şükela:  tümü | bugün
  • dış politika açısından durumun özeti.

    gerek suriye ile olan krizler olsun gerek yunanistan/kıbrıs krizleri olsun sürekli bir oraya geliriz ananızı sikeriz modunda takılıyorduk. ve bugünden farklı olarak diğer ülkeler bizi sikliyordu, lafımızın bir ağırlığı vardı amk
  • (bkz: doğruya doğru)

    en basitinden ışid'e bu kadar tolerans gösterilmezdi, ypg ile işbirliği yapılmazdı, eşek adasına asker çıkartan yunanistanın götüne türk eşekleri sokulurdu, süleyman şah türbesi yerinden bir milim kıpırdatılmaz, yaklaşan herkesi indirirlerdi.

    yalansa yalan deyin.
  • dincilerin, tarikatçıların, cemaatçilerin sesinin kesilmesiyle orantılı dönemdir.
  • suriye, savaşın eşiğine geldiğimizi anlayınca apar topar postalamıştı apoyu. rusya, yunanistan,italya, bir kaç ülke dolaşıp hiçbirinden kabul görmeyince soluğu kenyada almıştı. sonrası malum, kar maskeli subaylarımız tarihe geçecek sözleri söylemişti (bkz: abdullah ocalan memlekete hosgeldin)

    2002 sonrası dönemde akp united - maklubespor ittifakı ile, ülke über demokrat günler yaşamış , apoyu sorgulayan ekipten (bkz: engin alan) ve onun gibi pek çok değerli subay ergenekon balyoz gibi uydurmasyon davalarla yıllarca hapiste tutulmuş ve tasviyeleri gerçekleşmişti. hatta hızlarını alamayıp ordunun başındaki insanı teror örgütü yöneticisi diye içeri atmışlardı. (bkz: ilker basbugun muebbet hapis cezasi almasi). hatta bu davada engin alan'ın ekibinin yakaladığı şemdin sakık da tanık gösterilmişti. (bkz: semdin sakikin ergenekonun gizli tanigi olmasi)

    biz mahkeme tutanaklarını, (bkz: samizdat)gibi kitapları okuyup , arkadaşlar bu işte bi terslik var, bu mahkemeler mahkeme değil ! dediğimiz vakitler
    cemaatçiler : ''ateş olmayan yerden duman çıkmaz mübarek'' diye sırıtıyor
    hilafetçiler: gebersin darbeciler diyerek orgazm oluyor.
    sıradan vatandaş akpliler televizyondan ne duyduysa ona inanıyordu.
    kürtler zaten memnundu .açılım saçılım hikayesi .

    sonra devletin en büyük askeri sırlarının ( dış ülkelere yollanan, teror gruplarının içine sızmayı başaran ajanlarımızın bilgileri gibi) olduğu kozmik odaya girilmişti. birileri de o odaya giren savcının heykeli dikilmeli demişti. allahtan heykelini dikmediler, boşuna masraf olacaktı. kaçtı sonra. şimdi nerde belli değil.

    şimdilerde barzani falan kafasına göre rest çekebiliyor. onca kargaşanın , at izinin it izine karıştığı ,kimin fetocu kimin kripto belli olmadığı ortamda sıçtığımızı sıvamaya çalışıyoruz . (suriye'nin toprak bütünlüğüne kast etttikten sonra şimdi de kürtler orda devlet kurmasın diye koridor falan açmaya çalışıyoruz. )

    bütün bunlar nasıl mı oldu ? bilmem valla .tek bildiğim bir günde olmadığı. ince ince nakış gibi işlendiği. birilerinin işlerken birilerinin övgüler düzdüğü...
  • (bkz: hakkaten lan)

    editten dolayı tanım: 90'larda türkiye'nin uluslararası saygınlığının olduğunu, istediğini alan, alamayacağını istemeyen, boyca kendinden büyük rakiplere karşı kazanamasa bile kendini koruduğunu ifade eden bir önerme.

    edit: hemen aşağıda biri "şimdi tokmak bizde" demiş, tokmak bizdeyse fetö neden hala amerika'da diye sormak istiyorum kendisine, birde bu mavi marmara'da şehit olanlar niye bize sormamışlar bi'anlatıversin, ha birde bakanımız niye almanya'da gurbetçilerimize seslenememiş onuda merak ediyorum. bu üçünü istiyorum, tokmak sende kalabilir.

    işiniz gücünüz yalan, dolan, çarpıtma.
  • bırakın lan romantizmi.
    kaçınız yaşadı adam gibi 90'ları.
    özellikle gidin araştırın kimler suikaste gitmiş, kimlerin ayağı nasıl kaydırılmış.
    türkiye çok delikanlı bir devletmiş hede hödö...
    kafasını kumdan çıkarırdı türkiye, birileri elinde sopasıyla kafasına vurar yerin dibine geri sokardı !
    turgut özal, eşref bitlis, adnan kahveci, necmettin erbakan ve aklıma gelmeyen niceleri , hepsi bir şekilde kafalarına görünmez elin tokmağını yediler. ekonomik krizler, siyasi krizler vs.

    ha şimdi nasıl mıyız !
    o tokmağı tutan ellerin biri iktidarda !