şükela:  tümü | bugün soru sor
  • aslında 'emekçi' ama kapitalist sistem zamanla bunu kesip 'kadınlar' olarak lanse ettirdi.
  • her zaman deriz, feminizm bir burjuva ideolojisidir diye.

    burada da ortaya çıkıyor. istiyor ki güler sabancı'nın, filli boya'nın sahibinin vs... günü olsun istiyor.

    yani yıl 2018 olmuş, bunu nasıl buraya böyle ulu orta yazabiliyor, resmen utanç verici. arkadaşım, 8 mart 1857'de gerçekleşen katliamdan haberdar olmaman, o katliam sonrası komünistlerin uğraşları ile ilan edilen günden haberin olmaman imkansız. amacın ne?

    bir burjuva kadını, hele ki 21. yüzyıl finans-kapitalist patron kadını, çocuğuna bakma sömürüsüne uğramamış, hemcinslerini sırf düşünceleri farklı diye işten atan, sendikalı diye işten atan "kadın"a sırf xx kromozomlu diye kıyak mı geçeceğim? hadi be oradan, o kim oluyor?

    8 mart'ı kanı, canı pahasına yaratanların, boko haram'a, ışid'e karşı gerçekten mücadele verenlerin düşünceleri aşağıdaki gibidir.

    feminizm, bir hazır yiyici düşüncesidir. son defa tekrar edelim de, yarım akıllı feminist ve pro-feminist reziller idrak etsin.

    https://kurtuluspartisi.org/…ilar-icinde-kivraniyor
  • dünyada özel bir gün varsa onun bir hikayesi vardır. 8 mart 1857'de bir fabrika kazası sonucu ölen 129 işçi kadın adına verilmiştir. kutlama değil de daha çok anılmadır aslında o yüzden. öte yandan kadınlar günü diye bir şeyin olmaması gerektiğini savunuyorum, çünkü kadınları bir güne sığdırmak saçma değil mi? her gün haklarını aramalı kadınlar, her gün seslerini çıkarmalı, her gün eylem yapabilmeli, her gün sokakta yürüyüş yapabilmeli. erkekler ne yapıyorsa onlarda her gün aynı şeyleri yapabilmeli. esas bu. yoksa bugün kadınlar günü hadi gel avmye gidelim değil aslında.. o günün şuan kapitalizmle birlikte kadın ol da işte ne olursan ol, hatta kendini kadın gibi hissetsen de senin günün bugün kafasına dönüştürülmesi söz konusudur.

    fakat geçtiğimiz gün gösterdi ki amaç ne dünya emekçi kadınlar günü anması, ne de kadın haklarını savunma, farkındalık yaratma çabası.. çoğunun "erkek düşmanlığı" üzerinden ergence nefretlerini kusmalarına şahit olduk. sonuçta pozitif ayrımcılığa da karşı olduğum için "neyse canları sağolsun." diyemiyorum. eşitlikse eşit davran. üste çıkmaya çalışma. tamam ülkemizdeki durum dehşet, vahim, akıl almaz olabilir. bu yüzden erkeklere düşman olman gerekmez. çünkü seni o nefret ettiren erkeklerden inan erkeklerde nefret ediyor. buna gerçekten inan.
  • insanlar eşit değildir, erkek ve kadın olarak, daha uzun boylu olanlar, daha zeki olanlar, daha çok evlenilmek istenenler vb olarak eşit değildirler.
    ancak ölçülebilir bir şekilde eşitlenebilir oldukları tek kalibre, emektir
  • tuzağa düşmektir.

    8 mart için "emekçi" vurgusunun ille ve inatla yapılmasının bugünkü işlevi ve sebebi, bu günü kadın hareketinin elinden almak.
    emekçi erkekler günü var mı? yok. 1 mayıs kadın ve erkek işçiler bayramı mı diyoruz? hayır. ama emekçi kadın "kadın işçi" anlamına geldiği halde inatla kullanılıyor. her ne kadar birebir aynı şey olmasa da kastedilen bu. peki o zaman 1 mayıs varken neden bir de "emekçi kadınlar" günü var? işçi hareketini bölmek değil mi bu?

    eskiden emek mücadelesinin "feministler" tarafından bölündüğü, feminizmin burjuva ideolojisi olduğu falan söylenirdi. bugün tam tersine yılların emeğiyle kurulmuş kadın hareketi, "emekçi" sözcüğü "tarihsel bir gerçeklik" bahanesiyle sürekli araya sokuşturularak bölünmeye çalışılıyor. kadın hareketi "kadınlar ve emekçi kadınlar" diye bölünebilir mi?

    nasıl emek mücadelesi cinsiyet eşitsizliğini görmezden gelerek yol alamıyorsa, kadın mücadelesi de emek mücadelesini dikkate alıyor, almak zorunda. 8 mart'ın kadın mücadelesinin bir günü olması bu gerçeği ortadan kaldırmaz.

    tam anlatamadım ama demek istediğim, "normal" kadın ve emekçi kadın ayrımı tuzağına düşmemek, nasıl 1 mayıs emek mücadelesinin günüyse 8 mart'ın da kadın mücadelesinin, feminist mücadelenin günü olduğunu kabul ettirmek gerek.

    not: diğer entrileri okumadım, güzel olduklarından eminim ama sadece başlığın bana düşündürdüklerini yine de yazmak istedim. o da çok iyi olmadı ya, neyse :)
    bir de imla rezalet olmuştu.
  • dünyaya boşyere gelmiş varlıkları savunan başlık.

    emekçi falan değilseniz, zevk sefa düşkünüyseniz, sabah akşam şampanya makaron takılmaktan başka hiçbir halta yaramıyorsanız ''hakkınızı arama'' hakkınız yoktur evet. çünkü hak aramak için önce insan olmak gerekir. siz bu tanımlamayla insan değil asalak olursunuz ancak.

    insan yazmaya utanır ya. boş yaşamayı nasıl savunabiliyorsunuz hayret. insan demişim pardon.
  • olmaz.
    nasıl bir ara (ve hatta bugün de) devlet büyüklerimiz her şeyin başına "milli" koyuyorduysa, biz de "emekçi" demeliyiz.
    olacaksa da "normal emekçi kadınlar günü" olmalı.