kampanyasında söylediği gibi “amerikan askerlerini gereksiz savaşlardan uzaklaştırdı”. birkaç faktör daha devreye girince şartlar oluştu. önce fırat kalkanı sonra zeytin dalı operasyonları yapıldı. en sonunda da teröre nihai darbe vurulacak, bu akşam kara harekatının başladığını tweet attı milli savunma bakanlığı.
    özetleyecek olursak, eğer üstteki faktörler olmasaydı ypg nüfuz kazanmadan tsk çoktan tepelerine binecekti. ama her şeyin üst üste gelmesi operasyonu erteledikçe erteledi. yani böyle büyük çaplı bir operasyonun -kıbrıs barış harekatı’ndan sonraki en büyük askeri harekatımız olacak- “ekonomik krizi unutturmak” gibi bir amacı olamaz. bu operasyonun amacı ülkemizin güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmaktır.

    2- suriye’de ne işimiz var? ortadoğu batağına girmemek lazım.
    pkk kuzey ırak’ın belirli noktalarına hakim. hakim olmadıkları yerlerde pkk’ya yakın olan barzani’nin sözü geçiyor. 1984’ten bu yana binlerce şehit verdik, hala da vermeye devam ediyoruz. halkımızın canına ve malına kastedildi. güneydoğu anadolu bölgesindeki geri kalmışlık ortada. milyarlarca lira terörden dolayı kaybedildi. ülkemizin en büyük sorunlarından biri terör. şimdi size soruyorum: ırak sınırımızda yapılanmış, çoğu ülke tarafından terörist ilan edilmiş bir örgüt bize bu kadar sıkıntı çıkartıyorsa; neredeyse bütün avrupa ve abd tarafından meşru kabul edilen, pkk’dan çok daha iyi silahlanmış, çok daha tecrübeli ve daha iyi eğitimli militanları olan pyd bütün güney sınırımıza hakim olursa ülkemize nasıl sorunlar yaratır düşünebiliyor musunuz?

    3- beraber hareket edilen örgütler devletin ve tsk’nın itibarını zedeliyor.
    bu eleştiriye ben de katılıyorum ama şu anda eldeki en iyisi bu. ben şahsen, suriye’deki ilk mermi atıldıktan sonra bölgedeki komşularımızla birlikte hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum. bu şekilde hem komşularımız ile aramız iyi olacaktı hem bölgede sözü geçen güçlü devlet olacaktık hem de abd ve rusya’yı işin içine sokmadan komşularımızla işi halledecektik.
    geçmişte kalmayalım. tsk önceki iki operasyonda da olduğu gibi bu operasyonda da öso unsurları ile birlikte hareket edecek. eğer harekata katılacak bütün personel tsk’dan olursa gözcülük, alan açma ve hafif çatışma (verilen zayiatların büyük çoğunluğu bunlardan verilir) görevlerini de tsk personeli yapacaktı. bu da bizim için daha fazla şehit ve yaralı demek. operasyon öso ile birlikte yapılacağı için bu zayiatlar genellikle öso’dan verilecek.

    4- savaşa hayır.
    en samimi olmayan eleştiri bu. bu şekilde konuşan insanların ya suriye’deki durumun öneminden haberi yok ya da kötü niyetliler. operasyonun neden önemli olduğunu üstte yazdım, diğer gruba da laf anlatmaya niyetim yok.

    özetle: bu operasyon zorunludur. türkiye cumhuriyeti’nin güvenlik sorunudur ve beka (bu kavramın ele ayağa düştüğünün farkındayım ama gerçekten durum bu) meselesi vardır.
    savaşa tabii ki biz de karşıyız. ancak ülkemize karşı olan bütün tehditlerin ortadan kalkması gerekiyor. büyük kurtarıcı, ebedi başkomutan, gazi mareşal mustafa kemal atatürk’ün de dediği gibi: "mutlaka şu veya bu sebepler için milleti savaşa sürüklemek taraftarı değilim. savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. hakiki düşüncem şudur: ulusu savaşa götürünce vicdan azabı duymamalıyım. öldüreceğiz diyenlere karşı, “ölmeyeceğiz” diye savaşa girebiliriz. ancak, ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir."
229 entry daha