şükela:  tümü | bugün
  • hayatımda gördüğüm en yoğun sistir. göz gözü görmüyor şu anda. mutfak penceresine mat cam takıldı sandım ilk başta.
  • (bkz: darbeci sisi)
  • biraz önce karşı yaka görünmüyordu. şimdi karşı bina görünmüyor.

    siste söyleniş

    birden kapandı birbiri ardınca perdeler...
    kandilli, göksu, kanlıca, istinye nerdeler?

    som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden
    firuze nehri nerde? bugün saklıdır, neden?

    benzetmek olmasın sana dünyâda bir yeri;
    eylül sonunda böyledir isviçre gölleri.

    bir devri lânetiyle boğan şairin sis'i.
    vicdan ve rûh elemlerinin en zehirlisi.

    hulyâma bir eza gibi aksetti bir daha;
    -örtün! müebbeden uyu! ey şehr! -o beddua...

    hayır bu hâl uzun süremez, sen yakındasın;
    hâlâ dağılmayan bu sisin arkasındasın.

    sıyrıl, beyaz karanlık içinden, parıl parıl
    berraklığında bilme nedir hafta, ay ve yıl.

    hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın,
    hiç bir zaman kader bizi senden ayırmasın.

    yahya kemal beyatlı
  • ne de yakışır bu nazlı güzele.

    "hayır bu hâl uzun süremez, sen yakındasın
    hâlâ dağılmayan bu sisin arkasındasın

    sıyrıl, beyaz karanlık içinden, parıl parıl
    berraklığında bilme nedir hafta, ay ve yıl

    hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın,
    hiç bir zaman kader bizi senden ayırmasın"

    amin.
  • saat 11 olmasına rağmen hala dağılmamış olan sistir. herkes kar yağışına odaklanmışken istanbul havasının yapmış olduğu bir sürprizdir.
  • (bkz: the mist)