*

şükela:  tümü | bugün
  • seksenlerde çocuk olanların, tabiatın bir kanunu olarak içine itildikleri durumdur..

    hayatı on'ar yıllara ayırıp incelemeyi biraz okuduğum bölüm` :amerikan kültürü ve edebiyatı`, biraz da ekşi sözlük öğretti bana. seksen öncesini bilmem; gördüğüm epi topu, iki tam bir yarım on yıldan oluşur. lakin her birinin hayatımda ayrı önemi bulunmaktadır..

    seksenler mesela; çocukluğumdur. (bkz: seksenlerde çocuk olmak/@charmofsmyrna)

    doksanlar ise, gençlik demek! kanın hiç durmamacasına coşup taşması demek. kapitalizm materyalizmi ve komünizm ideolojisi arasında sıkışıp kalmış bir güruh düşün. kıçından lewis 501'i, taşlanmış buz mavisi loft'u, üstünden baskılı t-shirtü, ayağından adidas torsion'ı eksik olmayan, doğumgünlerini disko barlarda kutlayan, gece eve on beş dakika bile olsa geç girmeyi marifet sayan; tüm bu materyal girdabın aksine manyak gibi grup yorum, metin kemal, kızılırmak dinleyen, deniz gezmiş kartpostallarıyla muhakkak bir köşesi şark'a çevrilmiş dağınık odasını süsleyen, leman okuyan, apolitik olma korkusuyla yaftalanıp bilakis her şeyin farkında olan, ve fakat hayat pusulası ısrarla "sol" yanı işaret ederken tarkan'ın özel hayatını takip etmekten de geri kalmayan, istediği şarkı çıkar beklentisiyle yılmadan radyonun başında sabahlayan, sezen'in en billur sesinin mevcut bulunduğu zamanlara denk gelen, sevdiceğiyle sinemada kayan bir yıldıza* şahitlik edip ağlaşan bir gençliktir..

    hayatın yaptığı güzel bi kıyaktır doksanlarda ergen olmak; gençliğin farkına bu on yılda varmak..
    ve aslında zerre ilerlemek istemeden daima orada kalmak...

    not: yapılanlar tamamen genellemedir. korkulacak bişi yok.
  • (bkz: kordi)
  • ortaokulda sınıfta tahtanın önünde çin çin diye bağırarak cekedin önünü açıp kapamak, pencereden dışarı bakan arkadaşa parmak attıktan ve o arkasını döndükten sonra hadi yine iyisin iyisin iyisin diye böğürmektir.
  • ada vapuru yandan carklinin mesut yilmazla ozdeslesmesidir
    cumartesi anneleridir
    kimbilir neler olup biten bir ulkede olan bitenin sonradan farkina varmaktir
    reha muhtarin atinadan bildirmesidir
    mcdonalds dir (ne kotu di mi), milk shaketir
    windows 95tir, microsoft turkcesidir mircdir (yazildigi gibi okunacak)
    500 gundur, herkese 2 anahtardir, 1 mayis 1996dir
    "sevdiceğim uğruna vurularak ölmeye razıyım fakat kurşunlar ıska geçse daha iyi olur hey olur can olur"dir*, hububat fiyatlaridir

    cok guzeldi gercekten...
  • akademisyen olan bir siyasetçiden "bugün mübarek ramazan bayramı değil kurban bayramıdır" ve "türkiye tarihinde hiçbir başbakan onbaşı olma şerefsizliğini göstermemiştir" sözlerini duyup dumurlara sürüklenmektir. bir kez bile tek parti hükümeti görememektir, sonra 2000lere geldiğinde de gördüğüne pişman olmaktır.5 kasim 1998 besiktas valerenga macinda azapların en büyüğünü yaşamaktır birçok beşiktaşlı ergen için, maçın ertesi günü; okulda türlü alaylara maruz kalıp akşam eve geldiğinde ilk yarı bittiğinde oğlunu yatıran babanın şifoyu sitemine yanmak ve şifonun çaresizliğine üzülmektir.
    cine 5i kafasını sağa sola sallayarak şifresini kırmaya kasmaktır belki de. biraz da 2000lerin bi boka benzeyeceğini ummaktır, milenyum denilen teranenin mila gibi bişi olduğunu sanmak...
  • "türkiye tarihinde hiçbir başbakan onbaşı olma şerefsizliğini göstermemiştir" sözü üzerine, genelkurmay başkanlığından gelen "onbaşı imzalı" açıklamaya canlı şahit olmaktır.

    cumhuriyet tarihinin en büyük ayarıdır kendisi..

    not: ayar tansu çiller'e verilmişti.
  • 1 numaranin cartel olduğunu anlamaktır.
  • bir donem butun mahalle bakkallarini, marketlerini saran hazir hamburgerlerin birkac ay icinde hayatimizdan tamamen cikmasina sahit olmaktir.

    gerci adini bile hatirlamadigim ve totalde bir kac ay hayatimiza giren bu hamburgerleri benden baska hatirlayan olmamasi ayri bir ayrintidir..

    guzellim yillar sizofrenlikle gecmis... di mi lan riza? evet abi..