şükela:  tümü | bugün
  • ayı rusların kızıl ordu ile ırkçı alman piçlerine tekmeyi bastığı tarih.

    her yıl törenlerle kutlanır. zafer günü kabul edilir.

    bu yıl 69. kez kutlu olsun.

    not: 8 mayıs almanyaya göre kabul edilen tarihtir, ruslar 9 mayıs olarak kabul eder.

    not2: sosyalist falan değilim gerizekalı. abd+sscb aynı tarafta olmasa zaten almanlar kazanırdı. sen götünü kaşırken biz tarih okurduk.
  • ruslardan çok daha güçlü olan, kendilerini para yardımlarıyla besleyip güçlendiren amerika ve müttefiki ingiltere'nin sayesinde almanya'nın sovyetlere teslim olduğu tarihtir. bu tarihten iki gün önce de amerika ve ingiltere'ye teslim olmuşlardır. türk sosyalistleri ütopik dünyalarında rusların almanya'yı tek başına yendiği fantezisi içinde yaşıyor olsalar da gerçeği kendileri hariç tüm dünya bilmektedir.

    şuradan kısa ve net bilgilerle tarihi gerçeklere ulaşılabilir.
  • dünya'nın gördüğü en yıkıcı zaferin tarihidir.

    aslı zafer berlin'in düşmesi ile 2 mayıs'ta kazanılmıştır. 8 mayıs'ta kayıtsız şartsız teslim anlaşması imzalanmış bununla beraber sovyetler ile savaşın resmi bitiş tarihi 9 mayıs olarak tarihe geçmiştir.

    nazilerin tarih sahnesinden silinmesi adına güzel bir tarih olmakla beraber, kazanılan zaferin berlin'de yarattığı yıkım ve sonrasında haklın maruz kaldığı muamele yönünden ideolojik önyargılar bir kenara bırakılarak düşünülmesi tarihin değerlendirilmesi adına daha sağlıklıdır bence.

    burada işin çetrefilli tarafı başlıyor. söz konusu olayları almanların hak ettiğini belirterek aklamaya çalışmak ne kadar doğrudur mesela?
  • sovyet halkının 2 milyonu komünist partisi üyesi olmak üzere 21 ila 28 milyon şehidiyle dünyanın gördüğü en büyük faşist iktidarlar koalisyonunu yendiği gündür. bugün 79'uncu yıl dönümü, dünya halklarına kutlu olsun. pearl harbour filmleriyle başımızın etini yiyen abd savaşa ancak son yıl katılmıştı, bütün savaşta verdiği kayıp 4 yüz bin civarındadır. hitler'in ülkesi ise 7-9 milyon insanını kaybetti.

    bunlar insan ölümlerinin sayısı, -faşistler hariç- hepsi için ağıtlarımız 79 yıldır hazır ve nazır. ancak bugün stalin ve stalin dönemi sovyetlerini gelişigüzel eleştirenlerin, soğuk savaş propagandalarına ahmakça bir teslim olmuşlukla sosyalizmi faşizmle bir tutanların bu bilançoya iyi bakması ve bilmesi gerekir: bugün hitler'in egemenliği altında yaşamıyorlarsa bu sovyet sosyalist cumhuriyetleri birliği ve onun ordularının komutanı, kuşatma altında bile moskova'yı terk etmeyen josef visirianoviç stalin sayesindedir. ekmek yediği sofraya bıçak sokana nankör derler, hayatını borçlu olduğu milyonlarca hayatı unutana alçak...
  • hiç de öyle abd ve ingiltere değil; sovyetler, varını yoğunu ortaya koyarak savaşın kazanılması adına en büyük katkıyı yapmıştır. sscb'ye sempati duyan bir insan değilim ama abd, o çok övündükleri normandiya çıkarmasını yapmak için bile rusların almanları belli bir yere kadar püskürtmesini beklemiştir. öyle az bir süre de değil, zira stalin defalarca ikinci cepheyi açmaları konusunda çağrıda bulunmuştur. ayrıca nazilerin yaptığı kıyımlar bir yana; 9 mayısa giden süreçte müttefik askerlerinin almanlara yaptıklarının da neredeyse hiç konuşulmaması, tarihi kazananların yazdığı gerçeğini kanıtlar nitelikte.
  • çarşamba gününe denk gelen tarih.
  • yarın yine facebookta twitterda romantik komünist arkadaşlar triplere girecek faşizmi böyle yenmiş böyle mücadele etmiş aslan sovyetler bilmem ne... yine mükemmel ülke faşizme diz çöktürmüş sovyetler goygoyu yapılacak.

    azdan az çoktan çok gider diye bir söz var. sovyetlerin ikinci dünya savaşı öncesindeki nüfusu 125 milyon. nazi almanyası 65 milyon. afrika, batı avrupa, ingiltere, iskandinavya aklınıza gelebilecek her yerde cephe açan almanlar. bunu da kıt kaynaklarla yapıyorlar. savaş uzarsa yenilecekleri belli. sovyetlerde ise uçsuz bucaksız sonu gelmeyen kaynaklar var, dünyanın hammadde deposu. hem insan kaynağı hem hammadde kaynağı en büyük devlet. tarih boyunca kurulan en büyük topraklara sahip devletlerden birisi. ve buna rağmen teknolojileri zayıf. zorba bir yönetim altında insanları ölümle tehdit edip çalıştırarak, devletin insanların her şeyine el koyduğu bir sistemde devlet için ölesiye çalışan mutsuz insanların ülkesi.

    herkes faşist, herkes zorba. sanki almanya faşistken sovyetlerde insanlara karanfil dağıtılıyordu. daha yeni bunları sendikacı bir arkadaşla tartıştım işçi haklarını merak eden açsın almanyanın o zamanki işçilere tandığı haklara baksın, arabasından yaz tatiline kadar o günün şartlarında dünya üzerinde başka hiç bir ülkede olmayan imkanlar tanınıyor, çünkü adamların refah düzeyi çok yüksek. tabi ki sendikal haklar vb düzenlemeler kısıtlı. ama çalışma saatleri çalışma şartları ruslardan farklı değil. yani sovyetler komünist diye işçiler almanya'dan daha rahat değiller.

    ve bu savaşta almanların kaynağı yok. petrolleri yok. madenleri yok. çelik yapabilmek için ihtiyaç duyduğu kromu bile türkiye'den alıyor. bu şartlar altında meydan okumayı yapan almanya. bunun ceremesini çeken de almanya. ne destanı ne efsanesi. bunlar hayalperest arkadaşların hayal dünyasındaki faşizme direnen rusya efsanesi. kimsenin faşizme filan direndiği yok, küresel rantı paylaşmak var. madem sovyetler o zaman faşizme karşıydı molotov-ribentrop paktını kim imzaladı? polonya'yı ruslar sağdan almanlar soldan neden ortaklaşa işgal etti? sovyetler sadece polonya'nın doğusu ile de kalmadı, baltık ülkelerini de işgal etti. finlandiya'yı da işgal etmek istedi ağzının payını aldı. molotof kokteyli'nin bile artık biliyorsunuz isim kaynağını; rus tanklarına direnen finlilerin icadı.

    neymiş faşizme karşı destansı mücadeleymiş. yav he he. stalinin yaptığı soykırımlarda can veren insan sayısı hitlerin öldürdüğü "iddia edilen" yahudi sayısından daha fazla.

    bunlara iyi niyetiyle inanan romantik devrimci arkadaşları tenzih ederim. kimsenin hayalleri ile oynamak istemem. ama her şeyin farkında eşek kadar adamlar hala faşizme karşı kazanılan en büyük zafer naraları atınca ağızlarına kürekle vurmamak için kendimi zor tutuyorum. dünyanın en faşist devleti sovyetler birliği idi.

    soğuk savaş sırasında sovyetlerin sahip oldukları bütün "süper silahlar" almanlardan kaçırdıkları teknoloji ve bilim adamları sayesinde elde ettikleri silahlar. savaş sırasında ne uçakları ne tankları genel olarak almanlarınkinden iyi değildi. bugün bile bütün dünyada standart hale gelmiş bir çok teknoloji alman bilim adamlarının eseri. aya giden roketler de dahil bütün roket ve uzay teknolojisi alman bilim adamlarının eseri. vosvogen bie hala dünyanın en iyi arabası. savaş bitti adamların üzerinden geçmeyen ülke kalmadı hala bütün avrupa'yı alman ekonomisi sırtlıyor. rusya ise hala bir sülük gibi orta asya ve doğu avrupa'yı sömürmeye ve asimile etmeye devam ediyor.
  • 2. dünya savaşında 23 milyon insanını kaybetmiş bir milletin zafer bayramı olarak kutladığı gündür.

    böyle bir konuda bile yurdum insanı iki temel görüş etrafında kutuplaşmayı başarmıştır. bir tarafta alman hayranlığının zemin oluşturduğu, ''amerika ve avrupanın desteği olmasaydı..'' sanrısı, diğer tarafta ise ''yoldaş stalin, yaşasın devrim ve kominizm'' palavrası. iki görüşten birine sahipseniz ve daha insani gerçekleri öğrenmek istiyorsanız yazının devamını okumanızı tavsiye ederim.

    üç yıldan fazla bir süredir rus bir kadınla evliyim. evlenmeden önce, 2. dünya savaşı, komünizm, sovyetler birliği vb. konularda bildiklerim ortalama bir türk insanı kadardı. bakın burası önemlidir. 2. dünya savaşı denildiğinde, ortalama bir türk insanının aklına hitler ve yahudi soykırımı gelir. belki biraz da hiroşima ve nagazakiye atılan atom bombaları. (''hitlerin zekasına hayranım abi, adam tam bir deha''cılara da farklı laflar hazırladım lakin bu entryde onları mazur görüyor ve cahilliklerine veriyorum.)fakat kazın ayağı pek öyle değil.

    insan ölümünü rakam bazında tartışmak ne derece etik olur orası tartışılır. ama mevcut verileri incelemekte fayda görüyorum.

    2. dünya savaşında katledilen yahudi sayısı yaklaşık olarak 6
    milyon kadar. yine yukarıda bahsettiğim hiroşima ve nagazaki'ye atılan atom bombalarında hayatını kaybeden sivil sayısı ise 200 binden biraz fazla. bu rakamlar 2. dünya savaşındaki insan kaybının %10 luk kısmından daha azını oluşturuyor. yani demek istediğim bu savaş sadece yahudilerin katledildiği, sivil japonların buharlaştığı, hitlerin hasta beyninin yön verdiği ve amerikalıların kahramanlık öyküleri ile dolu bir savaş değil.

    aynı tabloda dönemin sovyetler birliğinin toplam 23 milyon civarı insanını savaşa kurban verdiğini görüyoruz. burada önemli nokta bu 23 milyonun yarısından fazlasının sivil olması. özellikle tüm bu çorabı dünyanın başına ören, birçok farklı cephede savaşan ''üstün'' nazi almanyasının bile 7 milyon (sivil+asker) insan kaybettiğini düşünürsek.

    çok defa rusyada bulundum. bir keresinde tam da 9 mayıs yani onların değimi ile ''den pobedy'' zafer bayramında oradaydım. halkın çoğunluğunun komünizm, stalin ve sovyetler birliği figürlerinden bağımsız olarak, kaybettikleri insanlar için döktükleri gözyaşlarına, onlara ne denli minnet duyduklarına ve savaşın son bulmasına duydukları sevince şahit oldum. hatta çocukluğumda kendi bayramlarımızda hissettiğimiz o güzel duyguları anımsadım. maalesef artık bu hissiyattan uzaklaştırılmaya çalışan bir millet olarak makus talihimiz ile baş başayız.

    eminim ki 2. dünya savaşını en yakından yaşamış diğer ülke halkları da benzer hikayeleri, benzer duygularla yaşıyorlar. ben sadece birebir şahit olduklarımı ve bildiklerimi paylaşmak istedim. yaşanan bunca savaş, zulüm ve acının ardından, her türlü ayrımcılık yaratan objeden bağımsız şekilde, ortak sevinçlerde buluşamıyor isek, insan olmanın ne anlamı var değil mi? tüm savaşlarda hayatını kaybeden insanlar için, insanlık adına şu şarkıyı
    açıp, bir sigara yakarak bu entryden ayrılıyorum. sizleri seviyorum.
  • emekçi halkın ordusunun tekelci kapitalizmin yarattığı barbarlar sürüsünü alt edişinin tarihi. 72. yılını kutluyoruz.

    aralarında tepişiyor gibi gözükürken, üstü örtülü bir sınıf bilinci ve yönelimiyle her şey sovyetler birliği’ni haritadan silinmesi üzerine kurdular. bu nedenle almanya ve japonya’nın tepeden tırnağa silahlanmasına ve komşu ülkeleri ele geçirmelerine göz yumuldu. aynı nedenle almanya fransa’ya yönelince, fransız burjuvazisi hem alman ordusunu yıpratmamak hem de kendi işçi sınıfının devrim arayışından kurtulmak için savaşmadan ülkeden kaçmayı tercih etti.

    yine aynı nedenle alman faşizmi sovyetler birliği’nin üzerine çullandığında ikinci bir cephe açmadan sinsice beklediler, ancak naziler kızılordu’nun önünden kaçmaya başlayınca panik içinde ikinci cepheyi açtılar, ama nazilere karşı değil, aslında kızılordu’nun ilerleyişini durdurmak için avrupa’ya çıkartma yaptılar.

    ve yine aynı nedenle alman şehirleri müttefikler tarafından vahşice bombalandı, japonya kızılordu’nun kendisine yönelmesiyle teslim olmak üzereyken nükleer silah vahşetiyle karşılaştı.

    oysa kızılordu tarla tarla, sokak sokak savaşarak ve her metrekaresinde evlatlarını feda ederek kararlı bir şekilde savaşıyordu. 8 mayıs 1945’te alman ordusu bir çok yerde teslim olmuştu, ancak 9 mayıs’ta kızılordu, silezya’da son artıkları temizlerken 600 askerini daha kaybetti. ve o gün stalin radyo konuşması ile zaferi ilan etti.

    zafer sadece alman faşizmine karşı değil, bütün emperyalist sisteme karşı kazanılmıştı. bu yüzden bugünden nefret ediyorlar ve tarihi çarpıtmak için şaklabanlıklar yapıyorlar.

    72 yıl önce fransızların yüzde 57'si nazileri sscb'nin yendiğini düşünüyordu.
    "er ryan'ı kurtarmak" nesli bunun abd'nin zaferi olduğunu sanıyor. holywood etkisi...

    https://i.hizliresim.com/5go5dl.jpg

    ve zaferin 72 yıl sonrasında paris’te, roma’da, berlin’de, viyana’da, budapeşte’de, prag’da, amsterdam’da, brüksel’de savaşın sorumlusunun sovyetler olduğu, roosevelt’in stalin’le ittifakının tarihsel bir yanlış anlamına geldiği, dahası nazileri abd-ingiliz ittifakının yendiği yaygın bir şekilde konuşuluyor. avrupa’da “hitler de o kadar kötü değildi” denebiliyor artık özgürce.

    bugün rusya'da ise zafer rus ulusunun kesintisiz “büyük” tarihine aitmiş gibi rusya’nın egemen sınıfına hizmet eden bir milliyetçilik ile tüm sınıfsal bağından koparılarak bir propagandaya dönüştürülüyor. ikinci dünya savaşı’nda faşizme karşı zafer kazanan sovyetler birliği ile bugünün rusyası, kızıl ordu ile bugünün rus ordusu arasında süreklilik değil kopuş ve düşmanlık var oysa ki.

    https://www.youtube.com/watch?v=pulebpubcio