*

şükela:  tümü | bugün
  • 1958'de samet kuşçu adlı bir subayın, adnan menderes adına çalıştığından şüphelendiği dokuz subayı (kuşçu, dokuzlara adnan menderes'i devirmek için darbe tertip edildiğinin işaretlerini vermiş fakat karşılık bulamamıştır) ihbar etmesiyle başlamış olaylar dizisi. sonrasında samet kuşçu tertipten tutuklanmış ancak diğer subaylar beraat ettirilmişlerdir.
  • darbe yapma hazırlığı içinde bulundukları düşünülen 8 subayın (kurmay albay ilhami barut, kurmay albay naci aşkun, topçu yarbay faruk güventürk, piyade binbaşı ata tan, piyade yüzbaşı hasan sabuncu, piyade binbaşı ahmet dalkılıç, piyade yüzbaşı kazım özfırat, emekli kurmay albay cemal yıldırım) ve bu sekiz subayın darbe hazırlığı içinde bulunduğunu ihbar eden binbaşı samet kuşçunun yargılandığı, darbe hazırlığı içinde bulundukları bir kaç yıl sonra ortaya çıkacak olan sekiz subayın beraat etmesine karşılık muhbir subayın orduyu isyana teşvikten dolayı 2 yıl hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlanan vakıa.
  • 1950'lerdeki tek parti yönetimini devirmek amacıyla oluşturulan darbe teşebbüslerinden biri.
    daha çok 27 mayıs hareketi hatırlansa da o dönemde 9 şubat olayı gibi birçok girişim olmuş ancak harekete geçilmeden şu yada bu şekilde durmuştur.
  • çıkış noktası 1950 de dp nin iktadara gelişiyle "komünistlerin seçime hile karıştırdığı" nı iddia eden ordunun müdahale için ismet paşa ya başvurması olan zırvalıktır.

    (bkz: yeni trend olarak orduya azgelişmiş sol desteği)
  • 8 subay, binbaşı samet kuşçu ile iletişime geçip darbe planlarına onu da dahil ederler. bir süre sonra muhbir olabileceğinden şüphe ettikleri kuşçu'ya bilgi vermemeye başlarlar. kuşçu bu durumdan kendisinin zararlı çıkacağını düşünerek durumu ihbar eder. 1957 yılında yaşanan olayda 9 subay birlikte yargılanır, yanlızda ihbarcı kuşçu ceza alır ve ordudan ihraç edilir. berat eden 8 subay 27 mayısın çekirdek kadrosunda yer alır. samet kuşçu bu sürecin sonunda " menderesi uyuttular, hem kendi başını hem de beni yaktı" demiştir.

    fetö'nün rte'yi yıllarca uyutması ile paralellikler kurduğum olay.

    kaynak: #tarih dergisi ağustos 2016 sayısı.
  • yıl 1956

    türkiye çapında farklı farklı yerlerde kurulan cuntalar büyüyüp, ihtilal için yeterli güce ulaşmaya çalışırken, ankara’da kurulan atatürkçüler grubu adlı cunta, tümgeneral cemal tural’a ihtilalin lideri olması teklifini götürür.

    cemal tural, kendisine yapılan teklifi kapsamlı olarak dinler. görüşlerini söyler. kararını verir: “tanımadığım bir kadroyla ihtilal yapmam, ama sizi ihbar da etmem.”

    bir yıl sonra

    ankara’daki atatürkçüler grubu genişleme çalışması içindedir. bölük komutanlarına kadar ihtilal teklifi götürülür. bu sırada binbaşı samet kuşçu ile de görüşülür. samet kuşçu, cuntaya katılır.

    atatürkçüler grubunun başı, sadi koçaş, birkaç ay sonra emniyetteki bir adamından buluşma teklifi alır. kızılay’da buluşma gerçekleşir, kalabalık içinde emniyet görevlisi koçaş’a bir pusula verir ve gözden kaybolur: “bize gelen bilgilere göre, samet kuşçu adlı bir subay, milli savunma bakanı şemi ergin’le yakın ilişki içinde. samet kuşçu’dan uzak durun. ayrıca şu ihtilalci isimler takip ediliyorlar…”

    bu sırada seçimler yapılmış, demokrat parti iktidarı ciddi bir oy kaybına uğramıştır. atatürkçüler grubu ve diğer cuntalar faaliyetlerine hız verir. dp’nin halkta desteğini kaybettiği ortamdan faydalanıp ihtilali gerçekleştirmeye çalışacaklardır. ancak faaliyetler hızlanmışken, alınan istihbarat doğrultusunda samet kuşçu ile irtibat kesilir.

    kendisine hiçbir bilgi verilmemesinden şüphelenen kuşçu, deşifre olduğunu anlar. ihtilalciler arasında tanıdığı 8 subayın ismiyle ihtilal planını, kaderin cilvesi, deşifre olduğu yer kızılay’da bir buluşmada bakan şemi ergin’e ihbar eder.

    subayların evleri basılacak, subaylar tutuklanacaktır.

    kuşçu’nun ihbar ettiği 8 ihtilalci subay ve kendisi mahkemeye çıkar. demokrat parti rahatlamıştır, yaklaşan bir ihtilal başarıyla bertaraf edilmiş, ihtilalci subaylar samet kuşçu sayesinde kıskıvrak deşifre edilmiştir. bundan sonrasını hakkaniyetli türk mahkemesi halledecektir.

    bu sırada kader yine oyununu oynar: mahkeme başkanı, 1 yıl önce aynı ihtilalcilere “sizi ihbar etmem” diyen cemal tural oluvermiştir.

    “katılmama, ama ihbar da etmeme” mekanizması yine işler:

    8 ihtilalci subay, beraat eder.

    onları ihbar eden samet kuşçu, orduyu isyana teşvikten mahkum olur.
  • celal bayar'ın deyimiyle, 9 subay olayı iyi değerlendirilmiş olsaydı 27 mayıs olmazdı.

    zeki müren'in de komutanı olan samet kuşçu adlı binbaşı, gazeteci ve dp milletvekili mithat perin aracılığıyla adnan menderes'e ulaşmak ister. sebebi ise aldığı ihtilal haberidir. mithat bey menderes'e ulaşamasa da dönemin içişleri bakanı namık gedik'e ulaşır ve samet kuşçu'dan duyduklarını bir bir anlatır. sonucunda olay menderes'e intikal ettirilir.

    menderes içişleri bakanı namık beye, "milli savunma bakanı şemi ergin'i de istanbul'a çağırın, istanbul valiliği'nde bir araya gelip durum değerlendirmesi yapalım," der.

    soner yalçın'ın dediği gibi şu tesadüfe bakın, ki ne tesadüf(!): binbaşı kuşçu'nun, "başlarında faruk güventürk var," dediği yarbay tam o sırada ankara'da, milli savunma bakanı şemi ergin'e, ihtilalin başına geçin," teklifini yapıyordu.

    şu kadere bakın ki menderes'in savunma bakanına ihtilalin başına geçme teklifi yapılıyordu ve şemi bey bu konuda istişarelerde bulunuyordu.

    samet kuşçu, ihtilal yapılacağı konusunda hükümeti kendisine inandıramadığı için cıa'nın istanbul istasyon şefinin yanına gider ve ihtilal ile ilgili bildiklerini amerikalılarla da paylaşır. amerikalılar istanbul emniyet müdürlüğüne telefon açar ve kuşçu'yu mah'a (dönemin mit'i) teslim ederler.

    içişleri bakanı namık gedik, mah'ta da sorgulanan kuşçu'dan bıkmasına rağmen, sorguda alınan ifadelerin tamamını celal bayar ve adnan menderes'e ulaştırarak görevini yerine getirir.

    ve ihtilal iddialarından üç gün sonra 9 subay; albay ilhami barut, kurmay albay naci aşkun, topçu yarbay faruk güventürk, piyade binbaşı ata tan, piyade yüzbaşı hasan sabuncu, piyade binbaşı ahmet dalkılıç, piyade yüzbaşı kazım özgırat ve emekli kurmay albay cemal yıldırım ihtilale teşebbüsten tutuklanırlar.

    16 ocak 1958'de askeri mahkemeye çıkan 9 subayı, kendisine de ihtilalin başına geçmesi teklifinin yapıldığı tümgeneral cemal tural yargılıyordu. yani, ihtilalcileri yargılayan mahkemeye, kendisine liderlik teklif ettikleri general başkanlık ediyordu.

    5 nisan 1958 tarihinde subaylar serbest bırakılırken, ceza alan tek kişi orduyu isyana teşvik etmek suçundan, muhbir binbaşı samet kuşçu oldu.

    celal bayar, 9 subay ile ilgili olarak adnan menderes ile konuştuğunu, bakanlar kurulu toplantısında bu konuyu dile getirdiğini ve olayın ciddiyetinin kavranması gerektiğini söyler. menderes ve diğer birtakım bakanların ise "efendim, türk ordusundan böyle bir subay çıkmaz..." dediklerini de ekler...

    hülasa, şüphe tek gerçektir. iddiaların tamamı dikkate alınmalıdır. yalnızca bu konuyla ilgili değil, hayatın her yerinde bu böyle olmalıdır. birey, toplum veya devlet fark etmez. insan ilişkilerinde de bu böyledir. "olmaz, yapmaz" dedikleriniz öyle bir oldurur, öyle bir yaptırır ki, kendinizi darağacında bulursunuz.

    (bkz: milli birlik komitesi)
  • talat aydemir ve arkadaşlarınin adnan celikioglu tarafından kurtarildiklari olaydir.